Avrupa’da Türkler artık “misafir” değil.
Nüfusuz değiliz, parasız değiliz, örgütsüz hiç değiliz.
Ama garip bir şekilde etkisiziz.
Sandık var…
Ekonomik güç var…
STK’lar, dernekler, federasyonlar var…
Peki sonuç?
Masada yokuz.
Çünkü gücümüzü birlikte düşünmeyi beceremiyoruz.
Herkes kendi küçük alanının lideri,
ama kimse büyük fotoğrafın sorumlusu değil.
Avrupa’da Türk olmak artık zor değil.
Zor olan, güçlü olduğunun farkında olmak.
Daha zor olan ise o gücü kişisel hesaplara kurban etmemek.
Bugün Avrupa’da Türkler bir seçimde dengeyi değiştirebilecek noktada.
Ama hâlâ başkalarının aldığı kararları tartışıyoruz.
Oysa mesele konuşmak değil, yön vermek.
Şunu artık dürüstçe söyleyelim:
Biz zayıf olduğumuz için değil,
dağınık olduğumuz için etkisiziz.
“Dağınıklık kader değildir; ama bu dağınıklıkta ısrar etmek, geleceği bile isteye heba etmektir.”
