fbpx
a
reklam
  • Haberyum
  • Bursa
  • Z Kuşağı iş yerinde pozitif ve güvenilir lider istiyor

Z Kuşağı iş yerinde pozitif ve güvenilir lider istiyor

BOSİAD’ın, Z kuşağını anlamak ve onlarla iş dünyası arasında bir bağ kurmak için hayata geçirdiği Z

BOSİAD’ın, Z kuşağını anlamak ve onlarla iş dünyası arasında bir bağ kurmak için hayata geçirdiği Z
Planı Projesi kapsamında, Bursa OSB’de çalışan Z kuşağına yönelik bir araştırma yapıldı.
Üsküdar Üniversitesi tarafından yapılan araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.

Bursa Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BOSİAD), Z kuşağını anlamak ve
onlarla iş dünyası arasında bir bağ kurmak için Z Planı Projesi kapsamında, Üsküdar Üniversitesi
Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Tutgun Ünal’ın yönetiminde, Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde 18-25
yaş aralığındaki, yaş ortalaması 23 olan, 330 mavi ve beyaz yaka çalışan Z kuşağı ile gerçekleştirilen bir
araştırma yapıldı. Üsküdar Üniversitesi akademisyenleri öncülüğünde gerçekleştirilen araştırma
çarpıcı sonuçlarıyla dikkat çekti. Araştırma sonuçlarına göre, gençler, iş hayatında motive olmak için
heyecan duyacağı, eğlenceli, maddi destek sağlayacak ve takdir edileceği bir iş istiyor.
Araştırma sonuçları açıklandı

Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Senato Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda araştırma
sonuçları açıklandı. Toplantıya Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü  Prof. Dr. Nevzat Tarhan, BOSİAD
Yönetim Kurulu Başkanı Rasim Çağan, BOSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Komisyonu Başkanı
Özgür Şahin, BOSİAD Genel Sekreteri Meltem Turan Koylu, Üsküdar Üniversitesi Genel Sekreteri
Selçuk Uysaler, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Tutgun Ünal ile Üsküdar Üniversitesi Kurumsal İletişim
Daire Başkanı Tahsin Aksu katıldı.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Çalışan grup ilk kez ele alındı
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü  Prof. Dr. Nevzat Tarhan, araştırma sonuçlarına ilişkin yaptığı
değerlendirmede 330 kişiyle yapılan araştırmadan elde edilen verilerin çok önemli olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İlk kez 30 yaşa kadar mavi ve beyaz yakalı olarak çalışanlar araştırılmaya
dahil edildi. Z kuşağına giren çalışan kişilerin sosyal medya kullanımı incelendi. Şu ana kadar genellikle
öğrenciler incelenmişti hep. Bu araştırmada mavi ve beyaz yakalılar arasındaki farklılıklar ve
benzerlikler ele alındı. Gençlerin ihtiyaçları ve beklentilerinin yanı sıra onları bekleyen tehlikeler de
değerlendirilen konular arasında yer aldı.” diye konuştu.
“Metaverse’in ilk müşterileri olmaya hazırlar”
Prof. Dr. Tarhan, Z kuşağının beklentilerinin heyecan ve eğlence odaklılık olduğunu belirterek
“Özgürleşme ve dijitalleşmekten çok memnunlar. Metaverse’in ilk müşterileri olmaya hazırlar. Az
yorulup çok kazanmak istiyorlar. Masumiyet arayışı içerisindeler ve kötülükten uzak olmak istiyorlar.”
dedi.
“Çalışan Z kuşağı uzamış ergenlik yaşıyor ”
Z kuşağında iş motivasyonunun yüzde 38,8 oranında heyecanlı ve eğlence odaklı olmasının dikkat
çektiğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu kuşaktaki gençler iş sahibi oldukları halde lise
heyecanı devam ediyor. İş insanı olsalar bile önemli bir kısmında uzamış ergenlik halinin söz konusu
olduğunu söyleyebiliriz. Heyecana önem veriyorlar ama bu kuşak aynı zamanda sorumluluklarının da
farkında. Genellikle 40 yaşından sonra sorumluluk duygusu ön plana çıkar ve iş motivasyonu sağlanır.
Heyecan ve eğlence ise daha ergenlik döneminde iş motivasyonu sağlıyor. Sorumluluk, heyecan ve
özgürlüğün dengeli gitmesi gerekir. Bu grup için sonuçların ortalamanın üzerinde olduğunu
söyleyebiliriz” diye konuştu.
“Yalnızlaşma riskleri yüksek”
Araştırmanın Z kuşağının karşı karşıya olduğu riskleri de ortaya koyduğunu ifade eden Prof. Dr.
Tarhan, “Yalnızlaşma riskleri yüksek. Aceleci ve sabırsız oldukları için kolay hatalı karar alabiliyorlar.
Empatiyi öğrenemiyorlar. Çok yüksek oranda (%74,5)  yurt dışı yaşama beklentisi var” uyarısında
bulundu.
“Gençler farklılıkları kolay tolere edebiliyor”
Z kuşağı gençlerinin farklılıkları tolere etmeye çok açık olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan,
“Biz toplum olarak da kültürümüz gereği farklılıkları çok kolay tolere edebiliyoruz. Örneğin Fransa ve
Almanya’da İngilizce levha görmek mümkün değil çünkü farklılıkları kabul etmiyorlar, kendi dilleri
dışında da başka bir dil konuşmayı tercih etmiyorlar. Bu durum İtalya’da da genellikle böyledir. Bizim
toplumda ise her dile açığız. Farklılıkları tolere edebilme açısından Batı’dan daha ilerideyiz.
Gençlerimizde bu tolere edebilme özelliği daha ileri seviyede seyrediyor. Gençlerimizin %74.5’inde
yurt dışına gitme isteği var. Bu isteklerinin üzerinde heyecan odaklı olmaları ve farklılıkları tolere
edebilme oranının yüksek olmasının önemli bir rolü var.” dedi.
“İhtiyaçları karşılanmalı”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, araştırmanın Z kuşağının ihtiyaçlarını da gözler önüne serdiğini ifade ederek
“Onlara değer verildiğini hissetmek istiyorlar. Kısa vadeli mutluluk değil uzun vadeli mutluluğu
öğrenmeye ihtiyaçları var. Güven verici, yol arkadaşı olan rol modellere de ihtiyaç duyuyorlar. Yüksek
anlam ve amaçların öğrenilmesine ihtiyaçları var.”dedi.
“Otokrat kişiler girişimci olamazlar”
İnovasyonun ve girişimciliğin en önemli özelliğinin farklılıkları tolere edebilmeleri olduğunu belirten
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Farklı fikirlere ve eleştiriye açık olmaları da oldukça önemli. Otokrat kişiler
girişimci olamazlar. Bir hedef koyuyorlar ve onu yapmaya uğraşıyorlar. Demokrat kişiler farklı fikirlere

de katılarak ve takım çalışması ile ilerlerler. Girişimcilik programları uygularken onlarda üretme
isteğini nasıl uyandırabileceğimize odaklanıyoruz. Girişimcilikle ilgili gençler üzerinde PR yapmak şu
anda pek işe yaramıyor.” ifadelerini kullandı.
“Sosyal medya kullanımı arttıkça hoşgörü azalıyor”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, farklılıkları hoşgörme oranı arttıkça sosyal medya kullanımının azaldığını
vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti:
“1-3 saat sosyal medya kullanım oranlarının %60.6 olarak çıkmış. Sosyal medya ile çok zaman
geçirenler farklılıkları daha az tolere ediyor. Bu kişilerin içine kapanan, yalnız kişiler olduğunu
söyleyebiliriz. İçine kapanık yalnızlaşmanın arkasında da benmerkezcilik var. Benmerkezci olan kişiler
sosyal medyayı daha çok kullanıyorlar. Sosyal medyada yalnızlar, karşılarında empati yapmaları
gereken bir durum da olmuyor. Bencilliğin karşılığı empatidir. Kişi hep ‘benim istediğim olsun’
demeyecekse ve başkalarının da fikirlerini anlamaya çalışmak istiyorsa ben kalarak biz olmayı
hedeflemesi lazım. Farklılıkları hoş görmeyen kişilerde sosyal medya kullanımının daha yüksek çıkması
bu kişilerde benmerkezcilik ve yalnızlaşma eğilimi olduğunu gösteriyor.”
“Z kuşağını fikirlerine önem verilmesi motive ediyor”
Fikirlerine değer verilmesinin Z kuşağını motive ettiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Fikirlerine
değer verilmesi onları daha çok motive ediyor. Bu çalışmanın en çarpıcı sonuçlarından birisinin de bu
olduğunu söylemek mümkün. Yöneticilerin takdir etmeleri, onaylamaları ve güzel söz söylemeleri
onlara maaş ödülü vermekten daha etkili olduğunu sonuçlar açıkça gösteriyor. Bu gençler kapitalist
değiller. Z kuşağı hep bencil ve kapitalist olmakla suçlanıyor ama öyle değiller. Bu özellikleriyle aslında
onları iyi değerlendirebiliriz.” dedi.
“Hiyerarşiden rahatsız olan Z kuşağı sosyal medyaya yöneliyor”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, araştırma sonuçlarına göre hiyerarşiden rahatsız olanların sosyal medya
kullanımının yüksek olduğunu kaydederek “Hiyerarşiden rahatsız olan kişiler kendini sosyal medyaya
veriyor. Demek ki mutlu değiller. Stres azaltma yöntemi olarak sosyal medya kullanıyorlar.
Hiyerarşiden mutlu değiller. Farklılıkları tolere edemiyorlar. Demek ki bu kişiler kendi egolarına ve
dünyalarına kapanmak istiyorlar ve sosyal medyaya yöneliyorlar.” dedi.
“Patronlar dur-düşün-yeniden değerlendir yapmalı”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, iş dünyasında artık Z kuşağının yer almaya başladığını belirterek işverenlerin
geleneksel düşünce yerine esnemeleri ve zamanın ruhuna uyum sağlamaları gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Tarhan, “Patronların kendi kuşaklarındaki alışkanlıklarını ‘dur-düşün-yeniden değerlendir’
yapmaları gerekiyor. Bu kuşağı yani Z kuşağını yetiştireceksek başka da çare yok. Zamanın ruhunu
onlar temsil ediyor. Bu nesil, dijital bir nesil. Bu nesle dijitaleşmeyi azaltmak yerine doğru hedefler
koymak gerekiyor. Mesela onlara bu işe yapay zekayı nasıl katabilirsiniz, bu işle ilgili nasıl bir yazılım
geliştirebiliriz? Burada daha iyi üretimi nasıl yaparız? İşimize bu kültürü katacağız. Bunu kattığımız
zaman, onların dijitalleşme beklentilerini doğru hedefleyip verimliliği artıracak şekilde yöneteceğiz.
Dijitalleşmeyle beraber nasıl verimliliği artırırız? Bunu hedeflemeliler.” dedi.
“Pozitif liderlik ve güvenilirlik Z kuşağını sürükler”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, araştırma sonuçlarında dikkatini çeken bir başka sonucun da gençlerin
yöneticide pozitif liderlik ve güvenilirliğe önem verdiğini gösterdiğini kaydederek “Güçlü irade
istemiyor. Pozitif liderlik ve güvenilirlik istiyor. Bu oran %57.6. Gençlerin liderlik beklentileri değişmiş.
Akıllı ve vizyoner olmasını isteyenlerin oranları daha geride kalmış. Z kuşağının yönetici versiyonu.
Böyle liderlik Z kuşağını sürükler.” dedi.
Metaverse’den kaçılamayacağını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Şu anda dünyanın gidişi bu
yönde. 5D gibi geniş bant internet altyapıları, blockhain teknolojileri yaygınlaştığında, kuantum
bilgisayarlar kullanıma çıktığında bu durum hızlanacak. Artık bu hayal ya da bilim kurgu değil. Buna
direnirsek tarihin çöp sepetinde kalırız. O nedenle yöneticilerin dijitalleşmeyi verimliliğin artmasını
sağlayacak şekilde hayata geçirmeleri ve buna yönlenmeleri lazım.”ifadelerini kullandı.
Rasim Çağan: Z kuşağını anlamak için dinlemek lazım
BOSİAD Başkanı Rasim Çağan da, Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve araştırmayı gerçekleştiren
Üsküdar Üniversitesi akademisyenlerine teşekkür ederek, “Tüm projelerimizde olduğu gibi bu
projemizde de bilimden faydalanıyoruz. Bu kapsamda Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa

Teknik Üniversitesi, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü de paydaşlarımız. Sonuçlandırdığımız
bu anket ile BOSİAD Z Planı için Üsküdar Üniversitesi’nin Z+ Kuşağı Üniversitede
Projesi’nin sanayi tarafını oluşturup tamamlayıcı bir rol üstlenirken güçlerimizi ortak
paydamız olan gençler için birleştirdik. Z Kuşağı’nı anlamak için önce dinlemek ve ne
istediklerini bilmek gerekiyor. Bu araştırmanın sonuçları da onların ne istediği konusunda
bizlere yol gösterecek ve projemizin daha sağlıklı ilerlemesini sağlayacak. Proje sonuçları iş
dünyasına da işyerlerinde Z Kuşağı’nı anlamak adına ip uçları verecek. Gençlerimiz bizim
için çok kıymetli. Onları anlayıp, geleceğe onlarla birlikte yürüyeceğiz” diye konuştu.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Mustafakemalpaşa’da Zabıtadan market zincirlerine denetim

HIZLI YORUM YAP