a

Azerbaycan Kurtuluş Günü Ve Şuşa Beyannamesi!

Şuşa Beyannamesi incelendiğinde Türkiye ile Azerbaycan arasında geçmişten günümüze kadar gerçekleştirilen iş birliğinin teyit edildiği, yeni dönemde gerçekleştirilecek ilişkiler açısında yol haritası niteliğinde olduğu görülmektedir. Beyannamedeki satır aralarına bakıldığında Güney Kafkasya bölgesinde kurulan ilk demokratik cumhuriyet olan

15 Haziran tarihinde yani bugün kardeş ülke Azerbaycan’da çifte bayram kutlanmaktadır. Bunlardan biri Azerbaycan Milli Kurtuluş Günü diğeri Şuşa Beyannamesinin birinci yıl dönümü…Milli Kurtuluş Günü 15 Haziran 1997 tarihinde ilan edilmiş ve daha sonra 1998 yılında Anayasa’da hüküm altına alınarak resmi bayram olarak kutlanmaktadır.

Peki, bugünün bayram olarak kutlanmasının gerekçesi nedir?

Bilindiği üzere 18 Ekim 1991 yılında Azerbaycan yeniden bağımsızlığını elde ettikten sonra başta Ermenilerin Karabağ’ı işgali olmak üzere birçok sorunla mücadele etmekteydi. Bu da ülkede gerginliğe neden olmaktaydı. Bu gerginlik 1993 yılında zirveye ulaşmıştı. Ülkede bir taraftan iç kargaşa devam ederken diğer taraftan orduda durum giderek kötüleşmekteydi. Ayrıca Ermenilerin Azerbaycan toprakları tecavüzü devam etmekteydi. Ülkede siyasi istikrarsızlık söz konusuydu. Nerdeyse kamusal hayatın her alanında kaos ve istikrarsızlık hakimdi. Vatanın böyle zor gününde halk, Azerbaycan`ın büyük oğlu Haydar Aliyev`i Nahcivan’dan Bakü`ye davet etti.  Haydar Aliyev, halkın istek, arzu ve taleplerini geri çevirmeyip, bu çağrıya icabet ederek yönetimin başına geçer. Haydar Aliyev, 15 Haziran 1993 yılında Azerbaycan Ali Meclisi Başkanı seçildi ve kısa süre içerisinde Azerbaycan’da tetiklenen kaotik durumu kontrol altına almayı başararak ülkede siyasi ve ekonomik istikrarı sağladı.  Böylece 15 Haziran Azerbaycan tarihine Milli Kurtuluş Günü olarak girdi. Milli Meclis Haziran 1997 yılında 15 Haziran’ı bayram günü ilan etti. O tarihten beri 15 Haziran günü Milli Bayram olarak kutlanmaktadır.

Azerbaycan-Türkiye arasındaki süregelen kardeşlik ilişkisinin güçlü bir şekilde ifade edilişinin hukuki metni niteliğinde olan Şuşa Beyannamesi 15 Haziran gününde imzalanması da önemli bir mesaj niteliğindedir. Şuşa, Azerbaycan için çok önemli bir öneme haizdir. Her Azerbaycanlının rüyasını süslemektedir. Ayrıca Şuşa’nın işgalden kurtarılması umumi Lider Haydar Aliyev’in vasiyetidir. O nedenle iki kardeş ülkenin işbirliği ile Ermenistan işgalinde kurtarılan Karabağ’ın güvenliğinin teminat altına alınması yolunu açan müttefiklik beyannamesinin 15 Haziran’da Şuşa’da imzalanması dış dünyaya verilen çok önemli ve anlamlı bir mesajdır. Bununla birlikte Şuşa beyannamesi diğer birçok mesajı da içermektedir. Mesela Şuşa Beyannamesinin, Azerbaycan’ın kültürel başkenti olan Şuşa’da imzalanması, ilk defa başka bir ülkenin Cumhurbaşkanı’nın Karabağ’da misafir edilmesi, Türkiye’nin doğu sınırlarını belirleyen ve Nahçivan’a özerk statü kazandırarak Azerbaycan’a bağlı hale getirerek toprak bütünlüğü güvence altına alan Kars Antlaşmasının 100. yılına denk getirilmesi, Türkiye ile Azerbaycan arasında imzalanan anlaşmalar arasında müttefiklik sözcüğünün geçtiği ilk belge olması, Türk Dünyası kavramının geçmesi…

Şuşa Beyannamesi incelendiğinde Türkiye ile Azerbaycan arasında geçmişten günümüze kadar gerçekleştirilen iş birliğinin teyit edildiği, yeni dönemde gerçekleştirilecek ilişkiler açısında yol haritası niteliğinde olduğu görülmektedir. Beyannamedeki satır aralarına bakıldığında Güney Kafkasya bölgesinde kurulan ilk demokratik cumhuriyet olan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan Sulh ve Dostluk Hakkında anlaşmasına benzerlik göstermektedir. Her iki antlaşmanın ana teması Azerbaycan’ın güvenliğini tesis etmek, bölgede barış ve istikrarı sağlamaktır.

Şuşa Beyannamesi, Azerbaycan ile Türkiye arasında her alanda işbirliğinin geliştirilmesi ve derinleştirilmesini amaçlamaktadır. İki ülkenin ortak çıkarlarının korunması hedeflenmektedir. Peki ortak çıkarın korunmasında kasıt nedir? Beyannameye göre, ortak çıkarların korunmasında kasıt, her iki ülkenin siyasi, ekonomik, savunma, kültür, insani, sağlık, eğitim, sosyal, gençlik ve spor alanlarındaki imkân ve potansiyelinin birleştirilmesidir.

Şuşa Beyannamesi Azerbaycan ile Türkiye’nin ortak çıkarlarının korunmasına yanında bölge istikrarına ve barışına da hizmet edecektir. Beyannamede, “Taraflar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin mevcut seviyesinin genel bölgesel ve uluslararası barış ve istikrara katkıda bulunmakta olduğunu, ilişkilerin sadece iki ülkeye değil, aynı zamanda bölgeye barış ve istikrar getirerek, başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası toplumun huzur, barış ve çıkarlarına da hizmet edeceğini vurgular.” denilerek iki ülkenin liderlik yapacağı yeni bölgesel jeopolitik bir durumun varlığına işaret eder.

Diğer taraftan Şuşa Beyannamesinde Azerbaycan-Türkiye arasındaki ikili ilişkiler ötesinde Türk Dünyasına yönelik çabaların artırılması hususu da vurgulanmaktadır. Beyannamede Türk dünyasının sürekli olarak gelişimine yönelik karşılıklı faaliyetlerin bölgesel ve uluslararası düzeyde ileriye götürülmesiyle ilgili çabaların destekleneceği ifade edilmektedir.

Sonuç olarak Şuşa beyannamesi Azerbaycan-Türkiye ilişkilerini geliştirip-derinleştirerek stratejik müttefiklik seviyesine yükseltmesi yanında bölgesel istikrara hizmet eden ve Türk Dünyasının sorunlarının çözümünde rol model teşkil edecek örnek bir iş birliği manifestosu niteliğindedir. Şuşa Beyannamesi, Azerbaycan-Türkiye ilişkilerine kazandırdığı derinlik, bölge istikrarına sağlayacağı istikrar ve barış, enerji arzı güvenliğine sağlayacağı katkı ve Türk Dünyası için oluşturacağı rol model dolayısıyla “Asrın Siyası Anlaşması” nitelendirilmesine layıktır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

“Koalisyon seçimden sonra oluşuyorudu, şimdi seçimden önce”