KARAR TV’de yayınlanan Ortak Akıl programında Taha Akyol ve Mustafa Karaalioğlu’nun sorularını cevaplayan İYİ Parti Milletvekili Erhan Usta, ‘Toplam Faktör Verimliliği’ndeki gerilemeyle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Turgut Özal, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Recep Tayyip Erdoğan üzere önderlerle çalışan emekli ekonomi bürokratı Erhan Usta, çarpıcı açıklamalar yaptı. Ekonomideki sorunun yönetilememe olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın resmi olarak makro ekonomiden bile sorumlu olmadığını söyleyen Usta, demokrasi ve yargı bağımsızlığında gerileme, kurumsallaşmanın bozulması, özgürlüklerin gerilemesinin, kötü yönetimin ekonomiyi nasıl aşağıya çektiğini anlattı.
Erhan Usta canlı yayında şöyle konuştu:
İYİ YÖNETİMLE 2007’DE +2.7 FAZLA BÜYÜDÜK
“Büyümenin kaynakları vardır. Birincisi sermaye yatırımları ve sermaye stokudur. İkincisi iş gücüdür. Üçüncüsü de bunların dışında kalan konulardır ve bu ‘Toplam Faktör Verimliliği’ olarak isimlendirilir. Yani insanların trafikte birbirine sayılı olmasından adalet sistemine, demokrasi ve özgürlüklerden vergi sistemine, kamu yönetiminden kurumsallaşmaya, insanların hoşgörülü olup olmamasından memnun olup olmadıklarına kadar aklınıza ne gelirse bunun içindedir. Bir manada ülkenin nasıl yönetildiğini gösteren bir puandır bu. Zira her şey büyümenin kaynağıdır. Bütçe ve Strateji Başkanlığı’nın AB’ye Iştirak Öncesi Ekonomik Programı’nın 24. sayfasındaki verilere göre 200-2007 döneminde Türkiye’de Toplam Faktör Verimliliği’nin büyümeye katkısı 2,7 puan. Yani başkalarından Türkiye 3 puan büyümüşse 2.7 puan üzerine koyarsınız ortalama büyüme 5.7 olur.”
YÖNETİM ANLAYIŞI DEĞİŞTİ SÜRATLI DÜŞÜŞ BAŞLADI
“2010-2019 döneminde ise ‘Toplam Faktör Verimliliği’nden ortalama büyümeye gelen katkı, 2.7’den 0,6’ya düşmüştür. Bunun eksi olduğu çok yıl var. Şayet kaldırmazlarsa gelecek yıl göreceğiz, Toplam Faktör Verimliliği’nden büyüme eksi olacaktır.”
“Emin olun Türkiye’nin müsamaha ile yönetildiği zamanlarda, iktidarın güçlü ancak siyasi uzlaşmanın olduğu, insanların birbirleriyle konuşabildiği zamanlarda buralardan büyümeye önemli bir katkı gelmiş, bunların azaldığı dönemlerde büyümeye katkı negatife dönmüş.”
RESMİ BELGEDE YÖNETİMİYORUZ İTİRAFI
“Biz sermaye derdi çeken bir ülkeyiz. Çin üzere sermaye problemimiz olmasa, ‘Ben bunların hiçbirini düzeltmem, yatırım yapar büyürüm’ dersiniz. Bizim ise sermaye ve işgücü dışındaki alanları iyileştirirsek lakin büyümemizi artırabiliriz. O yüzden işe ‘güven’le başlamamız, yargı sistemimizi çalıştırmamız lazım. Anketler var ortada. Kaç kişi yargının bağımsız olduğunu söyleyebiliyor.”
“Bütçe ve Strateji Başkanlığı’nın 2018 AB’ye Iştirak Öncesi Ekonomik Programı’da daha can sıkıcı bir öngörü var. Hükümetin kendi öngörüsü. Belgede 2020-2022 dönemi için hükümetin yaptığı projeksiyona göre buradan büyümeye katkı 0.4 puan olacak. Bunu hükümet söylüyor, kendisine bile itimadı yok. Geleceğe ilişkin öngörüsü bile bu türlü. İşler düzelmeyecek diyor Türkiye’de. AB’ye verilen programda ülkeyi kötü yönetiyoruz itirafı yapılıyor.”
