
Sosyal medyanın iyi bir tarafı var.
Bilgiye çok hızlı ulaşıyoruz.
Kötü bir tarafı da var.
Yanlış bilgiye de aynı hızla ulaşıyoruz.
Son günlerde BUSKİ’nin su tarifeleriyle ilgili tam da böyle bir tartışma yaşanıyor.
Bir paylaşım yapılıyor.
Arkasından onlarca hesap aynı cümleyi tekrar ediyor.
“Yine zam geldi.”
“Dördüncü zam yapıldı.”
Sonra o paylaşım doğru kabul ediliyor.
Peki gerçekten öyle mi?
Elbete hayır…
İşte tam da burada durup düşünmek gerekiyor.
Çünkü her fiyat artışı, yeni alınmış bir zam kararı değildir.
Bu ayrımı yapmak önemli.
Çünkü konu sadece su faturası değil.
Doğru bilgiye ulaşabilmek de en az faturanın kendisi kadar önemli.
BUSKİ’nin uyguladığı aylık TÜFE güncellemesi bugün ortaya çıkmış yeni bir uygulama değil.
Dün de vardı.
Önceki yönetimlerde de vardı.
Bugün de devam ediyor.
Yani ortada her ay yeniden alınan siyasi bir karar yok.
Yıllar önce alınmış kararların uygulanması var.
Zaten BUSKİ de Bursa Büyükşehir Belediyesi de bunu kamuoyuna açık şekilde duyurdu.
Tarifelerdeki güncellemenin; belediye meclisi kararlarına, BUSKİ Genel Kurulu kararlarına ve uzun yıllardır uygulanan sisteme dayandığını ayrıntılarıyla paylaştı.
Elbette vatandaşın faturasına bakıp “Neden arttı?” diye sorması en doğal hakkıdır.
Kimse buna itiraz edemez.
Hayat pahalı.
Geçim zor.
Su faturası da herkesin cebini ilgilendiriyor.
Ama vatandaşın doğru bilgiyle değerlendirme yapma hakkı da en az bunun kadar önemlidir.
Eğer yıllardır uygulanan otomatik bir sistem, sanki bugün sabah oturulup yeni bir zam kararı alınmış gibi anlatılırsa, insanlar doğal olarak yanlış bir sonuca ulaşır.
İşte sorun da burada başlıyor.
Eleştiri başka şeydir.
Eksik bilgiyle algı oluşturmak başka şeydir.
Su hizmeti sıradan bir hizmet değil.
Barajdan çıkan suyun musluğa gelinceye kadar uzun bir yolculuğu var.
Arıtma tesisleri çalışıyor.
Pompalar durmuyor.
Hatlar onarılıyor.
Arızalar gideriliyor.
Elektrik kullanılıyor.
Kimyasal malzeme kullanılıyor.
Personel çalışıyor.
Bütün bunların maliyeti her geçen gün artıyor.
İşte yıllardır uygulanan sistem de bu maliyetleri, önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde tarifeye yansıtıyor.
Yani mesele, bugünkü yönetimin canı istediği için aldığı yeni bir karar değil; yıllardır yürürlükte olan bir uygulamanın devam etmesi.
Bu ayrım küçük gibi görünebilir.
Ama aslında çok büyük bir farktır.
Bugün sosyal medyada birkaç cümleyle oluşturulan algılar, bazen sayfalar dolusu resmi açıklamadan daha hızlı yayılıyor.
Oysa kamuoyunu ilgilendiren konularda acele hüküm vermek yerine, işin aslını öğrenmek gerekir.
Neyse ki BUSKİ ve Bursa Büyükşehir Belediyesi bu konuda vatandaşı doğru bilgiyle hızlıca bilgilendirdi.
Yapılan açıklamalarla uygulamanın yeni olmadığını, hukuki dayanağını ve nedenlerini kamuoyuyla paylaştılar.
Katılırsınız ya da katılmazsınız.
Eleştirirsiniz ya da desteklersiniz.
Ama önce gerçeği bilmek gerekir.
Çünkü doğru bilgi olmadan yapılan her tartışma, sadece gürültüyü büyütür.
Son söz şu olsun:
Vatandaşın cebi hepimizin ortak meselesidir. Ama vatandaşın doğru bilgiye ulaşması da en az onun kadar değerlidir.
Sosyal medyada gördüğümüz her paylaşım doğru olmayabilir.
Bu yüzden özellikle kamu hizmetleriyle ilgili tartışmalarda, birkaç cümlelik paylaşımlara değil; resmi açıklamalara, hukuki dayanaklara ve olayın bütününe bakmak gerekir.
Çünkü gerçek, sosyal medyada anlatıldığından çok daha farklıdır.
NOT:
Konuya ilişkin gerekli belgeleri inceleyebilirsiniz.
