Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bursa’da Ziynet Altınları İçin Yargıtay Kararı

Bursa’da ziynet altınlarının paylaşımına ilişkin Yargıtay kararının ayrıntılarını ve hukuki değerlendirmesini öğrenin.

Bursa’da ziynet altınlarının paylaşımına ilişkin Yargıtay kararının ayrıntılarını ve hukuki

Düğün takılarını otomobil almak için eşine veren kadınların ziynetlerinin iadesine ilişkin Yargıtay’dan dikkat çeken bir karar çıktı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, aracın alınmasında kullanılan bileziklerin geri verilmemek üzere bağışlandığını ispatlama yükümlülüğünün, ziynetleri alan eşte olduğuna hükmetti. Bu iddia kanıtlanamazsa altınların iadesine karar verilmesi gerektiğini belirtti.

Bir süredir geçimsizlik yaşayan çift, boşanma talebiyle Aile Mahkemesi’ne başvurdu. Davalı-karşı davacı kadın, eşinin otomobil alacağını söyleyerek aldığı bileziklerin kendisine geri verilmesini istedi.

İlk derece mahkemesi, her biri 15 gram ve 22 ayar olan yedi bileziğin kadına aynen iadesine karar verdi. Bileziklerin aynen teslim edilememesi halinde ise bedelin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine hükmetti.

Tarafların avukatları kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, bileziklerin kadının rızasıyla ve geri istenmemek üzere erkeğe verildiği gerekçesiyle bu ziynetler yönünden talebi kabul etmedi; 22 çeyrek altınla ilgili istemi ise kısmen kabul etti.

BAM, 22 çeyrek altının kadına aynen verilmesine, bunun mümkün olmaması durumunda değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verdi. Fazlaya ilişkin talebi reddeden karara karşı kadın avukatı temyiz başvurusunda bulundu.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanunu uyarınca tarafların iddialarını dayandırdıkları olguları ispatlamakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Kanunda özel bir düzenleme yoksa ispat yükünün, iddia edilen vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulandı.

Kadın, eşinin otomobil almak için altınlarını aldığını ve aracın erkeğin adına tescil edildiğini ileri sürdü. Ayrıca altınların bir bölümünün borçların ödenmesi ve evin ihtiyaçları için kullanıldığını, kalan ziynetlerin ise hırsızlık ihtimali gerekçe gösterilerek eşinin annesinin evinde saklandığını anlattı.

Kadının beyanına göre, bir düğüne gitmek üzere takılarını istediğinde altınlar kendisine teslim edildi; düğünden sonra ise eşinin ısrarıyla ziynetleri yeniden ona verdi. Erkek ise bileziklerin kadının ısrarıyla bozdurulduğunu, otomobil alınmasını isteyen kişinin de eşi olduğunu savundu.

Yargıtay kararında, hayatın olağan akışında ziynet eşyalarının genellikle kadının üzerinde ya da evde saklanmasının beklendiği ifade edildi. Bununla birlikte, somut olayda yedi bileziğin otomobil alımında kullanıldığı, erkeğin ikrarı ve ilgili işyerinden gelen kaşeli kartla doğrulandı.

Yüksek Mahkeme, bileziklerin geri verilmemek üzere kadının isteği ve onayıyla verildiğini ispatlama yükünün erkeğe ait olduğuna dikkat çekti. Dosyadaki delillerin bu iddiayı kanıtlamadığını belirten Daire, yedi bilezik yönünden davanın kabul edilmesi gerekirken talebin reddedilmesini hukuka uygun bulmayarak kararı bozdu.

Yargıtay’ın otomobil alımında kullanılan bileziklere ilişkin kararı gündeme gelirken, Bursa’da vatandaşlara “Altınlarınızı eşinize verir miydiniz?” sorusu yöneltildi. Görüş bildirenlerin bir bölümü eşine güvenerek altınlarını verebileceğini söylerken, bazı vatandaşlar ise ziynetlerini vermeye sıcak bakmadığını ifade etti.