Halep’te meydana gelen müdahaleler, SDG ile Türkiye arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşırken Kandil’in talimatlarının çatışmaları tetiklediği yönündeki iddialar dikkat çekiyor.
Gazeteci Abdulkadir Selvi, “YPG’nin Halep’ten temizlenmesi için 48 saatlik operasyonun ardından Kandil’in kalın ve savaş mesajını sürdürdüğü” savını öne çıkarıyor. Selvi, Hürriyet’teki yazısında “öz savunma meşru bir haktır” diyen Kandil’in, Suriye topraklarında devlet savunmasını meşru bulduğunu kamuoyuna nasıl yansıttığını sorguluyor.
Rapora göre Halep operasyonunun Suriye devleti tarafından başlatılmadığı, SDG ile 10 Mart Mutabakatı’nın müzakere edildiği bir dönemde Kandil’in talimatlarıyla saldırılar başlatıldı. Eşreffiye ve Şeyh Maksut mahallelerinden şehir merkezine kadar siviller ve kamu kurumlarına yönelik saldırılar “iç çatışma ve kaos amaçlı” olarak değerlendiriliyor.
Çarpıtmalara karşı eleştiriler sürerken, PKK-YPG’nin Halep’teki kontrolü iki mahallede 10 aydır sürüyor; taraflar arasında müzakere süreci ise ilerliyordu. Kandil’in tutumu, Halep’in boşaltılması konusunda hem geri adım atmıyor hem de yeni saldırıları tetiklediği iddialarını güçlendiriyor.
İmralı Heyeti’nin çağrısı ve Öcalan’ın yönergeleri bağlamında, SDG’nin bu çağrıyı dikkate alıp almadığı konusundaki tartışmalar da sürüyor. Özetle, Halep’teki gelişmelerde Kandil’in etkisi ve SDG’nin rolü, bölgesel güvenlik dengelerini yeniden şekillendirecek nitelikte değerlendiriliyor.
