Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Haberyum
Haberyum

Türk Dünyasının Ortak Sesi Ankara’dan Yükseldi:

Özbek Gazeteci QamariddinShayxov’dan Stratejik Mesajlar

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Ankara Zirvesi çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu, Türk dünyasının farklı ülkelerinden siyaset, medya, akademi ve düşünce dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Küresel sistemin yeniden şekillendiği, jeopolitik dengelerin değiştiği ve iletişim araçlarının uluslararası ilişkilerde giderek daha belirleyici hâle geldiği bir dönemde gerçekleştirilen forum, Türk dünyasının ortak meselelerini ve geleceğe yönelik iş birliği imkânlarını tartışmak açısından önemli bir platform oluşturdu.

Foruma katılan konuşmacılar arasında Özbekistan gelen Qalampir.uz haber ajansının kurucusu ve yöneticisi, gazeteci Qamariddin Shayxov’un değerlendirmeleri özellikle dikkat çekti. Shayxov, konuşmasında Türk dünyasının tarihî ve kültürel ortaklığını günümüzün jeopolitik gerçekleriyle ilişkilendirirken, medya ve stratejik iletişimin ortak geleceğin inşasındaki rolüne özel bir vurgu yaptı.

Konuşmasına “Selam olsun, ey Türk dünyası!” sözleriyle başlayan Shayxov, Semerkant, Buhara, İstanbul, Konya, Türkistan, Karabağ, Şamahı, Oş, Çolpon-Ata, Merv ve Kaşgar gibi tarihî merkezleri ortak medeniyet hafızasının sembolleri olarak tanımladı. Bu şehirlerin binlerce yıllık Türk tarihinin, büyük devlet ve medeniyetlerin, Doğu ile Batı’yı birbirine bağlayan İpek Yolu’nun canlı tanıkları olduğunu ifade etti. Ona göre bu ortak miras, geçmişten devralınan tarihî bir zenginliğin ötesinde, halkların birbirini daha iyi anlaması ve ortak bir gelecek inşa etmesi için güçlü bir dayanaktır.

Shayxov’un konuşmasında öne çıkan temel düşüncelerden biri, Türk dünyasının tarihî birlikteliğini günümüzün siyasi ve ekonomik gerçekleriyle bütünleştirme gerekliliğiydi. Geçmişte Türk halklarının birbirinden uzak kaldığı ve ortak hareket edemediği dönemlerde önemli fırsatların kaçırıldığını belirten Özbek gazeteci, bugün bu tablonun değişmeye başladığını ifade etti. Türk dünyasının artık yalnızca ortak tarih ve kültür üzerinden tanımlanan bir coğrafya olmadığını; halkları, kurumları, üretim kapasitesi ve kültürel zenginliğiyle küresel ölçekte önemli bir potansiyel taşıdığını dile getirdi.

Küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türk dünyasının nasıl bir konum alacağı sorusunu gündeme getiren Shayxov, gelişmeleri yalnızca takip eden bir konumda kalmak yerine, yeni uluslararası düzenin oluşumuna katkı sağlayan aktörler arasında yer alınması gerektiğini savundu. Terörizm, İslamofobi, ırkçılık, açlık, savaşlar ve insan hakları ihlallerine de değinen konuşmacı, Türk devletlerinin insan onurunu ve adaleti savunan ortak bir ses oluşturmasının önemini vurguladı.

Konuşmada Karabağ meselesi de ortak dayanışmanın somut bir örneği olarak ele alındı. 2020 yılında Azerbaycan’ın Karabağ’da elde ettiği zaferin Türk dünyasının dayanışma kapasitesini ortaya koyduğunu belirten Shayxov, bu tecrübenin ortak hareket etme iradesi bakımından önemli bir anlam taşıdığını ifade etti.

Orta Koridor ve enerji iş birliği: Ortak geleceğin ekonomik zemini

Shayxov, Türk dünyasının jeopolitik rolünü değerlendirirken ulaştırma, ticaret ve enerji alanlarındaki iş birliğine de geniş yer ayırdı. Doğu ile Batı arasındaki ticaret güzergâhlarını etkileyen gelişmelerin güvenilir ve kesintisiz ulaşım bağlantılarını daha önemli hâle getirdiğini belirterek Trans-Hazar Uluslararası Ulaştırma Güzergâhı’nın, diğer adıyla Orta Koridor’un stratejik değerine dikkat çekti.

Özellikle Özbekistan gibi denize doğrudan çıkışı bulunmayan ülkeler açısından Orta Koridor’un uluslararası pazarlara erişim konusunda yeni imkânlar sunduğunu vurgulayan Shayxov; Hazar limanlarının kapasitesinin artırılması, demir yolu ve deniz taşımacılığı arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve rekabetçi taşımacılık tarifelerinin oluşturulması gerektiğini belirtti.

Enerji güvenliği ve kaynak çeşitliliği konularında da Türk dünyasının önemli avantajlara sahip olduğunu ifade eden konuşmacı, hidrokarbon kaynaklarının yanı sıra güneş ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin ortak kalkınma perspektifi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Türk dünyasının kendi hikâyesini kendi medyasıyla anlatması gerekiyor

Qamariddin Shayxov’un konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise medya ve stratejik iletişim üzerine yaptığı değerlendirmelerdi.

Günümüz dünyasında uluslararası ilişkilerin yalnızca ekonomik kapasite, askerî güç veya diplomatik temaslarla şekillenmediğini belirten Shayxov, bilgi üretimi, iletişim ağları ve kamuoylarının yönlendirilmesinin de küresel sistemin önemli unsurları hâline geldiğini ifade etti. Ona göre toplumlar kendi seslerini duyurabildikleri ölçüde uluslararası gündemin oluşumuna katkı sağlayabilirler.

Bu çerçevede Türk dünyasının ortak medya platformlarını ve dijital içerik ağlarını geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Shayxov, özellikle genç gazeteciler ve içerik üreticileri arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. Gençlerin yalnızca içerik tüketen bireyler olarak görülmemesi gerektiğini belirterek onların düşünen, sorgulayan, üreten ve ortak geleceğin şekillenmesine katkı sağlayan aktörler olarak desteklenmesini önerdi.

Özbekistan’ın önemli dijital haber platformlarından Qalampir.uz’un kurucusu ve medya uzmanı olarak kendi tecrübelerine dayanan Shayxov, Türk dünyasının kendisini başkalarının anlatıları üzerinden tanımak ve tanıtmakla yetinemeyeceğini ifade etti. Tarihin, kültürün, değerlerin ve güncel tecrübelerin hem genç kuşaklara hem de uluslararası kamuoyuna kendi anlatısı üzerinden aktarılması gerektiğini belirtti. Bu sürecin temelinde ise güvenilir bilgi, nitelikli içerik ve açık diyaloğun bulunması gerektiğini vurguladı.

Bu yaklaşım, günümüzün iletişim diplomasisi bakımından üzerinde durulması gereken önemli bir noktaya işaret ediyor. Çünkü ortak tarih ve kültürel yakınlık, güçlü bir iletişim altyapısıyla desteklenmediği takdirde uluslararası kamuoyunda yeterince görünür olamayabilir. Türk dünyasının kendi medya kapasitesini geliştirmesi, ortak haber ağları oluşturması, gazeteciler arasındaki mesleki ilişkileri güçlendirmesi ve dijital platformlarda ortak içerik üretimini teşvik etmesi bu bakımdan stratejik bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.

Ortak tarih bilincinden ortak gelecek vizyonuna

Shayxov’un konuşmasında öne çıkan bir diğer husus, Türk dünyası devletlerinin siyasi bağımsızlıklarını ve egemenliklerini korurken ortak çıkarlar doğrultusunda hareket etmelerinin gerekliliğiydi. Bölgesel ve küresel güç mücadelelerinin ülkeler arasındaki güveni zayıflatmasına izin verilmemesi gerektiğini belirten konuşmacı, ortak önceliklerin belirlenmesini ve iş birliğinin kalıcı kurumlarla güçlendirilmesini savundu.

Konuşmasını Ankara’dan yükselen sesin barış, dayanışma, kalkınma ve adaletin sesi olması gerektiğini ifade ederek tamamlayan Shayxov, Türk dünyasının ortak iradesinin somut projeler ve iş birlikleriyle desteklenmesi çağrısında bulundu.

Ankara’da düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu, farklı ülkelerden gelen katılımcıların değerlendirmeleriyle Türk dünyasının geleceğine ilişkin önemli fikirlerin paylaşılmasına imkân sağladı. Özbek gazeteci Qamariddin Shayxov’un konuşması ise bu tartışmalara medya diplomasisi ve stratejik iletişim boyutunu ekledi.

Bugün Türk dünyasının önünde bulunan temel meselelerden biri, ortak tarihini ve kültürel değerlerini geleceğin iletişim araçlarıyla buluşturabilmektir. Bu hedefe ulaşmanın yolu, ortak bir dil ve kültür bilincinin yanında, ortak bilgi üretiminden, güçlü medya iş birliklerinden ve karşılıklı güvene dayalı iletişim ağlarından geçmektedir.

Ankara’dan yükselen mesajın özü de burada yatmaktadır: Türk dünyası kendi tarihini, kendi değerlerini ve geleceğe ilişkin hedeflerini kendi sesiyle anlatabilmeli; küresel gelişmeleri yalnızca izleyen değil, kendi öncelikleri doğrultusunda katkı sunan bir aktör olarak konumlanmalıdır.