
Bir ilçenin değişip değişmediğini anlamak için sokağa bakmak gerekir.
Bir dönem kaçak yapılaşmanın ve yoğun göçün etkisiyle çarpık kentleşmenin en çok hissedildiği ilçelerden biri olan Yıldırım, bugün bambaşka bir şehircilik tartışmasının içinde. Geçmişte kaçak yapıların, plansız büyümenin ve parsel parsel gelişen yapılaşmanın oluşturduğu tablo konuşulurken bugün aynı ilçenin birçok noktasında yeni inşaatlar, dönüşüm alanları ve daha planlı yaşam çevreleri yükseliyor.
Bu değişimin en görünür tarafı kuşkusuz kentsel dönüşüm.
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın belediye başkanlığı döneminde dönüşümün daha belirgin bir belediyecilik politikası haline gelmesi, ilçenin geleceği açısından önemli bir kırılma noktası oldu. Çünkü Yıldırım gibi yapı stokunun eski, nüfusun yoğun olduğu bir yerde kentsel dönüşüm tercihi büyük yük ve bir o kadar da kıymetli.
Burada dikkat çeken noktalardan biri de yapılaşmaya yalnızca parsel bazında değil, ada bazında yaklaşılması. Hazırlanan planların bu anlayışla devreye alınması, tek tek binaları yenilemenin ötesinde daha düzenli sokaklar, daha geniş yaşam alanları ve daha bütünlüklü mahalleler oluşturmanın önünü açıyor.
Bir yerel yönetimin başarısı da biraz burada ölçülür. Seçilmişler, temsil ettikleri insanların sorunlarını görmek ve çözüm için irade ortaya koymak zorundadır. Oktay Yılmaz ve ekibinin Yıldırım’da ortaya koyduğu temel yaklaşım, yeniden yapılaşmanın ve modern şehirleşmenin önünü açmaya çalışmak oldu.
Üstelik mesele yalnızca eski apartmanı yıkıp yerine yenisini yapmak da değil.
İmar ve mülkiyet sorunlarının çözülmesi, yolların açılması, otoparkların oluşturulması, sosyal donatı alanlarının projelere dahil edilmesi gerekiyor. Gerçek kentsel dönüşüm, binayı değil mahallenin yaşam biçimini değiştirebildiğiniz zaman anlam kazanıyor.
Yıldırım’da son yıllarda dikkat çeken taraflardan biri de bu.
Bir zamanlar beton yoğunluğuyla eleştirilen ilçede parklar, bahçeler ve geniş yeşil alanlar artık daha görünür. Millet bahçesi ölçeğindeki büyük parkların ilçeye kazandırılması, özellikle yoğun yapılaşmanın olduğu bölgelerde insanların nefes alabileceği alanlar oluşturması açısından önemli.
Çünkü şehir dediğiniz sadece konuttan ibaret değildir.
İnsan evinden çıktığında yeşile ulaşamıyorsa, çocuğu güvenli bir park bulamıyorsa, gençler vakit geçirecek alan arıyorsa o kentin bir yanı eksik kalır.
Yıldırım’daki dönüşümün sosyal tarafında da benzer bir hareketlilik görülüyor. Kütüphaneler, gençlik merkezleri, spor alanları ve sosyal tesisler özellikle genç nüfus açısından ilçenin çehresini değiştiriyor. Gençlerin ders çalışabileceği, spor yapabileceği, bir araya gelebileceği ve sosyal hayatın içinde kalabileceği merkezlerin çoğalması küçümsenecek bir mesele değil.
Gençleri yaşadığı ilçede tutabilmek, onlara yalnızca bina değil yaşam alanı sunabilmekle mümkün.
İşin siyasi tarafına gelirsek…
Oktay Yılmaz sonuçta siyasi kimliği olan bir belediye başkanı. Yaptığı işler de eksikleri de doğal olarak siyasetin konusu olacaktır. Belediyecilik zaten siyasetten tamamen ayrı düşünülemez.
Ama tam burada ölçüyü kaçırmamak gerekiyor.
Bir belediye başkanını siyasi kimliği nedeniyle yaptığı her işte alkışlamak ne kadar yanlışsa, yine siyasi kimliği nedeniyle ortaya çıkan değişimi görmezden gelmek de o kadar yanlış.
İyi yapılana iyi, eksik kalana eksik demek gerekiyor.
Yıldırım’ın hala dönüşüm bekleyen eski yapı stoku ve bazı bölgelerdeki şehircilik problemleri var. Dolayısıyla “Yıldırım’ın bütün sorunları çözüldü” demek gerçeği yansıtmaz. Ancak bütün sorunları çözmek için büyük bir çabanın da var olduğunu söylemek mümkün.
Fakat “hiçbir şey değişmedi” demek de bugünkü tabloyla örtüşmez.
Ancak Yıldırım’ın geçmişten devraldığı çarpık yapılaşmanın büyüklüğü düşünüldüğünde, bugün gelinen noktanın Bursa açısından incelenmeye övgüye değer bir şehircilik örneği olduğu söylenebilir.
“Oktay Yılmaz’ın başarısının gerçek ölçüsü yapılan binaların sayısından çok, görev süresi sonunda Yıldırım’ın eski sorunlarından ne kadar uzaklaştığı olacaktır.
Bugünkü tablo ise ilçenin doğru yönde ciddi bir mesafe aldığını gösteriyor.”
Çünkü Şehirde asıl kalıcı olan, insanların hayatına dokunan doğru işlerdir.
Yıldırım’daki değişimi değerlendirirken ölçümüz de tam olarak bu olmalı.
