Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İsmail Tastan
İsmail Tastan

Sahipsiz Şehir Bursa

Bursa’da bir süredir garip bir sessizlik, bir şaşkınlık var.
Ama bu sessizlik huzurdan değil, umursamazlıktan kaynaklanıyor.

Kent konuşmuyor.
Konuşturulmuyor da.
Çünkü konuşursa, birilerinin konforu bozulacak.

Bursa’da siyaset…
Hadi açık konuşalım:
Kısır, sığ, boş, içi kof bir siyaset.

Birlik yok. Ortak akıl yok.
Bir kentin geleceği için değil, kendi koltuğu için didişen siyasi tipler var.

Ve herkesin dilinde aynı cümle:
“Bursa neden bu kadar sahipsiz?”

Bakın, çok somut bir şey söyleyeyim:
Şu kentin su meselesi var değil mi?
Kuraklık kapıda, barajlar sıfır ve alarm veriyor.

Peki DSİ Bölge Müdürü kim?
Bilen var mı?
Gören var mı?
Duymuş olan?

Yok.
Çünkü adamlar görünmezlik içinde dolaşıyor.
Bursa susuz kalıyor ama en yetkili ağızdan tık yok.
Sanki “konuşursak buharlaşırız” diye korkuyorlar.

Siyasetçiler desen…
Onlardan da hayır yok.
Kentin tek bir meselesinde bile bir araya gelmiyorlar.

Ama ne zaman fotoğraf çektirme vakti gelse, herkes yan yana.
Basın toplantısı? Orada da varlar.
Maksad dostlar mecliste görsün.

Bursa kurudu, çürüyor arkadaşlar.
Hem fiziksel olarak hem zihinsel olarak.
Bir kentin enerjisini, umudunu, üretkenliğini sömüren bir siyaset tarzı var.

Ve herkes oynadığı oyunu ezberlemiş:
Bürokrat, “Ben karışmam.”
Siyasetçi, “Ben konuşmam.”
Yönetim, “Ben sorumluluk almam.”
Vatandaş, “Ben ne yapabilirim?”

Sonra da dönüp “Niye Bursa geride kaldı?” diye soruyorlar.

Hadi hep birlikte bir deney yapalım:
Bugün Bursa’da yaşanan bir krizi yazın arama motoruna,
bakın bakalım kim açıklama yapmış?
Kim sahip çıkmış?
Kim taşın altına elini koymuş?

Cevap basit:
Kimse.

Çünkü herkes, kendi küçük iktidar alanında,
küçük hesaplarının derdinde.

O yüzden Bursa bugün böyle:
Sahipsiz.
Yalnız.
Kendi içinde küskün.

Ve en kötüsü…
Bu durum kimsenin uykusunu kaçırmıyor.

İşte asıl tehlike bu.
Su biter, çözülür.
Ama umursamazlık bitmezse,
Bursa’nın geleceği gerçekten buharlaşır.

DSİ’siyle, valiliğiyle, milletvekilleriyle, bakanlıklarıyla…
Herkes Bursa’nın su sorununun çözümü için elinden geleni yapmalı!
Su meselesi siyasetle değil, ortak akılla çözülür.

Ama biz ne yapıyoruz?
Birbirimizi suçluyoruz.
“Suçlu kim?” diye didişiyoruz.

Tamam, sorumlular elbette hesap verecek.
Kim işini yapmadıysa, kim ihmalkâr davrandıysa,
o hesabı günü geldiğinde verecek.

Ama şimdi değil.
Şimdi suçlu arama zamanı değil, çözüm üretme zamanı!

Bursa susuzluktan kırılırken,
siz hâlâ mecliste bağırıp çağırarak mı su getireceksiniz?
Kürsüden parmak sallayarak mı baraj dolduracaksınız?

Ve buradan açıkça soruyorum:
DSİ Bölge Müdürü nerede?
Bursa susuzluktan kırılmış, insanlar su bulamıyor.
Siz hâlâ neyi bekliyorsunuz?
“Talimat mı gelmedi?”

Evet, Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ bu işin birinci sorumlusu olabilir.
Ama tekrar ediyorum:
Şimdi suçlu arama vakti değil, suyu akıtma vakti!

DSİ de bu konuda derhal devreye girmeli,
Bursa’yı, Bursalıyı bu susuzluktan kurtarmalı.
Hayatı normale çevirmeli.

Bursa’nın suyu kesilmişken
kimse kusura bakmasın,
siyasi polemiklere, birbirini suçlayan açıklamalara kimsenin tahammülü kalmadı.

DSİ başta olmak üzere el birliğiyle herkes göreve!