
Bursa’da BTSO yarışı gündeme geldiğinden beri şehirde dikkat çeken bir hareketlilik var.
Herkes yaşanan süreci izliyor, kimin nerede durduğunu anlamaya çalışıyor.
Ancak bazı isimler açık konuşmak yerine, daha çok imalı mesajlarla öne çıkıyor.
BTSO yarışı da biraz böyle bir yarışa dönüştü.
Bir tarafta İbrahim Burkay gerçeği var.
Burkay’ın 13 yılda hayata geçirdiği 60’a yakın proje, Bursa iş dünyasında somut olarak görülebilen bir tablo ortaya koyuyor.
Yıllardır Bursa iş dünyasında belli bir karşılığı olan, Ankara ile güçlü temas kuran, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan nezdinde güven oluşturmuş bir isim.
BTSO yarışı konuşulurken sadece isimlere değil, geçmişte ortaya konulan icraatlara da bakmak gerekir.
Bunu uzun uzun anlatmaya gerek yok.
Bilen bilir.
Bilmeyen de çoğu zaman bilmediğinden değil, işine öyle geldiğinden bilmez.
Diğer tarafta ise Özer Matlı var.
Bu noktada şu soruyu da sormak gerekiyor:
13 yıldır Bursa Ticaret Borsası Başkanlığı görevini sürdüren Özer Matlı’nın, aynı ölçekte ortaya koyduğu somut projelerin neler olduğu da merak ediliyor.
Matlı ismi, özellikle son beyaz et operasyonu sonrasında ciddi biçimde yıprandı. Hukuki süreç elbette kendi mecrasında ilerler. Kimse mahkeme değil. Kimse hüküm makamı değil.
Ama siyasette ve iş dünyasında bir gerçek daha vardır:
Hukuki süreç ayrı, iş dünyasında oluşan güven algısı ayrıdır.
BTSO gibi önemli bir yarışta, kamuoyunda oluşan güven algısı da sürecin önemli başlıklarından biridir.
*****
Gelelim bu yazıyı kaleme almama sebep olan asıl noktaya…
Meslektaşım Erdal Şahan, Bursa özelinde kulis bilgileriyle bilinen bir isimdir. Şehirde önemli bir gelişme, dikkat çeken bir bilgi ya da perde arkasında konuşulan bir hareketlilik olduğunda, kendi haber kaynaklarından aldığı sağlam kulisleri paylaşır.
Ve kabul etmek gerekir ki, paylaştığı bu kulislerin önemli bir bölümü de zaman içinde doğru çıkar.
Geçtiğimiz günlerde Erdal Şahan’ın İbrahim Burkay’la ilgili yaptığı bir paylaşımın altına, Necati Şahin ağabeyin “asparagas” diyerek yorum yazdığını görünce ister istemez dikkat kesildim.
Çünkü orada asıl mesele sadece bir yorum değildi.
Mesele, BTSO seçimleri gündeme geldiğinden bu yana Necati Şahin ağabeyin sosyal medyada kurduğu cümlelerin, yaptığı imaların ve verdiği mesajların nereye oturduğuydu.
İşte ben de bunları görünce şu soruyu sormanın artık gerekli olduğunu düşündüm:
Necati Şahin ağabey, siz tam olarak hangi taraftasınız?
Son günlerde sosyal medya paylaşımlarını izliyorum.
Bir gün başka bir vurgu.
Ertesi gün başka bir yorum.
Cümleler imalı.
Mesajlar dolaylı.
Taraf belli gibi ama isim yok.
Destek var gibi ama açık beyan yok.
Hal böyle olunca insan sormadan edemiyor:
Necati ağabey, siz tam olarak hangi taraftasınız?
Burkay tarafında mısınız?
Matlı tarafında mısınız?
Yoksa bu süreçte daha temkinli bir yerde durmayı mı tercih ediyorsunuz?
Açık bir destek açıklamak yerine, gelişmeleri izleyip zamanın ne göstereceğini mi bekliyorsunuz?
Çünkü Necati Şahin ağabeyin siyasi geçmişine bakınca tablo zaten yeterince hareketli.
1977’de Adalet Partisi çizgisi…
1980’den 2013’e kadar DYP geçmişi…
2014’te CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı…
2015’te CHP Bursa milletvekili adaylığı…
2017 referandumunda “evet” diyeceğini açıklayıp CHP’den istifa…
2019’da ise AK Parti’ye geçiş ardından AK Parti’den Nilüfer Belediye Başkan adaylığı…
Şimdi böyle bir siyasi yolculuk ortadayken, insanın ister istemez soracağı sorular oluyor:
Necati ağabeyin siyasi pusulası bugün hangi yönü gösteriyor?
Çünkü geçmişte izlediği siyasi yolculuğa bakınca, bugün verdiği mesajların nereye oturduğunu anlamak daha da önemli hale geliyor.
CHP’den aday oldu, kazanamadı.
Milletvekilliği denedi, olmadı.
CHP’den ayrıldı.
AK Parti’ye geçti.
Nilüfer’den aday oldu, yine kazanamadı.
Şimdi ise BTSO seçimleri gündemdeyken yine ağabeyim yorumlarda.
Ama bu defa açık aday değil.
Açık destekçi de değil.
Açık muhalif de değil.
Sanki her şey var ama hiçbir şey yok.
İşte tam da bu yüzden soru şu:
Necati ağabey, BTSO yarışında ne yapmak istiyorsunuz?
Bir adayı destekliyorsanız açık söyleyin.
Burkay’a karşıysanız açık söyleyin.
Matlı’yı destekliyorsanız açık söyleyin.
Yok, “ben de adayım” diyorsanız onu da açıklayın, onu da yazalım.
Ama hem sahaya inip hem de “ben sadece yorum yapıyorum” havası vermek, Bursa’da çok karşılık bulmaz.
Çünkü BTSO seçimi sosyal medya imalarıyla yürütülecek bir yarış değil.
Bursa sanayisinin, tüccarının, üreticisinin ve Ankara’daki temsil gücünün konuşulduğu ciddi bir meseledir.
Burkay’ın hanesinde bugün tecrübe, süreklilik, temsil gücü ve güven ilişkisi var.
Üstü kapalı mesajlar ve cevabı beklenen sorular var.
O yüzden lafı dolandırmaya gerek yok.
Necati ağabey, tarafınızı açıkça söyleyin.
Çünkü Bursa’da artık herkes aynı soruyu soruyor:
Bu süreçte Bursa iş dünyasının beklentisi;
