
Bursa’da bazı ilçeler vardır; adı geçtiğinde akla sadece bir coğrafya değil, yılların biriktirdiği sorunlar gelir. Yıldırım da uzun süre böyle anıldı.
Anadolu’nun dört bir yanından göç almış, Uludağ’ın etekleriyle şehir merkezinin arasına sıkışmış, dar alanda büyümeye çalışan bir ilçe… Çarpık yapılaşma, tapu sorunları, sosyal alan eksikliği, gençlerin ve kadınların nefes alacağı mekanların yetersizliği Yıldırım’ın yıllarca değişmeyen gündemiydi.
Ama son yıllarda bu ilçede farklı bir hikaye yazılıyor.
Bu hikayenin merkezinde ise Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz var. Çünkü Yılmaz, belediyeciliği sadece asfalt, kaldırım ve bina yapmak olarak görmeyen bir anlayışla hareket ediyor. Bir taraftan kentsel dönüşümle ilçenin fiziki çehresi değişirken, diğer taraftan kültür merkezleri, kütüphaneler, sosyal yaşam alanları ve meslek edindirme kurslarıyla Yıldırım’ın sosyal hayatına dokunuluyor.
Başkan Yılmaz’ın şu sözü aslında bu yaklaşımı özetliyor:
“Kentsel dönüşüm sadece bina yapmak değildir.”
Doğru bir tespit.
Çünkü şehir sadece betonla kurulmaz. Şehir; gençlerin vakit geçirebildiği, kadınların üretime katıldığı, çocukların güvenle büyüdüğü, insanların bir araya gelebildiği alanlarla gerçek anlamda şehir olur.
İşte Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi de bu anlayışın yeni ve güçlü bir adımı olarak karşımızda duruyor.
Başkan Oktay Yılmaz’ın davetiyle tanıtımına katıldığımız proje, Ankara Yolu üzerinde, Duaçınarı’ndaki Tapu ve Kadastro Binası’nın yanındaki alanda hayata geçirilecek. Geçmişte 112 Merkezi için düşünülen, daha sonra DSİ ile yapılan takas sonucu Yıldırım Belediyesi’ne geçen 8 bin 304 metrekarelik bu alan, bugün otopark olarak kullanılıyor.
Ama kısa süre sonra burası sadece Yıldırım’ın değil, Bursa’nın da önemli buluşma noktalarından biri olacak.
Projede 800 kişilik konferans salonu, 2 adet 250 kişilik nikah salonu, Yıl-Mek kursları için derslikler, çok amaçlı salonlar, kafeler, ofisler, 160 kişilik serbest alan, 350 araçlık otopark ve kuyumcular çarşısı yer alacak.
Özellikle Bursa gibi otoparkın ciddi sorun olduğu bir şehirde 350 araçlık otopark bile başlı başına önemli bir detay.
Ancak bu projeyi asıl dikkat çekici kılan sadece içeriği değil, finansman modeli.
Başkan Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre projenin inşaat maliyeti yaklaşık 1 milyar 250 milyon lira. Arsa değeriyle birlikte toplam büyüklüğü ise 2 milyar lirayı buluyor. Bugünün şartlarında bu ölçekte bir projeyi bir ilçe belediyesinin kendi bütçesiyle yapması kolay değil.
Ama Yıldırım Belediyesi burada farklı bir yol izlemiş.
Başkan Yılmaz’ın ifadesiyle:
“Belediye bütçesinden hiçbir para çıkmadan büyük bir proje gerçekleştirmiş olacağız.”
Bu önemli. Çünkü belediyecilikte mesele sadece proje üretmek değil, o projeye kaynak üretebilmektir. Yıldırım Belediyesi, yüklenici firma modeliyle belediye kasasına yük bindirmeden ilçeye ciddi bir yatırım kazandırıyor.
Bu da özellikle ekonomik şartların ağır olduğu bir dönemde dikkate değer bir yönetim başarısıdır.
Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi tamamlandığında, Yıldırım’da sadece yeni bir bina yükselmiş olmayacak. Aynı zamanda ilçenin sosyal hayatına yeni bir merkez kazandırılmış olacak. Gençler burada vakit geçirecek, kadınlar kurslara katılacak, aileler sosyal alanlardan yararlanacak, kültür ve sanat etkinlikleri için yeni bir adres oluşacak.
Başkan Yılmaz’ın, “Bursa’nın kültür ve sanat hayatına değer katan özel bir proje olacak” sözü de bu nedenle önemli.
Yıldırım uzun yıllar Bursa’nın sorun yükünü taşıyan ilçelerinden biri olarak görüldü. Ama bugün gelinen noktada artık sadece sorunlarıyla değil, çözüm arayışlarıyla ve yeni projeleriyle konuşulan bir ilçe var.
Tapu sorunlarının çözülmesi, çarpık yapılaşmaya karşı atılan adımlar, modern kentsel dönüşüm hamleleri ve sosyal yaşam alanlarının artırılması Yıldırım’da yeni bir psikoloji oluşturuyor.
Artık “Yıldırım’da ne değişir ki?” sorusunun yerini, “Yıldırım’da güzel işler oluyor” cümlesi almaya başladı.
Bu, bir ilçe için çok kıymetli bir değişimdir.
Başkan Oktay Yılmaz, projenin tamamlanma süreciyle ilgili de açık konuşuyor:
“Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi projesinin tamamı 2 yılda bitecek. Ancak biz 1,5 yıla varmadan kültür merkezini aktif hale getirmiş olacağız.”
Bu takvim iddialı ama Yıldırım’da son dönemde ortaya konan çalışma temposuna bakıldığında gerçekçi görünüyor.
Velhasıl…
Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi, sadece bir yatırım projesi değil; Yıldırım’ın değişen yüzünün yeni simgelerinden biri olmaya aday.
Dar alana sıkışmış, yıllarca sorunlarla anılmış bir ilçenin, kültürle, sosyal yaşamla, dönüşümle ve yeni merkezlerle ayağa kalkma çabasını temsil ediyor.
Bugün Yıldırım’da yapılan işin özü şu:
Bir ilçenin kaderi, doğru yönetim ve güçlü vizyonla değişebilir.
Oktay Yılmaz’ın ortaya koyduğu irade de bunu gösteriyor.
Yıldırım artık sadece geçmişin sorunlarıyla değil, geleceğin projeleriyle konuşuluyor. Bu da hem Yıldırım hem Bursa adına umut verici bir gelişme.
