fbpx
a
reklam bursa seo hizmetleri

Siyasette işler ‘döner’ gibi dönmüyor!…

Siyasette hiçbir şey tesadüf değildir. Bir şey vuku buluyorsa o şeyin önceden planlandığından emin olabilirisiniz…

Hemen her dönem ve yine hemen her siyasi partinin her nedense bir ‘Şahin’i bulunuyor.

Ayırt etmeksizin, iktidarında da, muhalefetinde de mevcut.

Bursa yerel siyasetinin de bir ‘Şahin’i var…

Siyasetle ilgili hemen herkesin bildiği, tanıdığı bir Şahin!..

Önce tarihi bir öngörüyü paylaşmak isterim;

“Siyasette hiçbir şey tesadüf değildir. Bir şey vuku buluyorsa o şeyin önceden planlandığından emin olabilirisiniz…”

ABD eski Başkanlarından Franklin Roosevelt bu cümleyi kurarken, muhtemeldir ki hiç zorlanmamıştır.

Yaptığı bu öngörü, altı çizilerek günümüze kadar sözüm ona bazı siyasi figürler sayesinde her dönem geçerliliğini korumakta.

Elbette, Başkan Roosevelt’e haksızlık etmek istemem.

Öngörüsüne de katılanlardanım.

Bu öngörü bizde sanki biraz tersinden işliyor gibi geliyor.

Hani, bazıları için ‘hasbelkader’ veya ‘tesadüfen siyasetçi olmuş’ denilenler bugün de aramızda yaşamakta.

Bu bir gerçeklik ve tüm çıplaklığıyla bugün de bir tiyatro sahnesi gibi önümüzde duruyor.

Gelelim bizim Şahin’e…

Bizim Şahin, tesadüflerini önceden hazırlamış, siyasi yolculğuna da tesadüfen çıkmış gibi görünüyor.

‘Sağ gösterip sol vurmada da üstüne yoktur’

Yaşadığı ve yaşattığı siyaseten bunu anlıyoruz.

Vermiyor işte mabut zorlama artık Şahin…
Zordur siyasette paran ve kitlen varken bir şey olamamak. 

Çabalarsın ama olmaz işte. 

Vermeyince mabut neylesin Şahin Sevinç…
AK Parti’de siyasete soyunacaksın, hayallerine ulaşmanın oldukça güç olduğunu anlayınca, şahinliğin kabaracak.

Kendine uygun siyasi bir kapı arayışın seni CHP ile buluşturacak.

Kapıldığın siyasi ihtirasına, onurla taşıman gereken, etnik kimliği siyasetine alet etmekten çekinmeyeceksin.

Malum, Kürt kimliği CHP’de revaçta.

Sen de kısa yoldan kolay sandığın CHP’ye geçiş yolculuğuna başlayacaksın.

Öyle ya, bir çok şehrimizde olduğu gibi Bursa’da da çok değerli Kürt kökenli yurttaşlarımız var.

CHP’den milletvekili olmak daha kolay göründü uzaktan.

Tıpkı davulun sesinin uzaktan ele hoş ele hoş geldiği gibi. 

Hayırlı olsun.

Da…hiç olmadı, Şahin Sevinç. Hiç yakışık almadı. 
Demem o ki; öyle kafe lokanta yönetmek gibi değil siyaset yapmak. 

Öyle kebap kesip, müşteri ağırlamakla olmuyor bu işler.

Siyasette, işler ‘döner’ gibi dönmüyor!..

İşte sen bunu anlayamamışsın. Şahin Bey!
Öyle dün geldin ya ‘Hoş geldin’ derler de,

Sonrasında, ‘Buyur koltuk senin diyen olmaz tabi.

Oysa, ne güzel hayallerle gelmiştin.

Mesela; Yıldırım Belediye Başkanlığı koltuğu

Ne de çok yakışır bana’ diye düşünmüşsündür ihtimal. 

Dedim ya, öyle rüyalara dalmakla da olmuyor.

Şahin Bey. 

Şahin’sin, beysin, eyvallah. İtirazımız da yok zaten. Olamaz da.

Olmadığını sen de yaşayarak görmedin mi?
Son seçimde örneğin. 

Nasılda inanmıştı kendisini aday edeceklerine. Kürt seçmenlerin oyuyla ne de güzel otururum ben o koltuğa hayalleri kurarken güvendiği dağlara kar yağıverdi birden.

Neyse ki, tüm emeklerine karşılık ‘Koltuk esirgeyen’ CHP Yıldırım Belediye Meclis Üyeliği’ni ‘bonus’ olarak takdim etmiş oldu kendisine.

Oysa, Şahin beyin gönlü zengin, hedefi büyük, gözü ise yükseklerde.

‘Büyük Koltuk’ ihtirası onu yeni maceraların kahramanlıkları yolculuğuna çıkaracaktı.

Öyle de yaptı. Yapıyor da.

Baktı ki koltuk böyle gelmeyecek ‘siyasi şov dünyası beni bekliyor diyerek atıldı ortaya.

Nerede olay, Şahin Sevinç orda. 

Bir gün zabıta tokatlıyor, bir gün iktidara posta koyuyor Şahin bey. 
Ama yetmez!
(İlahi Şahin Bey kimden alıyorsun bu akılları bir de hele biz de bilelim.)
Neyse birileri kulağına fısıldıyor Şahin beyin. 

Yav belediye meclislerinde ver coşkuyu. 

Millet seni izliyor bonusları toplayıver. 
Yol gösterilmiş, sufle yapılmış, tiyo verilmiş!..

Şahin beyi tutana aşk olsun. 

Çıkıyor sahneye. On kaplan kükremesi kadar güçlü ses çıkaran Şahin Sevinç hem Büyükşehir hem de Yıldırım Belediye Meclisi’nde başlıyor şova, 

Bir iki üç…
(Nasıl gaza geldin sen Şahin Sevinç?)
CHP’de en kolay yapılan siyasetin etnik köken, dini inanç ve felsefi tercih gibi argümanların prim yaptığı minvalinde  bir hataya saplanıyor.

Öyle olmadığını, olamayacağını da yaşayarak görecek.

Çünkü siyaset asla ve asla böyle argümanları kabul etmez, affetmez.
(Ya sana yedirirler mi Yıldırım’ı Şahin bey?)
Yıldırım Belediye Meclisi’nde kalkıp aklını kebaba banmış gibi provokasyon yapmaya kalkmasın mı Şahin Sevinç…
Konya’da iki aile arasındaki husumetin sonucu yaşanan ‘vahim olayın’ (katliamın) Kürt-Türk ayrımı gibi lanse edip birde üstüne meclisi kınama aklını nereden aldın sen Şahin Bey?

Bu nasıl bir siyasi ihtirastır.

Vicdan kabul etmez, siyasi ahlak kabul etmez, insanlık kabul etmez.

Billahi ayıp billahi günah. 

Üstelik Kürt vatandaşlara da derin bir hakaret olmalı. 

Yanlışını kapatmak içinde kargaları güldürecek açıklamalar yapmışsın. 
Kargalarla yarenlik ediyorsun, onlarda kılavuzluğun hakkını veriyor gibi bir his oluşuyor. 

O kılavuzlardan ıkına ıkına anca bu kadar çıkıyor. 
Zararın neresinden dönersen kardır sözünü esnaf olarak en iyi sen anlarsın. 

Gel şu siyaset işini bir daha düşün. 

Zorlama kendini. Olmuyor bak.

Dimyat yoluna çıkmadan daha elindeki bulgura kargalar üşüşüyor. 

Görmüyor musun?
Vermiyor mabut  zorlama artık Şahin bey…

Siyaset kapısını AK Parti ile aç. 

Baktın olmuyor. Umut yok. 

Yüz bulamayınca rotayı değiştir.

CHP ile yeni mevzilere yolculuk yap.

Sağ gösterip sol vurmada da üstüne yok.

Umutsuz olma, daha çalınacak kapı bitmedi.

Ne de olsa ‘rüştünü’ ispatladın.

************************************************************

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Kararsızlar, ‘İktidara değiş’ diyor!..

HIZLI YORUM YAP