Stephen Hawking teknolojinin hızla ilerlediğini ve yapay zekanın denetimsiz gelişiminin küresel güvenliği tehdit edebileceğini hatırlatmıştı. Bilim insanı, Tam gelişmiş yapay zekanın ortaya çıkmasıyla insanlık için belirsiz sonuçlar doğabileceğini ifade etmişti; AI’nin kendi kendini geliştirebilmesi ve insan zekasını aşan bir hızla yeniden tasarlanması olasılıklarını vurguladı. Bu görüşler, 2015’te BM’ye gönderilen açık mektupta da yer aldı ve uzmanlar arasında tartışmalara yol açtı. Denetimsiz gelişimin uygun kontroller olmadan ilerlemesinin küresel güvenliği tehdit ettiği uyarısı, Hawking’in düşünce dünyasının merkezinde duruyor.
2017’de Wired ile yaptığı son röportajında ise Hawking, “İnsanların yerini makineler alabilir” sözleriyle yapay zekanın iş gücü dönüşümünden öteye geçebilecek bir evrime işaret etti. Bu uyarı, zeka patlaması kavramıyla ilişkilendirildi ve gelecekte bilim kurgu değil olabilecek sonuçlara dikkat çekildi. 2018 yılında yayımlanan Brief Answers to the Big Questions kitabında Hawking, zeka patlaması olgusunun insanlar için potansiyel tehdit olduğunu bir kez daha savundu ve makinelerin zekasının insanlarınkini aşması ihtimaline vurgu yaptı.
Hawking’in yalnızca yapay zekaya ilişkin kaygıları yok; uzaylı medeniyetlerle temas konusunda da dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Gelişmiş uygarlıklara sinyal göndermenin, teknolojik olarak daha güçlü varlıkların dikkatini çekebileceğini ve bunun yenik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Bu uyarı, günümüzde ChatGPT, Gemini ve OpenAI gibi sistemlerin yükselişiyle daha da güncel hale geldi.
Uzmanlar, Hawking’in vizyonunun bugün halen geçerli olduğunu ve kontrolsüz yapay zekâ evriminin insanlık için gerçek bir tehdit oluşturduğunu dile getiriyor. Hawking’in düşünceleri, teknolojinin hızlı ilerleyişi karşısında etik ve güvenlik odaklı politikaların önemini bir kez daha hatırlatıyor.
