a

Tarıma teşvik ama doğru yöntemle!

Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca devlet teşvikleri hep tartışma konusu olmuştur. Devlet iyi niyetle üretim artsın, sanayileşme artsın, ticaret artsın diye sık sık teşvik paketleri çıkarsa da niyetli akıbet her birbiriyle çelişir olmuş durumda.

Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca devlet teşvikleri hep tartışma konusu olmuştur. Devlet iyi niyetle üretim artsın, sanayileşme artsın, ticaret artsın diye sık sık teşvik paketleri çıkarsa da niyetli akıbet her birbiriyle çelişir olmuş durumda.

Şimdi çok daha iyi anladık ki, en önemli stratejik konumuz tarım. Evet sanayi çok önemli, turizm önemli, teknoloji önemli ancak hepsi dönüp dolaşıp sofraya gıdaya geliyor nihayetinde.

Teknoloji ve sanayileşmeye sonuna kadar destek olmalı devlet, teşvik etmeli. Ancak daha ileri bir teşviği de tarım için yapmalı.

Lafı eğip bükmeye gerek yok. Son yıllarda beton lobisi bu saydıklarımızın hepsinin önüne geçmiş durumda. Teşvikler noktasında da çok etkili oluyor. Ancak beton demek aynı zamanda rant da demek tabi. Teşviklerin bu yöne ağırlık verilmesi de ranta ağırlık verilmesini de anlatıyor aynı zamanda.

Hükümet piyasaları canlı tutmak, iş ve istihdam olanaklarını sürdürmek için yani yine iyi niyetle yapıyor bunu hiç kuşkusuz. Ancak teşviklerin önemli bir kısmının lobilerinin kuvvetli olması nedeniyle buraya yönelmesi çok da gelecek için doğru bir karar sayılmaz.

Büyük teşviğin tarım üretimine ve tarım sanayiine yapılması, hatta kooparatiflerin yeniden canlandırılarak, güçlendirilmesi şart. Bunun için de sadece Tarım Bakanlığı yetmez. Yerel yönetimler ve ilgili bakanlıkların birlikte hareket etmeleri şart.

Kağıt üstünde teşvikler ve projelerle bu iş olmuyor anlıyoruz. Çok kez denenmesine rağmen, teşviki çakallar alırken, köylü ve üreticinin zayıfladığını teşviklerden daha az yararlandığını görüyoruz. Kentlerde nüfus artışının önlenmesi çok önemli. Bunun için de köylerde belli standartların oluşturulması,hatta grup köyler uygulamasıyla sosyal hayatla ilgili adımlar atılması gerekiyor.

Köye dönüş ve köyde yaşama ve çalışma şartıyla bu alanda cazip koşulların oluşturulması önemli. Örneğin grup köyler uygulaması ile ilk orta ve liselerin yaygınlaştırılması önemli. Yine sağlık kuruluşlarının tesis edilmesi oldukça elzem. İnsanların kentlere göçünü kolaylaştıran en önemli sebeplerin başında hiç kuşkusuz bunlar geliyor. Tabi şehirdeki sosyal yaşamı da yabana atmamak lazım.

Tüm Türkiye’de ekilebilir arazilerin belirlenerek tarım planlaması yapılması ürün planlaması yapılmasıyla üreticinin kazancını birkaç misli artırmak mümkün. Bu sadece planlama ile olacak olan. Üstüne teşvikleri de eklediğinizde daha iyi bir yaşamı sağlamak mümkün. Örneğin, devlet süt üreticisine teşviki getirdiği süt litresi başına verse. Misal bugünkü rakamlarla 10 liraya alsa, tüketiciye atıyorum 8 liraya satsa. Aradaki 2 lira hadi masrafını da koy 4 lira bu alanda teşvik olarak kabul edilse süt üretimi ve kullanımı da artacaktır.

Anadolu’da insanlar güzel bir eve bir araba ve haftada bir de olsa yakın şehre gidip sosyal ihtiyaçlarını yapacak konuma gelirse, evlatlarının okumasından ve sağlık hizmetleri noktasında eksik olmayacağını bilse daha kolay tarıma yönelir. Nüfusun yüzde 93’ü kentlerde yaşarken tarım sorununu çözmenin imkanı yok. O halde belki de bir dönem siyasilerin ortak söylemi olan köykentler kurup burada da insanlara insanca yaşam fırsatı verilirse sorun kökünden çözümlenebilir.

İyi de bunu sağlayacak para nerde? Soru bu değil mi? Çözüm içinde saklı zaten. Şehirleri gereğinden fazla büyütmezseniz ki nüfus almayı bırakıp nüfus kaybederlerse bu mümkün o zaman şehirlerdeki dev yatırımları yapmak zorunda kalmazsınız. Yani büyük şehirlerin büyük sorunlarını çükültürseniz, küçük yerlerin sorunlarını çok daha ekonomik olarak çözersiniz.

Bunun için profesör olmaya da gerek yok. Tabi bunun öncelikle bakanlıklar arasında işbirliği ve Ankara bürokrasininin hareketlenmesiyle olacağı su götürmez.

Bugün ülkeyi yöneten vizyonu olan proje odaklı bir Cumhurbaşkanı yönetiyor. Gerçekçi bir projeyi önüne koyduğunuzda heyecanla sarılan bir devlet başkanına sahipken, bu treni kaçırmamak lazım.

Bugün ülkemize yapılacak en büyük hizmet tarımı ayağa kaldıracak teşvikleri ve projeleri ortaya koymaktır.
Sizce de öyle değil mi

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Yangın bölgesine gitmek isteyen Kılıçdaroğlu’nun uçağına iniş izni verilmedi