fbpx
a
reklam
  • Haberyum
  • Bursa
  • Nosab Başkanı Erol Gülmez’den önemli açıklamalar…

Nosab Başkanı Erol Gülmez’den önemli açıklamalar…

Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, katıldığı bir YouTube programında

Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, katıldığı bir YouTube programında önemli açıklamalarda bulundu. Gülmez, “Dünyada en ucuz asgari ücret ve işçiliğin olduğu Çin’de, bu rakam şu an 345 dolar civarında. Türkiye’de ise 260 dolar civarında. Bir işveren olarak söylüyorum; asgari ücret en az 5 bin TL olmalı” dedi.

NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, katıldığı bir YouTube kanalında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Asgari ücretten döviz kuruna, OSB yasasından iklim değişikliğine kadar pek çok önemli konuda açıklamalar yapan Gülmez, gençlere tavsiyelerde de bulundu.

Asgari ücretin en az 5 bin TL olması gerektiğini söyleyen Gülmez, “İşveren olarak bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. Bildiğiniz gibi asgari ücretle çalışan bir insanın kirası var, yetiştirmesi gereken çocukları var ve çoğunlukla da eşleri çalışmıyor. Bu nedenle asgari ücretlinin teknik olarak geçinmesine olanak yok. Bu rahatlatılmalı. Çünkü bu işteki performansına da yansıyacaktır. Biz ileri teknoloji üretip bunu satan bir ülke değiliz. Asgari ücret net 5 bin TL olduğunda biz bunun vergiden de arındırılması gerektiğini düşünüyoruz. Ülke olarak ihracatımızı arttırmayı hedefliyorsak, cari açığımızı kapatmayı düşünüyorsak bizim de dünyadaki rakiplerimizle yarışabilmemiz için asgari ücret üzerindeki vergilerin kaldırılması lazım. Eğer böyle olursa istihdamda sorun olmaz” diye konuştu.

“Sadece kur değil, her şey artıyor”

Döviz kurunun son dönemlerdeki artışını da değerlendiren Gülmez, “Teknik olarak bu durum ihracatçıyı memnun ediyor gözükse de maalesef bundan ihracatçı da faydalanamıyor. Şöyle örnek vereyim; ben işletmemin birinde yüzde 80 ihracata çalışıyorum. Buna rağmen işletmelerimde zarar ediyorum. Sebebi şu; 1 yıl önce metal fiyatlarının tonu 630 dolar civarındaydı ancak şu an tonunu 1200 dolara alıyoruz. İhracat da yapsak bizim paramızı tahsil süremiz en az 90 gün. Ben parayı tahsil edip yeniden hammadde almaya kalktığımda 800 dolar oluyor. Yani sadece kur değil, her şey artıyor. Yani ürettiğimiz malların yerine yenilerini koyamıyoruz. Bizim en büyük girdilerimiz hammadde, işçilik ve enerji. Özellikle proses yapan firmalar enerji girdisinden büyük ölçüde etkileniyor. Enerjide artışlar olur, ancak bu kadar kısa sürede bu kadar hızlı bir şekilde olmamalı” dedi.

“İmkân varken temiz enerjiden faydalanmak lazım”

İklim değişikliğinin iş dünyası için önemli olduğunu dile getiren Gülmez NOSAB olarak bu konuda önemli adımlar attıklarını ifade etti. Gülmez sözlerini şöyle sürdürdü: “Maalesef teknolojinin ve tüketimin çok hızlı ilerlemesi dünya kaynaklarını hızla tüketmemize sebep oldu. Çevreyi kirlettik. Bizler giysilerimizi giydiğimiz ve arabalarımıza bindiğimiz müddetçe, dünya kaynaklarını tüketmeye devam edeceğiz. Dünya kaynaklarını daha az tüketecek teknolojilere dönmeliyiz. Enerji konusunda örneğin güneş ve rüzgâr enerjimiz var. Bu yeşil mutabakatla müşteriler üretilen ürünün ne kadarının temiz enerji ile üretildiğini görmek isteyecek. Biz geçen yıl enerji alımı anlaşması yaparken bunu öngörmüştük. Hatta 4 organize sanayi bölgesi toplu alım yapmıştık. Biz NOSAB olarak bu şartı koymuştuk. Yeni yasa ve yönetmeliklerle de sanayicinin, bireylerin temiz enerji kullanımının önü açıldı. Önümüzdeki süreçte NOSAB’da hizmet binalarımızın, arıtma tesisimizin çatılarını güneş panelleriyle kaplayıp, kendi enerjimizi üretmek için adım atmak istiyoruz. Bu yönde çalışmalar yapıyoruz. 2022’de bu konuda ilk adımı atacağız. Sonra da sanayicilerimize bu konuda rehberlik edeceğiz. İmkân varken temiz enerjiden faydalanmak lazım.”

“Eğitimde köklü bir değişim lazım”

Türkiye’de eğitim sorununun uzun yıllardır çözülemediğini, buna ek olarak meslek liselerinin öneminin gittikçe azaldığını ifade eden Gülmez, “Ben teknik öğretmenim. Bizim dönemimizde mesleki eğitimde 1. sınıfı bitiren bir öğrenci mesleği ile ilgili tüm şeyleri biliyordu. Şimdi öyle değil. Bırak 1. sınıfı, öğrenci bulamıyoruz çünkü meslek liseleri artık tercih edilmiyor. Maalesef gelen stajyerlerimiz kaynak yapmasını dahi bilmiyorlar. Bu durum sadece ortaöğretimde değil üniversite düzeyinde de böyle. Eğitimde köklü bir değişim lazım. Eğitimin doğru planlanması sanayi için çok önemli. Örneğin, ülkenin yıllık bin tane mühendise ihtiyacı varsa bu üniversite enflasyonunda 10 bin tane mezun veriyorsunuz. Her alanda böyle bir fazlalık var. E böyle olunca da üniversite mezunlarında işsizlik oluyor. Bu sorun eğitimin ihtiyaca göre planlamasıyla hallolur ancak.” şeklinde konuştu.

Gençlere de tavsiyelerde bulunan Gülmez, “Üniversitede bölüm seçme açısından puanları hangi bölümü tutuyorsa ona gitmemeliler. Sektörleri iyi analiz etmeliler. Eğer ihtiyaç yoksa mesleki eğitime yönelsinler.” diyerek sözlerini noktaladı.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Teleferikte ‘Muhteşem Cuma’ başlıyor

HIZLI YORUM YAP