fbpx
a
  • Haberyum
  • Gündem
  • MƏŞƏDİ ƏLƏSGƏR’in Peynir fıçısında nargin adasındaki esir Osmanlı askerlerini kaçırma hikayesi

MƏŞƏDİ ƏLƏSGƏR’in Peynir fıçısında nargin adasındaki esir Osmanlı askerlerini kaçırma hikayesi

Bakü halkı buradaki Türk esirlerin varlığından haberdar olmuştur. Ruslardan zor bela izin alarak bu eselere yardım götürmüş ve kimi zaman da kısa süreliğine evlerinde misafir etmişlerdir. Bu dönemde en fazla yardımcı olan kişilerin başında canı pahasına Məşədi Ələsgər olmuştur. Məşədi kimi zaman satın aldığı evrakları onlara yetiştirmeye çalışıyor, kimi zaman da ada yardım için götürdüğü peynir fıçılarında esirleri kaçırmaya çalışıyordu. Bunu yaparken de Osmanlı’dan herhangi bir beklentisi yoktu. Sadece soydaşlarına yardım etmek için bu tehlikeyi göze alıyordu. Zira bu konuda haberdar olan Ermeni çeteleri kendisini tehdit etmiş, ancak Məşədi geri adım atmamıştır.

Məşədi Ələsgər Hacıgülməmməd oğlu dönemin Bakü’nün sayılı işadamlarındandı. Medrese tahsili de almış olan hayırsever bir işadamı olan Məşədi Ələsgər, Azerbaycanlı çocukların eğitimi için ciddi yardımlarda bulunmuştur. Evinin kapısı her zaman ihtiyaç sahiplerine açıktı. Ürettiği peynirim bir kısmı fakir-yoksullara dağıtırdı. Bilhasa Ramazan ayı ve “Ali’nin sofrası” günlerinde halka büyük ikramlarda bulunurdu. Ermeniler ile pek arası iyi olmayan Ələsgər, 1917’de namazda Ermeniler tarafından sırtından vurularak şehit edilmiştir. Cenazesi kendisi tarafından inşa edilmiş olan Dağlı Mescidinde defnedilmiştir. Ancak bu mescid Rus işgali döneminde yıkılmıştır.

Məşədi Ələsgər’in burada anmamızın nedeni ise kendisinin Büyük Zira (Nargin) adasında Ruslar tarafından esir tutulan Türk askerlerine yaptığı yardımlardır. Rus ordusu Kafkas Cephesinde esir aldığı (1916 yılında) tahminin 400-600 esiri bu adaya getirmiştir. Bu esirler halk arasında yılanlı adası olarak da bilinen Nargin adasına ölüme terk edilmiştir. Burada Türk esirlerin açlık, susuzluk ve hastalık mücadele ediyordu. Aralarında salgın hastalıklar da yaygındı.

prof mehemet yüce 1
prof mehemet yüce 1

İlerleyen zamanda Bakü halkı buradaki Türk esirlerin varlığından haberdar olmuştur. Ruslardan zor bela izin alarak bu eselere yardım götürmüş ve kimi zaman da kısa süreliğine evlerinde misafir etmişlerdir. Bu dönemde en fazla yardımcı olan kişilerin başında canı pahasına Məşədi Ələsgər olmuştur. Məşədi kimi zaman satın aldığı evrakları onlara yetiştirmeye çalışıyor, kimi zaman da ada yardım için götürdüğü peynir fıçılarında esirleri kaçırmaya çalışıyordu. Bunu yaparken de Osmanlı’dan herhangi bir beklentisi yoktu. Sadece soydaşlarına yardım etmek için bu tehlikeyi göze alıyordu. Zira bu konuda haberdar olan Ermeni çeteleri kendisini tehdit etmiş, ancak Məşədi geri adım atmamıştır.

Məşədi Ələsgər ve diğer Azerbaycan Türkleri tarafından Nargin Adasından kaçırılan esir Türkler, Azerbaycan halkınca başta içerişehir olmak üzere Bakü’nün muhtelif yerlerinde saklanmıştır. Bu esirlerin bir kısmı vatanlarına dönerken, bir kısmı da yerli halkla karışarak ömür boyu Azerbaycan topraklarında kalmıştır. Bazı rivayetlere göre 1918’de Bakü’deki Ermeni-Müslüman katliamı sırasında bu esir Türkler, başta İçerişehir olmak üzere Bakü’nün birçok bölgesini korumuşlardır. O nedenle Ermeniler birçok cami-mescit, islami ve tarihi eserleri yakıp yıkmalarına rağmen İçerişehire girememişlerdir.

prof mehemet yüce 2
prof mehemet yüce 2

Bəhram Çələbi, “Türk əsgərlərini pendir çəlləklərində xilas edən məşədi” adlı makelesinde bu olayla ilgili şöyle bir bilgi aktarmaktadır (Bəhram Çələbi , “Türk əsgərlərini pendir çəlləklərində xilas edən məşədi”, 15 oktyabr 2013, https://kulis.az/news/6448):

Bu hadiseler cereyan ederken İçerişehir’deki kale kulelerinin farklı yerlerinde sadece 6 silahlı Türk esir askeri varmış. İçerşehir’in sakinlerinde Kəblə Cavad, Əbdül Cabbar, komşular Bondr Moisey ve Adam Qapanovich’in (Polonyalı) önerisiyle Türk askerleri demir borulardan kurşun sıkmaya başladı. O sırada güçlü bir ses efekti elde edilmiş ve Ermeniler, İçer Şeher’de girilemeyen bir topçu kışlası olduğunu düşünmüşlerdir. Böylece İçiri şehir kurtulmuştur”.

Məşədi Ələsgər’in bu hizmetleri Türkiye’de duyulmuş ve bu hizmetlerinden dolayı bizzat Enver Paşa’nın emriyle gıyaben Məşədi Ələsgər, Osmanlı Yüksek Nişanı’ı ile taltif edilmiştir. Kafkas İslam Ordusu 1918’de Bakü’yü Ermeni-Rus işgalinden kurtardığında Nuri Paşa Məşədi’nin evini ziyaret etmiştir. Ancak Türk Ordusu Bakü’ye geldiğinde Məşədi Ələsgər çoktan şehit edilmişti. Kafkas İslam Ordusunun Kahraman Komutanı Nuri Paşa saygı ve hürmet belirtisi olarak evinin çatısında Türk bayrağı ve Ordu Sancağını dalgalandırmıştır.

prof mehemet yüce 3.jpeg
prof mehemet yüce 3.jpeg

Bakü’de geldiğimde Məşədi Ələsgər’in yakınları ve söz konusu evi araştırdım. Akrabalarından yazar, şair, bestekâr ve gerçek bir Türk aydını olan Rauf Memmedov’a ulaştım. Sağ olsun kendileri ziyeretime gelmeleri nezaketten daha uygun olacağı beyan ettiler. Bu nezaket karşısında gerçekten mahcup oldum. Ziyaretlerinde, 40 yıllık dost gibi samimi bir şekilde sohbet ettik, görüştük ve bu anıları bir de kendisinden dinledik. Lisan-ı halinde Məşədi Ələsgər’in kanı taşıdığını her haliyle beli oluyordu. Tarifi üzerinde Məşədi Ələsgər’in tarihi evi ziyaret ettik. Ruhuna bir fatiha hediye gönderdik. Umarım biz de burada kendi torunlarına kendisinin büyük önem verdiği eğitim hizmeti vererek borcumuzu kısmen de olsa ifa etmiş oluruz.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Kemal Kılıçdaroğlu: Diyarbakır’da da elektriği bedava vereceğiz