Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mehmet Yüce
Mehmet Yüce

İSLAM KALKINMA BANKASININ BAKÜ ZİRVESİ: KÜRESEL BELİRSİZLİKTE ORTAK KALKINMA MESAJI

Prof. Dr. Mehmet Yüce

18 Haziran’da Bakü’de düzenlenen 2026 İslam Kalkınma Bankası Grubu Yıllık Toplantıları, küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı, ticaret akışlarının yeniden şekillendiği ve kalkınma önceliklerinin çeşitlendiği bir dönemde önemli bir uluslararası buluşma olmuştur. Toplantılar, kalkınma finansmanının geleceğine ilişkin değerlendirmelerin ötesinde; enerji, ulaştırma, altyapı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir büyüme gibi alanlarda ortak çözüm arayışlarına zemin hazırlamıştır. “Sürdürülebilir Refah için Bölgesel Entegrasyon” teması çerçevesinde gerçekleştirilen görüşmeler, üye ülkeler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak kalkınma hedeflerinin desteklenmesi bakımından dikkat çekici mesajlar vermiştir.

Azerbaycan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılar, aynı zamanda ülkenin bölgesel ve küresel sistem içerisindeki dönüşen konumunu değerlendirmek açısından da önemli bir fırsat sunmuştur. Bakü’nün Avrupa ile Asya arasında giderek güçlenen ekonomik ve lojistik rolü bu toplantılarla bir kez daha görünür hale gelirken, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Muhammed Süleyman El-Cesir ve Mikayil Jabbarov tarafından yapılan konuşmalar, enerji güvenliği, ekonomik çeşitlendirme, bağlantısallık, kalkınma finansmanı ve savaş sonrası yeniden yapılanma süreçlerine ilişkin kapsamlı bir perspektif ortaya koymuştur.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in konuşmasında öne çıkan temel unsur, Azerbaycan’ın son otuz beş yılda inşa ettiği kalkınma modelinin siyasi istikrar, ekonomik direnç ve egemenlik kapasitesi üzerine inşa edildiği yönündeki vurgudur. Bu bağlamda Azerbaycan örneği, post-Sovyet coğrafyada devlet kapasitesinin güçlendirilmesi ile ekonomik kalkınma arasındaki doğrudan ilişkiyi gösteren önemli bir vaka olarak değerlendirilebilir. Özellikle bağımsızlığın ilk yıllarında savaş, işgal ve ekonomik kırılganlıklarla karşı karşıya kalan Azerbaycan’ın bugün istikrarlı büyüme, düşük dış borç oranı ve yüksek yatırım kapasitesiyle öne çıkması dikkat çekicidir.

Aliyev’in konuşmasında enerji sektörü stratejik bir öncelik alanı olarak öne çıkmıştır. Küresel enerji güvenliği tartışmalarının yoğunlaştığı mevcut konjonktürde Azerbaycan, sadece bir enerji üreticisi değil, aynı zamanda Avrupa ve Avrasya enerji güvenliği mimarisinin önemli aktörlerinden biri haline gelmiştir. Özellikle Hazar havzası kaynaklarını Avrupa pazarlarına bağlayan enerji koridorları, Azerbaycan’ın jeoekonomik önemini artırmıştır. Bugün 16 ülkeye doğalgaz tedarik eden Azerbaycan, enerji diplomasisini ekonomik araç olmanın ötesine taşıyarak stratejik etki kapasitesine dönüştürmüştür.

Bununla birlikte konuşmada dikkat çeken bir diğer unsur, ekonomik çeşitlendirme stratejisidir. Azerbaycan’ın enerji gelirlerini enerji dışı sektörlere yönlendirmesi, uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahiptir. Sayın Cumhurbaşkanının işaret ettiği üzere Petrol ve doğalgaz dışı sektörlerin gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının yüzde 70’in üzerine çıkmış olması, ekonomik dönüşüm açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirilebilir. Bu durum, enerji zengini ülkelerde sıklıkla tartışılan “kaynak bağımlılığı” riskinin azaltılmasına yönelik yapısal dönüşüm çabalarının somut sonuç ürettiğini göstermektedir.

Konuşmanın bir diğer önemli boyutu bölgesel bağlantısallık ve ulaştırma altyapısı olmuştur. Azerbaycan, coğrafi konumunu stratejik avantaja dönüştürme konusunda dikkat çekici bir performans sergilemektedir. Doğu-Batı ve Kuzey-Güney koridorlarının kesişim noktasında yer alan ülke, özellikle Orta Koridor’un yükselen stratejik önemi çerçevesinde bölgesel lojistik ve transit merkez olma kapasitesini güçlendirmektedir. Günümüzde ulaştırma koridorları yalnızca ticaretin değil, aynı zamanda jeopolitik etkinin ve ekonomik nüfuzun temel araçlarından biri haline gelmiştir. Bu açıdan değerlendirildiğinde Azerbaycan’ın altyapı yatırımları, ülkenin bölgesel sistem içindeki ağırlığını artıran temel unsurlar arasında yer almaktadır.

Cumhurbaşkanı Aliyev’in konuşmasında Karabağ sonrası döneme ilişkin vurgular da önemli bir yer tutmuştur. Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini yeniden tesis ettiğine ilişkin vurgu, ülkenin siyasi ve stratejik önceliklerinin yeniden şekillendiğini göstermektedir. Bu bağlamda savaş sonrası dönemde ön plana çıkan temel unsur, yeniden inşa ve kalkınma olmuştur. Karabağ ve Doğu Zengezur’da yürütülen büyük ölçekli altyapı, konut ve yatırım projeleri, savaş sonrası yeniden yapılanma süreçlerinin ekonomik kalkınma stratejileriyle entegre edildiğini göstermektedir.

İslam Kalkınma Bankası Grubu Başkanı Muhammed Süleyman El-Cesir’in konuşması ise küresel ekonomik kırılganlıklar karşısında bölgesel entegrasyonun artan önemine dikkat çekmiştir. Özellikle enflasyon, tedarik zinciri kırılmaları ve jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı mevcut uluslararası sistemde, kalkınmanın yalnızca ulusal politikalar üzerinden değil, çok taraflı iş birliği mekanizmaları aracılığıyla sürdürülebilir hale gelebileceği vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, kalkınma finansmanının günümüzde giderek daha stratejik bir karakter kazandığını göstermektedir.

İslam Kalkınma Bankası’nın ulaştırma, su yönetimi, sağlık ve altyapı alanlarına yönlendirdiği finansman, kalkınma anlayışının dönüşümüne işaret etmektedir. Kalkınma finansmanı artık yalnızca sermaye transferiyle sınırlı değildir; aynı zamanda dayanıklılık inşası, kurumsal kapasite geliştirme ve bölgesel ekonomik entegrasyonu güçlendirme işlevi de üstlenmektedir.

Ekonomi Bakanı Mikayil Jabbarov’un konuşması ise Azerbaycan ile İslam Kalkınma Bankası arasındaki kurumsal iş birliğinin ulaştığı stratejik derinliği ortaya koymuştur. Özellikle Karabağ’daki sulama projeleri, demiryolu yatırımları ve tarımsal kalkınma programları, bu iş birliğinin somut çıktıları arasında yer almaktadır. Bunun yanında ASAN Hizmet ve DOST modelleri üzerinden kamu yönetiminde gerçekleştirilen reformlar, Azerbaycan’ın yönetişim kapasitesinin güçlenmesine önemli katkı sağlamıştır.

Genel bir değerlendirme yapıldığında, Bakü’de gerçekleştirilen 2026 İslam Kalkınma Bankası Yıllık Toplantıları, Azerbaycan’ın yeni dönemde üstlenmek istediği çok boyutlu stratejik rolü açık biçimde ortaya koymuştur. Azerbaycan artık yalnızca enerji ihracatçısı bir ülke olarak değil; enerji güvenliğini destekleyen, bölgesel bağlantısallığı güçlendiren, ekonomik çeşitlendirmeyi derinleştiren ve jeoekonomik dönüşümü yöneten stratejik bir aktör olarak öne çıkmaktadır.

Bu çerçevede Bakü’den verilen temel mesaj açıktır: Günümüz uluslararası sisteminde sürdürülebilir güç, sadece doğal kaynaklara sahip olmakla değil, bu kaynakları stratejik vizyon, güçlü kurumlar ve bölgesel entegrasyon kapasitesiyle yönetebilmekle mümkündür. Azerbaycan’ın mevcut kalkınma modeli, bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.