a
  • Haberyum
  • Genel
  • Türk Devletleri Teşkilatı ve Semerkant Zirvesi

Türk Devletleri Teşkilatı ve Semerkant Zirvesi

SSCB’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan yeni Türk Devletleri bir taraftan Sovyet sonrası oluşan yeni dünya düzenine adapte olmaya çalışırken diğer taraftan ortak tarih, medeniyet, etniste ve coğrafya paylaştıkları büyük Türk ailesi içinde nasıl konumlanacakları hususunda görüşmeler başlatmışlardır.

SSCB’nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan yeni Türk Devletleri bir taraftan Sovyet sonrası oluşan yeni dünya düzenine adapte olmaya çalışırken diğer taraftan ortak tarih, medeniyet, etniste ve coğrafya paylaştıkları büyük Türk ailesi içinde nasıl konumlanacakları hususunda görüşmeler başlatmışlardır. Bu çerçevede 1992’de, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesi” ileri yıllarda da devam ederek Azerbaycan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen 9. Zirve’de Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından imzalanan Nahçivan Anlaşması ile “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi” kısaca “Türk Konseyi” oluşturulmuştur. Böylece forum şeklinde devam edegelen Zirveler kurumsallaşarak daha üst düzey bir yapıya kavuşturulmuştur. Karabağ Zaferinin oluşturduğu olumlu atmosferin de etkisiyle Kasım 2021’de İstanbul’da gerçekleşen 8. Zirvede “Türk Konseyi”, “Türk Devletleri Teşkilatı” (TDT) adını alarak daha üst düzeyde yeniden yapılandırılmıştır. Böylece realist bir şekilde yeniden yapılandırılan Türk Devletleri Teşkilatı ilk zirvesini 11 Kasım 2022 tarihinde Türk-İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden olan tarihi Semerkant şehrinde yapılmıştır. Böylece 30 yıllık tarihi süreç içinde Zirveden Teşkilata dönüşen bu somut irade Ankara’da yolla çıkmış, Nahçivan’da mayalanmış, Karabağ zaferiyle dirilmiş, İstanbul Zirvesiyle kurumsal bir yapıya kavuşmuş ve Semerkant zirvesiyle yeniden şahlanma dönemine girmiştir. 

Dünya’nın yoğun bir güvensizlik yaşadığı bir dönemde “Türk Medeniyeti İçin Yeni Dönem: Ortak Kalkınma ve Refaha Doğru” dostluk ve güveni telkin eden temasıyla 11 Kasım’da Semerkant’ta yapılan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesinde Devlet başkanları çok önemli açıklamalarda bulunmuş ve ortak iradeleriyle tarihi kararlar alınmıştır. Bu kararların başında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gözlemci ülke olarak tanınması olmuştur. Bu tarihi kararla, KKTC’nin TDT’ye gözlemci ülke statüsü verilmesi, Türk Devletlerinin KKTC ile doğrudan ilişki kurmasına ve tanıma giden yolun açılmasına neden olabilecektir. Bu Zirvede dikkat çeken bir önemli durum da Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in dış Türkler ilgi beyanı olmuştur. Aliyev, zirvede yaptığı konuşmada Türk dünyasının sadece bağımsız Türk devletlerinden oluşmadığının altını çizerek, TDT üyesi ülkelerin dışında yaşayan Türk soyluların hak, güvenlik ve milli kimliklerinin korunması, asimile olmamaları gibi konulara artık teşkilat bünyesinde önem verilmesinin zamanının geldiğini ifade etmiştir. Azerbaycan sınırları dışında yaşayan 40 milyon Azerbaycanlının büyük çoğunluğu ana dillerinde eğitim almak hakkından yoksun bırakıldığını söyleyerek isim vermeden İran’ı uyarmıştır. Bu çıkışı ile Aliyev, TDT’ye üye ülkeler dışında yaşayan Türklerin de haklarını koruyan önemli bir misyon yüklemiştir. Zirvede ekonomik ve sektörel iş birliğinin derinleştirilmesine karar verilmiş olması da önemli bir karar olmuştur. Hali hazırda üye ülkelerin kendi aralarındaki ekonomik işbirliği düzeyi mevcut potansiyelin çok altındadır.  Bu kapsamda atılan en önemli adım “TDT Ticaretin Kolaylaştırılması Stratejisi”nin kabul edilmesi olmuştur. Bu stratejik adım ileride serbest Bölge ve Gümrük Birliğine gidecek bir adım olarak değerlendirmek mümkündür. Ayrıca Türk Dünyası Yatırım Forumu’nun kurulması girişiminin hızlandırılmasına karar verilmiştir.

Semerkant Zirvesi sonrasında yayınlanan bildiride çok önemli hususlara yer verilmiştir. 103 maddeden oluşan Bildiri “Siyaset, Dış Politika ve Güvenlik Konularında İş Birliği”, “Ekonomik ve Sektörel İş Birliği”, “İnsandan İnsana İş Birliği”, “Türk Dünyasında Kurumsal İş Birliği”, “Üçüncü Taraflarla İş Birliği” ve “Teşkilat Konuları” ana başlıklar halinde gruplandırılmıştır. 

Siyaset, Dış Politika ve Güvenlik Konularında İş Birliği başlığı altında üye ve gözlemci ülkelerin siyaset, dış politika ve güvenlik alanlarında iş birliği konuları ele alınmıştır. Bu çerçevede “Türk Dünyası Vizyonu-2040” uygulamaya geçirilmek üzere “2022-2026 TDT Stratejisi” kabul edilmiş, Semerkant “Türk Dünyası Medeniyet Başkenti” ilan edilmiş, KKTC, TDT Gözlemci Statüsü verilmiştir, Hazar Geçişli Uluslararası Doğu-Batı-Orta Koridorunun potansiyelinden yararlanılması konusunda aktif işbirliğine gidilmesi hususunda görüş birliğine varılmış, Azerbaycan ile Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine vurgu yapılmış, Kırgız-Tacik sınır meselesinin uluslararası hukukun temel ilkeleri doğrultusunda barışçıl bir çözüm bulma çabalarına desteklenmiş, Afganistan’a insani yardım çabalarını desteklenmiş, terörizm ve radikalizmle mücadelede işbirliğine gidilmesine ve Ortak çıkarları ilgilendiren güvenlik konularında yakın eşgüdüm ve iş birliğinin sağlanmasına karar verilmiştir.

Ekonomik ve Sektörel İş Birliği başlığı altında ise ekonomik ve sektörel alanda işbirliği alanları ele alınmıştır. Bu kapsamda atılan en önemli adım “TDT Ticaretin Kolaylaştırılması Stratejisi”nin kabul edilmesi olmuştur. Bu stratejik adım ileride serbest Bölge ve Gümrük Birliğine gidecek bir adım olarak değerlendirmek mümkündür. Bu eksende Kazakistan’ın, Türk devletleri arasındaki ekonomik iş birliğini ve bağlantılılığı güçlendirmek amacıyla Türkistan’da Türk Devletleri için “TURANSEZ” özel ekonomik bölgesini kurma daveti desteklenmiştir. Ayrıca Türk Dünyası Yatırım Forumu’nun kurulması girişiminin hızlandırılmasına karar verilmiştir. Üye Devletler arasında dijital ekonomi ve 4. sanayi devrimi alanlarında işbirliğinin güçlendirilmesinin önemini vurgulanmıştır. Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridorundan tam istifade için birlikte hareket edilmesi karara bağlanmıştır.

İnsandan İnsana İş Birliği alanında dini liderlerin dinler arası, kültürler arası ve medeniyetler arası diyalogu teşvik etme çabalarını desteklenmesi, üye ülkelerin ilgili kurumlarını “Türkçe Konuşan Diasporalar Ortak Faaliyet Stratejisi” ve yıllık “Türk Diasporaları Ortak Eylem Planları” temelinde iş birliği ve koordinasyonlarını artırmaları, Türk Devletleri ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Türk toplulukları arasındaki kültürel, dilsel ve sosyal bağların güçlendirilmesi, kamu kurumları, STK’lar, medya kuruluşları, akademisyenler, karar alıcılar ve kanaat önderleri dâhil olmak üzere ilgili makamlar arasındaki bağları ve koordinasyonu güçlendirmek ve uluslararası alanda dezenformasyonla başarılı bir şekilde mücadele etmek ve kamuoyunu doğru bir şekilde bilgilendirmek için yeni iş birliği fırsatları yaratmak amacıyla, başta kamu diplomasisi iletişimi ve medya alanlarında olmak üzere birbirleriyle iş birliği yapmaları konuları ele alınmıştır. 

Sonuç olarak, Türk Devletleri, etnik, tarihsel ve kültürel açıdan aynı kaynaktan beslenmekte, coğrafik ve ekonomik açıdan doğal ortak bir yapı söz konusudur. Türkiye dışında hali hazırda Teşkilatın tüm üyeleri eski Sovyet ülkesi olup, Sovyet döneminde uzun müddet aynı birlik içinde yaşamış ve bu Birliğin idari ve ekonomik kültürüyle müesseseleşmişlerdir. Bu doğal olarak birçok olaya aynı bakış açısıyla yaklaşmalarını sağlamıştır. Yine bu cumhuriyetler birçok alandaki avantajları ve sorunları da benzer yapıdadır. İşte bu durum ikili ilişkilerin kolaylıkla gelişmesine ortak zemin oluşturmaktadır. Bu şekilde kurulacak ilişkinin zemini daha sağlam olduğu için bu şekilde kurulan bir ilişkinin Teşkilatın politikası haline gelmesi daha kolay olacaktır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Yağmur Sarnıç’tan skandal iddia: 6 polis her yerimi elleyip taciz etti