Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İsmail Tastan
İsmail Tastan

Küller Arasında Yükselen Birlik

Bazı anlar vardır…
Yalnızca ormanlar değil, kelimeler de yanar.
Alevler yalnızca toprağı değil, toplumun vicdanını da yoklamaya başlar.
İşte o zaman anlarsınız, kimin nerede durduğunu…
Kimin elini uzattığını, kimin suskun kaldığını.
Soru şu olmaz: “Hangi parti?”
Asıl mesele, birlikte ayakta kalmak olur.

Siyasetin Ötesinde Bir Duruş

Bursa’nın içini yakan yangınlar, bir kez daha gösterdi ki:
Aynı gökyüzünün altında yanan insanlar, farklı düşüncelerde bile olsalar, aynı hedefte birleşebiliyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, planlı yurtdışı programını bir kenara bırakıp, gece saat 03.00’te Bursa’ya döndü.
Sahadaydı.
Açıklama yaptı, destek verdi, geri durmadı.

Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık,
Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol,
Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arkan…

Ve diğer ilçe belediye başkanları ekipleriyle birlikte,
Hepsi o ilk saatlerde, yerin, göğün, ormanın yangınla boğuştuğu o anda görev başındaydı.

Devlet ve Millet Eleleydi

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala,
Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu,
Bursa’daki programlarını iptal edip yangın bölgesine koştu.

Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan
CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş,
Milletvekilleri, teşkilatlar…
Sahadaydılar.
Aynı cümle herkesin dilindeydi:
“Birlikte başaracağız.”

Hiç kimse “sen bizden misin, onlardan mı?” demedi.
Herkesin görevi belliydi, herkes sorumluluğunu taşıdı.
Bu bir siyaset yarışı değil, insanlık sınavıydı.

Eksikler Yok muydu? Vardı.

Ama bu, yangın yerinde tartışmanın değil, birbirine sırt vermenin zamanıydı.
Gece Telefonla görüştüğüm Mustafa Bozbey’in sözü netti:
“Şu an tüm ekiplerimizle Harmancık’tayız.
Hedefimiz sabaha karşı yangını kontrol altına almak.
Devlet kurumları, STK’lar, gönüllüler ve taraftar gruplarıyla birlikte koordineli bir çalışma yürütüyoruz.
Birlikte söndüreceğiz.”

Yangının Bıraktığı Ders

Bu yangın sadece ormanı değil, toplumsal reflekslerimizi de yaktı.
Ama küllerin altından çıkan şey umut oldu.
Çünkü millet, ne zaman ne yapacağını biliyor.
Bir afet olduğunda, kimsenin rütbesi konuşulmuyor.
Sadece el birliği, gönül birliği ve insanlık konuşuyor.

Birlik, En Güçlü Alev Söndürücüdür

Gelin görün ki…
Yangın henüz sönmeden ortaya çıkan bazı odaklar,
klavye başından provokasyonla, karalamayla, moral bozmaya çalıştı.
Oysa gerçek tablo bambaşkaydı:
Devlet ve millet, tarihe geçecek bir mücadele verdi.

Eksikler vardıysa tamamlanır.
Gece uçak yoksa alınır, ihtiyaç varsa giderilir.
Ama asıl mesele, bu afetten en az can kaybıyla çıkmak ve direnci diri tutmaktı.


Ama bu sefer devletin eksikleriyle değil, dayanışmanın gücüyle konuşulacak.
Elbette yangın söndüğünde muhasebe yapılır.
O zaman eksikler de, fırsatçılar da, provokasyoncular da konuşulur.
Ama bugün…
Bugün o yangını söndürmek için canını ortaya koyan orman işçilerini,
İtfaiyecileri,
Köylüleri,
Gönüllüleri,
asla unutmayacağız.

Çünkü onlar, bir milletin kalbinde yeniden yer ettiler.

Ve evet…
Yangınlar bitecek.
Yaralar sarılacak.
Ağaçlar yeniden yeşerecek.

Ama biz, bir millet olarak aynı safta kalmayı başarabilirsek,
İşte o zaman sadece ormanı değil,
içimize düşen ateşi de söndürmüş oluruz.