DOLAR

32,7843$% 0.04

EURO

35,2146% 0.04

GRAM ALTIN

2.456,34%-0,04

ÇEYREK ALTIN

3.943,00%1,82

TAM ALTIN

15.697,00%1,80

BİST100

10.471,32%0,76

BİTCOİN

฿%

LİTECOİN

Ł%

ETHEREUM

Ξ%

RİPPLE

%

a

14 Mayıs Seçiminde Okunması Gereken Mesajlar

https://haberyum.com/wp-content/uploads/2023/08/masal-bahçe.png https://haberyum.com/wp-content/uploads/2023/10/134X550.jpg

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıldönümüne rast gelen 14 Mayıs seçimleri sadece Türkiye değil tüm dünya için önemli bir seçim olduğu konusunda bir şüphe bulunmamaktadır. O nedenle başta ABD, AB ve Rusya olmak üzere küresel ve bölgesel birçok ülke bu seçime yönelik bir beklenti içine girmiştir. Zira bu seçim, Türkiye mevcut politikalarına devam edip, edemeyeceği yönünde bir referandum niteliğindeydi. Türkiye’nin hali hazırda izlediği bağımsız dış politika ve Rusya ile münasebetleri hem ABD hem de AB tarafından hoşnutsuzluk oluşturduğu bilinmektedir. Özellikle Türkiye’nin Afrika’daki varlığı, Akdeniz’deki faaliyetleri, Yunanistan ve Kıbrıs’a ilişkin politikası, başta kardeş ülke Azerbaycan olmak üzere Türk Dünyası ile ilişkilerinden rahatsız olan ABD ve Batı Dünyası 14 Mayıs seçimlerine odaklanmış, diplomatik nezaketi bir tarafa bırakarak Türkiye’de iktidar değişimi için var gücüyle çalışmıştır. Bu çerçevede her türlü dezenformasyona başvurulmuş, Türkiye’nin iç güvenliğini tehlikeye atacak girişimlerden bulunmaktan sakınmamıştır. Türkiye’de meydana gelen ve asrın felaketi olarak adlandırılan deprem felaketini bile siyasette malzeme edilmekten çekinilmemiştir. Tüm bunlara karşın Türk Milleti her zamanki ferasetini ortaya koyarak Türkiye aleyhtarı tüm odakların emellerini boşa çıkarmıştır.

Türkiye’nin yüzyılı seçiminde yapılan bütün olumsuz propagandalara rağmen seçim süreci boyunca bir iki küçük olay dışında olumsuz bir vaka olmamış, cumhurbaşkanı adayları ve tüm siyasi partiler serbest bir ortamda seçim çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Seçimlere %90 gibi çok yüksek katılım oranı ile rekor kıran Türk Milleti, demokrasiye ne kadar bağlı olduğunu sandığa giderek tüm dünyaya göstermiştir. Ayrıca Türk milleti, bu seçimle haksız iddiaları, dayanaksız imaları ve temelsiz ithamları boşa çıkarmıştır. Türk halkı tüm karalama kampanyalarına rağmen devletine ve Cumhurbaşkanına sahip çıkmıştır.

14 Mayıs seçimlerinde Türk demokrasi tarihinde geçecek bazı ilkler yaşanmıştır. Bunlar:

– Türkiye’de ilk defa tamamen zıt kutuplu siyasi yelpazede bulunan partiler aynı ittifak şemsiyesi altında bir araya gelmiştir. Mesela Millet ittifakı şemsiyesi altıda yer altı partinin yanında masa da görünmemesine rağmen HDP’nin bu ittifakın cumhurbaşkanı adayını doğrudan desteklemesi ya da dolaylı iş birliğine gitmesiyle Türk milliyetçisi bir parti ile Kürt milliyetçi bir partinin aynı adayı desteklemesi gibi…

– Seçimlere ittifak şemsiyesi altında girilmesi dolayısıyla baraj sorununun yaşanmamıştır. O nedenle seçim barajı sorunu nedeniyle Meclise Milletvekili gönderemeyen bazı marjinal partiler Meclise Milletvekili gönderebilmiştir.

– Seçimlere cumhurbaşkanı adayı kadar cumhurbaşkanı yardımcıları adayları da ön plana çıkmıştır. Özellikle iki Büyükşehir Belediye Başkanının bu çerçevede göre alarak mitinglerde meydana çıkması bu seçime damgasını vuran olaylar arasında yer almıştır.

– Seçimlere dünya kamuoyu yoğun ilgisi yanında seçimlere ilişkin diplomatik nezaketler zorlanarak ülke ya da liderlerin taraflarını belirlemişlerdir. Bu çerçevede birçok lider Türkiye’de seçimlere ilişkin görüş ve beyanları medyaya yansımıştır.

14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde okunması gereken birçok mesaj olmuştur. Söz konusu mesajları şöyle sıralayabiliriz:

– Türkiye demokrasini olgunlaştığı, demokratik geleneklerin oluştuğu, demokrasinin içselleştiği, söylenenin aksine tüm kişi ve kurumların demokrasinin temel ilkelerine bağlı olduklarını göstermiştir. Bu seçimde Türkiye, millî iradenin üstünlüğüne olan bağlılığıyla, vatandaşlarının siyasi tercihindeki özgürlüğüyle, dünyanın önde gelen demokrasileri arasında yer aldığını bir kez daha ispatlamıştır. Türkiye, hem siyasi hak ve özgürlüklerin kullanımı hem seçim sisteminin güvenirliği bakımından dünyaya örnek olacak bir işleyişe sahip olduğunu göstermiştir.

– Türk seçmeni uzun iktidar dönemi boyunca meydana gelen tüm yıpranmışlığa rağmen Cumhur ittifakı destekleyerek istikrarın devamını istemiştir. Bu nedenle hem Meclis çoğunluğunu Cumhur ittifakına hem vermiş hem de bu ittifakın Cumhurbaşkanı adayını seçimin birinci adayı yapmıştır.

– Türk halkı kendi kaderini belirleme konusunda dış telkin ve talepleri ellinin tersi ile itmiştir. Türk Milleti seçime dışarıda yapılmak istenen müdahaleye sert tepki göstermiş, Türk Milletinin kendi kaderini belirlemeye iradesine sahip olduğunu bir daha tüm dünyaya ilan etmiştir. Buna karşı mevcut iktidara da kendini toparlaması yönünde ikazda bulunarak Cumhurbaşkanı seçimini ikinci tura bırakmıştır. Bununla birlikte Meclis aritmetiği ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aldığı oy oranına bakıldığında ikinci turda rahatlıkla seçileceği görülmektedir.

– Ekonomideki olumsuz duruma rağmen seçmenin mevcut iktidarı desteklemesi Türk halkı için ülke güvenliğinin her zaman en önde olduğunu göstermiştir. Zira seçim süreci boyunca Millet ittifakı ekonomiyi öne çıkarmış, buna karşın Cumhur ittifakı ise ülkenin güvenliği ve savunma sanayindeki gelişmeleri ön plana çıkarmıştır. Seçim sonucunda Türk Milletinin ekonomiyi önemsediği ancak ülke güvenliğinin her daima önde olduğuna yana tercihte bulunmuştur.

– Türk seçmeni vaatlerden ziyade lidere olan güveni esas aldığı görülmektedir. Millet İttifakının tüm vaatlerine rağmen deprem bölgesinde Cumhur İttifakının birinci çıkması buna en iyi örnek teşkil etmektedir.

– Türk halkı terörle arasına sert mesafe koymayan adaylara karşı mesafeli bir duruş sergilemiştir. Seçim süreci boyunca Millet ittifakının cumhurbaşkanı adayının net ve açık bir şekilde söz konusu gruplara karşı tavır almaması, buna karşın Cumhur İttifakının adayı ile ATA İttifakının adayının söz konusu gruplara karşı sert bir tavır içinde olmuştur. Seçim sonuçlarına bakıldığında terör meselesi Türk seçmenin tercihi üzerinde etkili olduğu görülmüştür.

– Türkiye seçimin kaderi sanılanın aksi ayrılıkçı hareketler ya da terör gruplarına yakın seçmen kitlesi değil vatanseverler tarafından belirlendiği tescil edilmiştir. Seçim sonucunda Milliyetçi partilere çıkan oy toplamı bu durumu açıkça göstermektedir.

– Türk seçmeninin oy tercihleri tamamen üyesi bulundukları ya da sempati duydukları partilerin ipoteğinde olmadığı görülmüştür. Millet İttifakı içinde yer alan Saadet Partinin oyları Cumhur İttifakı içinde yer alan Yeniden Refah Partine kayması buna en güzel örnek teşkil eder.

– Türk seçmeni olumsuzlukları öne çıkaran ve karşı tarafı karalamaya dayalı bir seçim stratejisini tasvip etmemiştir. Buna karşın somut projeler esaslı bir stratejiyi ödüllendirmiştir.

– Türkiye’de baştan Can Azerbaycan olmak üzere Türk Dünyasına ilişkin ciddi bir hassasiyet oluşmuştur. Bu da seçmenleri reflekslerine yansımıştır. Millet ittifakının cumhurbaşkanı adayının Azerbaycan’ı dışlayıcı açıklamalarda bulunması ittifak için olumsuz bir şekilde sandığa yansımıştır.

– Seçim sürecinde ve sonrasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in net duruşu, samimi ve gerçekçi beyanları Türkiye ile Azerbaycan arasında devam edegelen stratejik müttefikliğin derinliği ve gelecekteki kapsamı hakkında alınan yolun boyutunu göstermektedir.  İki ülke arasındaki bu gelişmenin Türk Dünyasına da yansıyacağı da söylemek gerekir.

– Türk Milleti yaşanan tüm sıkıntılara rağmen Türkiye’yi bölgesel /küresel bir güç haline getirecek politikaları desteklediğini göstermiştir. Sonuç 14 Mayısta yapılan seçimlerde Türk Milletinin feraseti bir daha ortaya çıkmış ve Türk milleti 28 Mayıs 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçiminde istikrara, istiklale ve istikbale destek vereceği yönünde iradesini ortaya koymuştur.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Omurgasızlık unsurları