Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İsmail Tastan
İsmail Tastan

Davut Gürkan’ın En Güçlü Dönemi

Siyaseti uzun uzun anlatmaya gerek yoktur.

Bodozlama girelim.

Bana göre AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, il başkanlığı dönemlerinin en güçlü sürecini yaşıyor.

Peki neden?

Çünkü 2024 yerel seçimleri, AK Parti açısından sadece Bursa’da değil, Türkiye’nin birçok noktasında ciddi sonuçlar doğurdu. Bursa’da da bir kaç ilçeyle birlikte  büyükşehir belediyesi de kaybedildi. O günlerde bu kaybı Davut Gürkan’ın hanesine yazmaya çalışanlar oldu.

Kulis yapanlar çıktı.

“Görevden alınacak” diyenler çıktı.

Ankara’ya başka başka şeyler anlatanlar çıktı.

Sahada, vatandaşa olmadık sözler taşıyanlar da oldu.

Ama zaman geçti.

Tablo biraz daha netleşti.

Ve görüldü ki mesele sadece bir il başkanının omzuna yıkılacak kadar basit değildi. Siyasette böyle zamanlarda gürültü çok olur ama hakikat zamanı geldiğinde kendiliğinden ortaya çıkar.

Bugün gelinen noktada Davut Gürkan, o gürültülerin içinden daha da güçlenerek çıkmış durumda.

Bunu sadece bir siyasi yorum olarak söylemiyorum.

Bursa’ya bakınca da bunu görüyorsunuz.

Başkan Gürkan uzun yıllardır Bursa siyasetinin içinde. İl başkan yardımcılığı yaptı. İki dönemdir il başkanlığı görevini yürütüyor. Yani sahayı da biliyor, teşkilatı da biliyor, Ankara’nın kapısını da biliyor.

En önemlisi şu:

Bugün Bursa’ya gelen yatırımlar öyle kendiliğinden gelmedi.

Ulaştırma Bakanlığı’ndan Milli Eğitim Bakanlığı’na, Sağlık Bakanlığı’ndan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na kadar birçok alanda Bursa’ya devlet yatırımları geldi, gelmeye devam ediyor.

Bunların arkasında elbette tek bir isim yok.

Bunu söylemek haksızlık olur.

Efkan Ala’nın, Mustafa Varank’ın, AK Parti Bursa milletvekillerinin ve emeği geçen tüm isimlerin bu süreçte önemli katkıları var.

Fakat Davut Gürkan’ın bu temaslarda, bu takipte, bu ısrarda ciddi bir payı olduğunu da teslim etmek gerekir.

Siyasette en zor iş, Ankara’ya gitmek değildir.

Asıl zor iş, Ankara’ya defalarca gidip eli boş dönmemek için ısrar etmektir.

Gürkan’ın yaptığı da budur.

Bursa adına talep etmek.

Bursa adına takip etmek.

Bursa adına kapı aşındırmak.

Şimdi gelelim bugünün en kritik kısmına.

2024 yerel seçimlerinden sonra AK Parti, birçok yerde ciddi kayıplar yaşadı demiştik. Fakat zaman içinde farklı partilerden seçilen bazı belediye başkanlarının AK Parti’ye geçmesiyle, parti yerelde kaybettiği alanları yeniden toparlama sürecine girdi.

Bursa’da ise süreç daha farklı ve daha kritik gelişti.

Mustafa Bozbey hakkında yürütülen soruşturma ve sonrasında yaşanan tutuklama süreci, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yeni bir dönemin kapısını açtı.

Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Cumhur İttifakı’nın çoğunlukta olması, sürecin siyasi ve idari olarak hızlı şekillenmesine neden oldu.

İşte tam da bu noktada Davut Gürkan’ın rolü daha görünür hale geldi.

Aday adayları değerlendirildi.

Ankara ile temaslar yürütüldü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dahil olduğu değerlendirme süreçlerinin ardından Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Şahin Biba isminde karar kılındı.

Meclis toplandı.

Şahin Biba, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili seçildi.

Ve Bursa’da yeni bir idari süreç başlamış oldu.

İşte bu nedenle diyorum ki:

Davut Gürkan bugün, il başkanlığı dönemlerinin en güçlü siyasi zeminine ulaşmış durumda.

Genel Merkez nezdinde eli daha güçlü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdinde itibarı daha yüksek.

Teşkilat içinde ağırlığı daha belirgin.

Bursa siyasetindeki etkisi daha görünür.

Fakat burada Başkan Davut Gürkan’a bir çağrım var.

Artık sahaya dönme vakti geldi.

Ankara trafiği önemliydi.

Büyükşehir süreci önemliydi.

Siyasi denge önemliydi.

Bunların çoğu belli bir rayına oturdu.

Şimdi sıra vatandaşa geldi.

Bursa’nın 17 ilçesinde, mahallelerinde, köylerinde vatandaş artık Davut Gürkan’ı daha çok görmek istiyor.

Sadece toplantı salonlarında değil.

Sadece Ankara temaslarında değil.

Sadece protokol masalarında değil.

Sahada, pazarda, kahvede, mahallede, köy meydanında görmek istiyor.

Çünkü vatandaşın derdi sahada duyulur.

Kimin neye ihtiyacı var?

Hangi ilçede hangi hizmet eksik?

Hangi mahallede hangi kırgınlık var?

Hangi köyde hangi beklenti var?

Bunlar ancak vatandaşın gözünün içine bakarak anlaşılır.

Bu nedenle Davut Gürkan’ın artık haftanın en az üç gününü sahaya ayırması gerektiğini düşünüyorum.

Ve en önemlisi Davut Gürkan, iktidarın Bursa’ya kazandırdığı yatırımları tek tek sahada anlatmalıdır. Bursa’da yürütülen süreci vatandaşa doğrudan aktarmalı; yapılan hizmetlerin, planlanan projelerin ve Ankara nezdinde sürdürülen çalışmaların arka planını milletle paylaşmalıdır.

Çünkü siyasette boşluk olmaz.

Siz sahayı boş bırakırsanız, o boşluğu başkaları doldurur.

Kimi dedikoduyla doldurur.

Kimi fitneyle doldurur.

Kimi koltuk hesabıyla doldurur.

Kimi de Ankara’ya başka, Bursa’ya başka konuşarak doldurur.

O yüzden Gürkan’ın bu dönemde yapması gereken şey bellidir:

Koltuk hesabı yapanlara değil, Bursa hesabı yapanlara alan açmak.

Elbette bu görevler kimseye ömür boyu verilmiş makamlar değildir.

Bugün Başka Davut Gürkan vardır yarın başka bir görev verilir.

Bayrak değişir.

Başka bir isim gelir.

Hak eden biri o koltuğa oturur.

Bursa için çalışırsa onu da alkışlarız.

Ama bugün görünen tablo şudur:

Davut Gürkan, zor bir siyasi virajdan güçlenerek çıkmıştır.

Şimdi bu gücü sahaya taşıma zamanıdır.

Çünkü Ankara’da güçlü olmak önemlidir.

Ama Bursa’da güçlü kalmanın yolu, vatandaşın gönlüne girmekten geçer.

Ve siyaset, en nihayetinde, gönül işidir.

Bugün Başkan Davut Gürkan’ın önünde büyük bir fırsat var.

Bu fırsat; sadece teşkilatı toparlama fırsatı değildir.

Bu fırsat; Bursa’da AK Parti’nin yeniden sahaya inme, vatandaşa dokunma ve yerel siyasette psikolojik üstünlüğü ele alma fırsatıdır.

Bunun yolu da bellidir.

Daha çok saha.

Daha çok temas.

Daha çok vatandaş.

Daha çok Bursa.

Çünkü Bursa’da artık siyaset konuşulacaksa, bunun merkezi masa başı değil, milletin kendisi olmalıdır.