Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İsmail Tastan
İsmail Tastan

Bir Hastaneden Fazlası Bursa’nın Markası

Bazı markalar vardır…
Bir binadan, bir logodan çok daha fazlasıdır.
Şehrin hafızasına işler.
İnsanların güven duygusuna dokunur.

Ve zamanla bir kurum olmaktan çıkıp, kentin karakterine dönüşür.

İşte bugün size biraz bundan söz edeceğim.
Bir hastaneden…
Ama aslında bir vizyondan.
Bir anlayıştan.
Bir Bursa markasının nasıl Türkiye’ye örnek olduğundan…

Medicabil Sağlık Grubu

Ve o yapının arkasındaki öncü isimlerden biri…
Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen

Açık konuşayım…

Bugün Bursa’da doğup yine Bursa’ya yatırım yapan, büyüdükçe şehri de büyüten kurum sayısı artık çok az.
O yüzden insan böyle örnekler görünce ayrıca dikkat kesiliyor.

Çünkü mesele sadece hastane yapmak değil.
Mesele insanların zihninde “güven” duygusu bırakabilmek.

Bu kolay iş değil.

Geçtiğimiz günlerde sigorta acenteleriyle gerçekleştirilen toplantının haber bülteni bizlere servis edilince en çok dikkatimi çeken şey şu oldu:

Ortada klasik bir “kurumsal sunum” havası yok.

Daha çok…
aynı şehrin insanlarının bir araya gelip birbirini anlamaya çalıştığı bir ortam oluşturulmuş.

Bursa’da sağlık sektörüyle sigorta acentelerini aynı masada buluşturmak önemli iş.
Çünkü bu şehirde yıllardır herkes kendi alanında konuşuyor ama birbirini yeterince dinlemiyor.

Medicabil burada farklı bir şey yapmış.

Kapıları açmış.
Bilgi paylaşmış.
Sahaya temas etmiş.

Bence toplantının en değerli tarafı buydu.

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen zaten meseleye bakışlarını net anlattı.

Dedi ki:

“2016 yılında başlayan ‘Yalın Hastane’ anlayışıyla yola çıktık. Bugün sadece kendi hastanemizde değil, farklı şehirlerde ve ülkelerde de bu konuda eğitimler veriyoruz.”

Şimdi burada önemli bir detay var.

Türkiye’de birçok kurum hala sistemi dışarıdan öğrenmeye çalışırken,
Bursa’dan çıkan bir sağlık grubunun başka yerlere eğitim vermesi küçümsenecek iş değil.

Bu şehir adına önemli.

Çünkü Bursa uzun zamandır sanayiyle anılıyor.
Ama artık sağlıkta da ciddi bir marka üretmeye başladı.

Medicabil bunun örneklerinden biri olmuş durumda.

Bir başka dikkatimi çeken konu da şu…

Hastanenin içinde dolaşırken o klasik soğuk özel hastane havasını çok hissetmiyorsunuz.

Bunu bazen hiçbir reklam anlatamaz.

Danışmadaki personelin yaklaşımı…
Koridorda yön tarif eden görevlinin tavrı…
Hemşirenin hasta yakınıyla konuşması…

Küçük gibi görünür ama değildir.

Hastalar en çok bunları hatırlar.

En alt kademeden en üst yönetime kadar oluşmuş bir iletişim dili var.
Bu da tesadüfen oluşmaz.

Kurumsal kültür dediğiniz şey tam olarak budur zaten.

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Aysun Yılmazlar da aslında çok kritik bir noktaya değinmiş.

Şöyle diyor:

“Çözümlerin tamamını hastaya sunan, ticari kaygıdan çok mesleki ahlakı önceleyen bir yapı hedefliyoruz.”

Bugün sağlık sektöründe herkes teknoloji yatırımı yapıyor.
Büyük binalar kuruyor.
Cihaz alıyor.

Ama işin vicdan tarafını korumak her kurumun başarabileceği bir şey değil.

İnsan bunu ancak yaklaşımda hissediyor.

Bir detay daha…

Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen hoca özellikle yerel sigorta acenteleriyle çalışmayı önemsediklerini söylerken aslında önemli bir mesaj verdi.

Çünkü artık herkes dışarıdan güç devşirme peşinde.

Ama yerel markaların birbirine sahip çıkması bu şehir için hala çok kıymetli.

Bursa’nın buna ihtiyacı var.

Kendi markasına güvenen…
Kendi insanıyla büyüyen…
Kazandığını yine bu şehre harcayan yapılara ihtiyacı var.

Bugün Medicabil’in aldığı başarı ödülleri, sağlık yönetimindeki farklı yaklaşımı, “Yalın Hastane” modeliyle oluşturduğu sistem ve hasta memnuniyetindeki başarısı elbette önemli.

Ama bence daha önemli bir şey var:

Büyürken insan tarafını kaybetmemesi.

Çünkü birçok kurum tam da burada kayboluyor.

Ve galiba insanlar artık en çok buna dikkat ediyor.

Kendilerine gerçekten değer verilip verilmediğine…
Bir dosya numarası gibi görülüp görülmediğine…

İşte bütün mesele de burada başlıyor zaten.