Ankara Devlet Tiyatrosu, yeni sezonda yaklaşık 15 oyunun prömiyerini yapmaya hazırlanıyor. Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürü Sezai Yılmaz, yeni yapımlar ve devam eden oyunlarla geçen sezon ulaşılan yaklaşık 483 bin seyirciyi geride bırakmayı, 500 binin üzerinde izleyiciye ulaşmayı hedeflediklerini bildirdi.
Eylül ayında Ankara’daki görevine başlayan Yılmaz, tiyatronun ekim ayında açılan yeni sezonunda zengin bir repertuvarla seyirci karşısına çıkacağını belirtti. Önceki sezonlardan kalan 43 oyun sahnelenmeye devam ederken, prömiyerleri yapılan ve prova sürecindeki yaklaşık 15 yeni yapım da izleyiciyle buluşacak.
Yeni oyunların tarihsel konuların yanı sıra gençlere ve çocuklara yönelik yapımları da kapsadığını aktaran Yılmaz, “Selçuklulara gideceğiz. Ardından Atatürk’ün hiç görmediğimiz bir dönemini ‘Koza’ oyunuyla ele alacağız. Gençlerimize yönelik ‘Bülbülü Öldürmek’ oyunumuz gelecek. Çocuk oyunlarımız var. Çok talep gören, 18-36 aylık çocuklarımız için oynadığımız ‘Parla’nın ikincisi gelecek. Yine sezonumuz, geçen yıllarda olduğu gibi dolu dolu bir repertuvarla seyircimizin karşısına çıkacak.” dedi.
Ankara Devlet Tiyatrosu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüyle birlikte Sarıkamış Harekâtı’nı konu alan bir proje de hazırlıyor. Oyunun ocak ayının ilk haftasında Kars ve Sarıkamış’ta sahnelenmesi planlanıyor; geçmişte tiyatro sahnelerinde yer alan “Gazap Üzümleri” ise Cem Emüler yönetiminde, geniş bir oyuncu kadrosuyla yeniden izleyici karşısına çıkacak.
Geçen sezon yaklaşık 483 bin kişiye ulaşan Ankara Devlet Tiyatrosu, oyunlarını başkent dışındaki şehirlerde de sahneliyor ve festivallere katılıyor. Sezon hedefini açıklayan Yılmaz, “Her zaman hedef olmadan yeni repertuvar yapılamaz. Hedefler olmadan yapılamaz. Bir tanesi de kaliteli ve iyi oyunlarımızı seyirciyle buluşturup 500 binin üzerine çıkabilirsek çok mutlu oluruz. Kaliteden taviz vermeden, yine Devlet Tiyatrosu standardında ve düzeninde oyunlarımızla 500 bin seyirci hedefinin üzerine çıkmayı düşünüyoruz. Bu yeni bir şey değil, geçmişte 500 binin çok üzerine çıktığımız dönemler de oldu.” ifadelerini kullandı.
Bakım nedeniyle kapalı olan sahnelerin yeniden açılmasıyla Ankara’daki oyun alanları da genişleyecek. Şubat ayından bu yana tadilatta bulunan Cüneyt Gökçer Sahnesi’nin 10 Kasım’dan sonra “Edmond” oyunuyla açılması, yaklaşık üç yıldır kapalı olan Altındağ Tiyatrosu’nun ise ocak ayından sonra seyirci kabul etmesi bekleniyor.
Yılmaz, bu gelişmelerle Devlet Tiyatrolarının Ankara’da yaklaşık 10 sahnede oyunlarını sürdüreceğini belirtti. CSO ve Çankaya ASM’de ikişer sahnenin yanı sıra Pursaklar’da ve haftanın belirli günlerinde Etimesgut’ta da oyunların devam ettiğini aktaran Yılmaz, sezon boyunca yaklaşık 15 farklı sahnede perde açacaklarını ve ilçelerde kalıcı sahne imkânlarını değerlendirdiklerini söyledi.
Yeni yapımlardan “Koza”, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı öncesindeki yaşamını ve arkadaşlarıyla ilişkilerini ele alacak. İrfan Kılınç’ın yöneteceği oyunun şubat ayında sahnelenmeye başlanacağını belirten Yılmaz, “Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı öncesindeki arkadaşlarıyla olan ilişkisini, aslında Kurtuluş Savaşı’na bir hazırlık sürecini ve kendini anlattığı bir oyun olacak. Bu da şubat ayında seyirciyle buluşacak.” diye konuştu.
Yılmaz’ın üzerinde uzun süredir çalıştığı uluslararası tiyatro projesi “Geçit” ise Türkistan’dan Balkanlar’a uzanan tarihsel ve kültürel yolculuğu sahneye taşıyacak. 2017’de tiyatro müdürlüğüne başladığı dönemde temelleri atılan projede Türkistan’dan, Anadolu’dan ve Balkanlar’dan sanatçılar, ortak dil olarak Türkçeyle sahne alacak.
Atatürk Üniversitesi Dramatik Yazarlık Bölümünden Dr. Erdoğan Göğebakan’ın kaleme aldığı “Geçit”, farklı dönemleri ve hikâyeleri epizotlar hâlinde anlatacak. Projenin hedefini açıklayan Yılmaz, “Türkistan’dan Balkanlar’a uzanan bir yolculuk hikayesini anlatacağız. Türkistan’dan sanatçılarımız, Anadolu’dan Devlet Tiyatrosu oyuncularımız ve Balkanlar’dan Türk tiyatrosu yapan oyuncularımızla sahneye çıkacağız. Farklı milletlerden tek dil Türkçeyle seyirci karşısına çıkacağız. Bunun galasını da Ankara’da yapabilirsek ne mutlu bize.” dedi.
Oyunun tarihsel anlatısına ilişkin konuşan Yılmaz, “Türkistan’dan başlayan geçmişimizi Balkanlar’a uzanan yolculuğumuzla sonlandıracağız. Aradaki hikayelerimizi anlatacağız. Dönem dönem o dönemden bugüne kadar nasıl geldik, hangi yolculuklarla, hangi zorluklarla karşılaştık ve sonuçta bizler neredeyiz, bunu anlatacağız. Bunun en büyük açılımı da farklı milletlerden insanların ilk defa Türkçeyle bu eseri buluşturması.” ifadelerini kullandı. Türkçenin geniş bir coğrafyada konuşulduğunu vurgulayan Yılmaz, farklı ülkelerden sanatçıların aynı sahnede buluşmasının kültürel etkileşim açısından önem taşıdığını kaydetti.
Ankara seyircisinin tiyatro kültürü ve sanat birikimiyle öne çıktığını belirten Yılmaz, yıllar önce sahnelenen “Kafkas Tebeşir Dairesi” oyununda izleyicilerin tiyatro bilgisinden etkilendiğini söyledi. Ankara seyircisine seslenen Yılmaz, “Tek ricamız bizi sanatsal olarak her zaman zorlamaları. İstedikleri, önerecekleri oyunlar varsa Ankara Devlet Tiyatrosu her zaman bu görüşlere açıktır. Bize çok kolay ulaşabilirler. Sanatsal olarak bizi zorlamaya devam ederlerse bu da bizi ileriye taşıyacaktır.” dedi.
