fbpx
a
reklam

Şartlar ne olursa olsun sen ülkenden yana ol!

Ne diyordu Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı’nda… Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı… Hayatın doğal akışına ters bir durumu yaşıyoruz bir kaç aydır. Ortada bir neden yokken döviz alıp alıp başını gidiyor.

Ne diyordu Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı’nda… 

Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı…  

Hayatın doğal akışına ters bir durumu yaşıyoruz bir kaç aydır. 

Ortada bir neden yokken döviz alıp alıp başını gidiyor. 

Bu özgür kız ayaklarının başına bir iş açacağı belliydi birilerinin ama ucuz şark kurnazlığından da vazgeçemiyorlar ne yaparsın. 

Başından beri devletimize ve hükümetimize inancımızın tam olduğunu kendilerine güvendiğimizi biz açık açık söyledik. 

Zaten devletimizin yanında olmayacağız da çakallık peşinde olan millet düşmanlarının mı yanında olacağız Allah aşkına. 

Bir kaç gün önce kaleme aldığım “Herkes Aynı Fikirdeyse Hiç Kimse Yeterince Düşünmüyor Demektir!” başlıklı makalemde anlatmıştım. 

Alttki link’i tıklatarak ulaşabilirsiniz. 

https://haberyum.com/herkes-ayni-fikirdeyse-hic-kimse-yeterince-dusunmuyor-demektir/

Özetlersek, yıllardır aynı yöntemleri kullanarak hep aynı sonucu aldık. 

Hep devlet olarak da millet olarak da zarar gördük. 

Her zaman kitaptaki kurallara uyarak menfi sonuç alınmıyor. Zaten kitaptaki kral kaidelerde birilerinin yazdığı birilerinin uyguladığı sistemler. 

Dün de güvendik devletimize bugün de güveniyoruz.

Devletin başında ömrünü millete harcayan Recep Tayyip Erdoğan’a da güvenimiz sonsuz. 

Başından beri paramıza sahip çıkacağız, ezdirmeyecek yok etmelerine fırsat vermeyeceğiz diyen milleti de milli paraya sahip çıkmaya davet eden Erdoğan’a, Türkiye ayağa kalkıyor diye çok kez farklı yöntemlerle darbe girişiminde bulundular. 

Son girişim ekonomik oldu.

Yine yıkamadılar. 

Devlet millet el ele verince ülke seyranlık oluyor. Gel keyfim gel. Keyfi kaçanlara Kızılay sodası verin arkadaş. İyi gelir hazmı kolaylaştırır. 

Dolar artıyor diye bir tek zil takmadıkları kalmıştı. Hükümet deviriyor her gün akıl dışı senaryolarla milletin içini karartıyorlardı. Ama onların hesabı varsa hükümetin de bir hesabı vardı. Önce asgari ücretle şoke etti bu arsızları Erdoğan. 

Öldük bittik edebiyatı yaparken, yav niye yükselttiniz bak işsiz kalacaklar insanlar demeye başladılar. Bunlar kadar iyi dönen rüzgâr gülüne rastlamam da zor. 

Devlet bunlara da yer göstersin belki elektrik enerjisi üretirler de bir faydaları olur. 

O tartışmalar sürürken bir yandan da dolar 25 lira olacak 30 lira olacak. Türk parası pul oldu bilmem ne diyip durdular. 

Onlar öyle derken Erdoğan, ekonomimize de paramıza da güvenin. Bu savaştan da zaferle çıkacağız demeyi sürdürüyordu.Erdoğan’ı çok sevdi bu millet. Biliyordu ki Erdoğan ne yapıyorsa milleti için yapıyor. 

Halkın büyük kısmı bu kerkenezler yerine pek tabiî ki devlet başkanlarına yani Erdoğan’a güvendiler. 

Ve önceki akşam yapılan bakanlar kurulu toplantısının ardından kaos bekleyenlere Osmanlı tokadınıyapıştırı verdi Erdoğan.

Bir saatte 18 küsurdan 14 liraya dün sabah 11 liraya kadar gerileri dolar. Dolar düşerken kaosçularla-Sarosçular televizyonlarında ağlıyordu.

İnanamadılar. Kendi yalanlarına, inandırdıklarını sandılar milleti ama bir tokat da milletten yediler.

Bildiğimiz TÜSİAD dışında arkalarında kimse olmadığını bir acı tecrübe ile test ettiler bir kez daha. Limon verin bu arkadaşlara ayılsınlar.

Soğuk gazozları da hazır edin uyanınca birer tane içsinler. 

Vay anam vay…

İki gündür millet seviniyor.

İki gündür Sorosçularla bozguncular ne yapacaklarını bilemiyor. 

Öyle akıllarını kaybettiler ki dolardaki düşüşün millete zarar olduğunu savunacak kadar akıllarını kaybettiler. 

Çıkarken millet zararda inerken millet zararda. Hiç mi matematik öğretmediniz bu kerkenezlere.

Kurt sürüye çoban olsa yapmaz böyle taksim. Yıllarca yüksek faizle milletin ve devleti sömürenlere tarihin ikinci tokadını vurdu Erdoğan. 

İlkini Erbakan Hoca vurmuştu ama o dönem vesayet oldukça güçlüydü ve ordunun içinde milli olmayan unsurlar, yargının içinde milli olmayan unsurlar ve dahi siyasetin içindeki milli olmayan unsurların darbesiyle karşı karşıya kalmıştı. 

Sonra Erdoğan geldi.

Hepsinin ederi kadar değeri oldu. Öyle sinerek değil baş kaldırarak milletin hakkını hukukunu öne aldı. Vesayetçileri tasfiye ederken, milleti ve devleti hedef alan tüm odakları teker teker yok etti. 

Ve son olarak sıra faizle rantla ayak oyunları ile milleti sömüren tosuncuklara geldi. Son darbe kur üzerinden darbe yapanlara geldi. 

Türk devleti önündeki engelleri teker teker kaldırıyor. Dünya devleti olma yolunda, tam bağımsızlık yolunda artık engel bırakmıyor. Ne yapsalar boş, Erdoğan oyunlarını bozuyor. 

Şimdi tosunların önünde iki yol var. Ya milletle geliri paylaşacaklar ya da millet hak ettiğini söke söke onlardan alacak. Sorusun çocukları değil milletin evlatlarının dediğinin olduğu bir dönemdeyiz artık. 

Ya bu deveyi güdecekler ya bu diyardan gidecekler başka da bir seçenek yok. Abdurrahim Karakoç üstadın o muhteşem dörtlüğünde olduğu gibi, 

“Beden ölür, çürür, cana bakın siz. Kim kiminle yürür, ona bakın siz. Bırakın dönsün dönme dolaplar.Haktan hakikatten yana bakın siz.”

Haktan hakikatten milletten yana davranan, zalima karşı baş kaldıran asla kaybetmez.

Doğruların arkasında yaratanın gücü ve desteği var.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Eşsiz şehre değer katan cesur adımlar!

HIZLI YORUM YAP