Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, “İsteyenle masada, isteyenle alanda buluşarak, konuşmak isteyenle konuşur, gömülmek isteyeni gömer, dökülmek isteyeni dökeriz” dedi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, İtalyan basınında yer alan, “Ermeni kadınları Azerbaycan sivillerine saldırıya hazırlanıyor” başlıklı haberi basın mensuplarına kıymetlendirdi.
“Bakü ve Ankara ikiz kardeştir”
Dün İtalyan Eurasianews’de yer alan habere göre “Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın eşi Anna Hakobyan’ın Ermeni kadınları Azerbaycanlı sivillere karşı silahlı saldırı yaptırmaya hazırladığı” iddia edilmişti. Haberin, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu’ya sorulması üzerine Topçu, haberi basından öğrendiğini belirterek, “Bakü ve Ankara ikiz kardeştir. Birinin eline diken batsa oburu yüreğinde hisseder. Bölgemizdeki her dinden, her ırktan insanların barış güvenlik ve refaha muhtaçlığı var” açıklamasında bulundu.
“Türk’e düşmanlık yapan kaybetmiştir”
Topçu, bugün birebir zamanda Ermeni silahlı terör örgütü ASALA’nın 7 Ağustos 1982 tarihinde Esenboğa Havalimanı’nda gerçekleştirdiği kanlı hareketin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, “Bugün 38 yıl önce yaşamış olduğumuz vahşetin yıl dönümü. Bu terör vahşetinde 7’si Türk, 1 ABD, 1 Alman vatandaşı olmak üzere 9 suçsuz insan hayatını kaybetmiş,72 saf sivil insan da yaralanmıştı. Yüz yıl evvel doğumuzda, batımızda, güneyimizde kuzeyimizde, global emperyal güçlere taşeronluk yapanların torunları bugün de dedelerinin yolundan gidiyor, dedelerinin geçmişte yaptığı yanlışı yapıyorlar. Hükümet olanların bu saldırgan hukuksuz siyasetlerinin ceremesini ise günahsız halkları ödüyor. Türk’e düşmanlık yapan kim olmuşsa tarih şahit ki kaybetmiştir” dedi.
Topçu, El-La Merkeziye Cemiyeti/Pontuscu-ENOSİS ve EOKA/Hınçak-Taşnak-Nemesis-Asala-PKK-YPG/DEAŞ ve FETÖ ve gibisi terör örgütlerinin tamamının taşeron olduğunu belirtti. Bütün bu terör örgütlerinin Hunlar, Selçuklu ve Osmanlı’dan bu yana kuyruk acısı olan global emperyalistlerin maşaları olduğunun altını çizen Topçu, “Dedelerini, Malazgirt, Kudüs, İstanbul, Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar’da, torunlarını ve onların maşalarını ise Kandil, Gabar, Cudi, Afrin ve İdlib’de kimini göme göme, kimini de Akdeniz’e döke döke bugünlere geldik. Bugün de isteyenle masada, isteyenle alanda buluşarak, konuşmak isteyenle konuşur, gömülmek isteyeni gömer, dökülmek isteyeni dökeriz”
“Her dem yine doğarız”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, kelamlarına şu şekilde devam etti:
“Her dönem barış huzur ve refah temsilcisi olmuş, tarihin şahitliği ile her daim şehadeti, yaşama tercih etmiş bir millete düşmanlık yapmak, dünya barışının ve insanlığın geleceğinin üzerine akaryakıt dökmek olur. Ateşi ise, maşayı tutan eli de yakar, kendi sırça köşklerine de sıçrar. Bizde bir kelam vardır; ‘Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak!’ diye. Zira bu akıldan, memleketler arası legal hukuktan uzak mütecaviz tavırlar dedelerinin zamanında olduğu üzere evlerindeki bulgurlarından olmalarını sağlar. Biz barış isimli bir inanca mensup milletiz. ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ diyen zaferler kazanmış bir atanın evlatlarıyız. Ve biz, her dem yine doğarız. Bizden kim usanası.”
