Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İsmail Tastan
İsmail Tastan

Bir Zamanların Yorgun İlçesi Şimdi Bursa’nın Vitrini Oluyor

Bugün biraz Yıldırım’dan söz edeceğim…
Ama öyle klasik belediye haberciliğiyle falan değil.
“Hangi park yapıldı, hangi kaldırım yenilendi” düzlüğünde hiç değil…

Çünkü Yıldırım’da bir süredir başka bir şey oluyor.

Bir tempo var…
Bir hareketlilik var…
Daha önemlisi de şu:
Bir ruh geri dönüyor.

Bursa’nın yıllarca en çetrefilli ilçesi olarak görülen Yıldırım…
Plansız yapılaşmanın yükünü sırtında taşıyan, göçün baskısını en ağır hisseden, yıllarca “çözülmesi zor problem” diye anlatılan Yıldırım…

Şimdi kabuğunu kırmaya çalışıyor.

Ve bu dönüşümün merkezinde de Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz var.

Şunu teslim etmek lazım:
Başkan Oktay Yılmaz’ın ortaya koyduğu belediyecilik anlayışı, klasik belediye başkanlığı refleksinin oldukça dışında.

Çünkü meseleye sadece asfalt, kaldırım, çöp toplama işi olarak bakmıyor.

Daha büyük bir yerden bakıyor.

Yani…
Şehri sadece yönetmeye değil, yeniden kurmaya çalışıyor.

Bakın…

Eskiden Yıldırım denince insanın zihninde ne canlanıyordu?

Yorgun sokaklar…
Çarpık yapılaşma…
Nefes alınamayan mahalleler…
Ve o meşhur “ihmal edilmişlik hissi”…

İşte o hava artık yavaş yavaş dağılıyor.

Çünkü sahada durmadan çalışan bir belediye yönetimi var.
Gerçekten durmadan…

Öyle makamdan açıklama yapıp geri çekilen türden değil.
Sahaya dokunan…
İnsanın arasına karışan…
Sorunu yerinde gören bir anlayış.

Bu çok önemli.

Çünkü vatandaş artık şunu görmek istiyor:
“Benim derdimle gerçekten ilgileniliyor mu?”

Yıldırım’da oluşan hava tam olarak bu.

Mesela Deliçay…

Yıllarca Bursa’nın kronik meselelerinden biri oldu.

Taşkın riski…
Çevre kirliliği…
Metruk görüntüler…

Açık konuşalım:
İnsanların yanından geçmek istemediği bir yerdi.

Şimdi ise bambaşka bir tablo var.

Islah edilmiş bir dere yatağı…
Modern yaşam alanları…
Bisiklet yolları…
Köprüler…
Yeşil alanlar…

Tam 17 bin metrekarelik yeni bir nefes alanı oluşturulmuş.

Ve en önemlisi şu:
Oradaki dönüşüm sadece görüntüyü değiştirmemiş.
Mahallenin psikolojisini değiştirmiş.

Şirinevler’de…
Demetevler’de…

İnsanlar artık derenin yanından geçerken başını çevirmiyor.

Oraya gidiyor.
Vakit geçiriyor.
Nefes alıyor.

İşte belediyecilik biraz da budur.

Şehre yalnızca beton dökmek değil…
İnsana yaşam hissi vermek.

Ama bana sorarsanız işin en kıymetli tarafı başka…

Erguvan Bayramı.

Bakın…
Bu mesele küçümsenecek bir iş değil.

Çünkü bir şehir sadece binalarla ayakta kalmaz.
Hafızasıyla ayakta kalır.

Yıldırım Belediyesi’nin yeniden canlandırdığı Erguvan Bayramı tam da böyle bir iş.

Tam 600 yıllık bir gelenekten söz ediyoruz.

Emir Sultan Hazretleri’nin hatırasını taşıyan…
Bursa’nın manevi iklimini yansıtan…
Asırlarca bu şehrin kültür damarlarından biri olmuş bir gelenek…

Ve düşünün…
Neredeyse tamamen unutulmuş.

Tozlu raflara kaldırılmış.

Ama Başkan Oktay Yılmaz:
“Bu bizim kökümüz.” dedi

Ve o geleneği yeniden ayağa kaldırdı.

Bu yıl beşincisi düzenleniyor.

İşte vizyon tam burada ortaya çıkıyor.

Bir başka dikkat çekici taraf da şu…

Sokakta insanlar Başkan’dan söz ederken teknik projelerden önce şunu söylüyor:

“İçimizden biri gibi…”

Siyasette bu çok zor yakalanır.

Sürekli sahada olmak…
İnsanlarla temas etmek…
Samimiyet hissini kaybetmemek…

Belli ki Yıldırım’da bunun karşılığı oluşmuş.

Bugün ilçede oluşan atmosferin temelinde biraz da bu var.

Yıldırım artık sadece sorunlarıyla konuşulmuyor.

Değişimle konuşuluyor.
Hizmetle konuşuluyor.
Vizyonla konuşuluyor.

Velhasıl…

Yıldırım’da sadece yollar değişmiyor.
Bir bakış açısı değişiyor.

Ve açık söyleyelim:

Eğer bir belediye başkanı aynı anda hem derenin ıslahıyla uğraşıyor…
Hem de 600 yıllık bir geleneği yeniden ayağa kaldırıyorsa…

Orada klasik belediyeciliğin ötesinde bir şey vardır.

Bugün erguvanlar sadece dallarda açmıyor.

Yıldırım’ın sokaklarında da açıyor.