Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İsmail Tastan
İsmail Tastan

Siyaset Sahada Belli Olur

Siyasette iki ayrı dünya vardır.

Biri Ankara’dır.

Diğeri sokak.

Ankara’da rakamlar konuşulur, raporlar hazırlanır, kanunlar çıkar, komisyonlar toplanır.

Sokakta ise vatandaş tek bir şeye bakar:

“Benim hayatımda ne değişti?”

Geçtiğimiz günlerde AK Parti Bursa Milletvekili Sayın Ahmet Kılıç ziyaretimize geldi.

Kendisini uzun yıllardır tanır bilirim. Bursa siyasetini yakından takip edenler de bilir; Ahmet Kılıç, milletvekilliğini yalnızca Ankara’da sürdüren isimlerden biri değil.

Sahada görünen, vatandaşla temas kuran, Bursa milletvekilleri arasında en hareketli isimlerden biri.

Genç.

Dinamik.

İletişimi kuvvetli.

En önemlisi de konuşurken siyasetin o alışılmış ezber cümlelerine fazla sığınmıyor.

Bence siyasette bu da küçümsenecek bir özellik değil.

Çünkü vatandaş artık her soruya cevap veren siyasetçi değil, doğru cevap veren siyasetçi arıyor.

Ahmet Kılıç’ın siyasi geçmişine baktığınızda da aslında bugünkü saha alışkanlığının nereden geldiğini görüyorsunuz.

AK Parti teşkilatlarının içinden, gençlik kollarından yetişmiş bir isim.

Bugün Bursa Milletvekilliğinin yanı sıra TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görev yapıyor. Partisinin genel merkezinde de sorumlulukları var.

Yani bir ayağı Ankara’da, diğer ayağı Bursa’da.

Sohbetimizde de doğal olarak hem Meclis’teki yasama çalışmalarını hem Bursa’yı hem de Türkiye’nin güncel meselelerini konuştuk.

Medyanın dijital dönüşümünden siyasetin değişen iletişim biçimine kadar uzanan keyifli bir sohbet oldu.

Çünkü artık siyaset de medya da eski usulle yürümüyor.

Eskiden siyasetçi meydanda konuşur, gazeteci ertesi gün yazardı.

Şimdi vatandaş her şeyi anında görüyor.

Kimin nerede olduğunu da biliyor, dün söylediğiyle bugün söylediğini de karşılaştırıyor.

Dijital çağ siyasetin hafızasını da güçlendirdi.

Bu nedenle sahada olmak artık sadece fotoğraf vermek değil.

Vatandaşla gerçekten temas etmek gerekiyor.

Sohbetin önemli başlıklarından biri ekonomiydi.

Bugün kiminle konuşsanız konu dönüp dolaşıp hayat pahalılığına, krediye, faize ve piyasanın ne zaman rahatlayacağına geliyor.

Ben de Kılıç’a aynı şeyi sordum:

“Vatandaş ne zaman rahatlayacak?”

Türkiye ekonomisinin yalnızca iç gelişmelerden değil, dünyadaki savaşlardan enerji fiyatlarına, bölgesel gelişmelerden küresel ekonomiye kadar birçok unsurdan etkilendiğini anlattı.

Uygulanan ekonomik programın sonuçlarının önümüzdeki dönemde daha belirgin hale geleceğini düşünüyor.

İnşallah öyle olur.

Çünkü vatandaş ekonomi konusunda artık uzun teknik açıklamalardan çok marketteki etikete bakıyor.

Ekonominin gerçek ölçüsü raporlardan önce vatandaşın cebidir.

Bursa’nın yıllardır konuştuğu yatırımları da sorduk.

Başta hızlı tren…

Bursalıların hızlı tren konusundaki sabrı artık malum.

Yıllardır tarih duyuyoruz.

Yıllardır “az kaldı” deniliyor.

Kılıç, çalışmaların önemli bir aşamaya geldiğini ve test süreçlerinin yaklaştığını anlattı.

Umarız bu kez takvim şaşmaz.

Çünkü Bursa artık hızlı trenle ilgili yeni bir açıklamadan çok, trene binmek istiyor.

Sağlık yatırımları da gündemimizdeydi.

Özellikle yeni Onkoloji Hastanesi’nin çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.

Bursa gibi büyüyen bir şehirde sağlık yatırımlarının ulaşım yatırımlarından hiçbir farkı yok.

Hatta insan hayatına dokunduğu için çok daha önemli.

Vatandaşın yıllardır yaşadığı tapu ve mülkiyet sorunları konusunda yapılan düzenlemeleri de konuştuk.

Orman sınırları, tarım arazileri, hisseli mülkiyet ve miras nedeniyle yıllardır süren mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmalar olduğunu anlattı.

Bunlar Ankara’da birkaç maddelik kanun değişikliği gibi görünebilir.

Ama sahaya indiğinizde bir vatandaşın yıllardır çözülemeyen tapu problemi anlamına geliyor.

Siyasetin gerçek tarafı biraz da burada ortaya çıkıyor.

Meclis’te çıkarılan kanun, vatandaşın hayatına değmiyorsa eksik kalıyor.

Ahmet Kılıç’ın üzerinde durduğu noktalardan biri de Bursa’daki yatırımların Ankara nezdinde takibi.

Bakanlıklarla görüşmek…

Sorunları taşımak…

Ödenekleri takip etmek…

Vatandaştan gelen taleplerin sonucunu sormak…

Milletvekilliğinin önemli taraflarından biri de bu zaten.

Bana göre siyasetçi için üç basit soru var:

Vatandaş seni görebiliyor mu?

Derdini sana anlatabiliyor mu?

Anlattığı derdin peşine düşüyor musun?

Ahmet Kılıç bugün Bursa’da ilk iki sorunun cevabını verebilen isimlerden biri.

Sahada.

Vatandaşın içinde.

Gençliğinin ve teşkilat geçmişinin verdiği bir enerjiyle hareket ediyor.

Üçüncü sorunun cevabını ise zaman gösterecek.

Hızlı tren tamamlandığında…

Hastane hizmete girdiğinde…

Vatandaşın yıllardır beklediği meseleler çözüldüğünde…

O zaman siyasi notta  daha net ortaya çıkar.

Çünkü siyasette güzel konuşmak önemlidir.

Samimiyet daha önemlidir.

Ama hepsinden önemlisi şudur:

Sözü hizmete dönüştürebilmek.

Son sözü de her zaman olduğu gibi vatandaş söyler.