Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mine Dev
Mine Dev

DİYANET Mİ? İHANET Mİ?

Eskiden, çok eski zamanlardan bir haber yakalayacağım diye 39 takla atardım.

Şefim Ali’ye bırakırdım 40’ıncı taklayı…

Ayıp…

Biz terbiye görmüş, geçirmiş, ustalarına saygı duyan, onların asla ve katiyen önlerine bir adım geçmeyen güzel nesillerdik…

“Eti senin, kemiği benim” misali;

Etim kemiğimle uğraşmazdı şefim, saçlarımı çekerdi şakacıktan.

Yetişemiyoruz artık haberlere…

Patır patır, sapır sapır dökülüyor haber sayfalarına…

Yolsuzluk, skandal, cinayet…

Bu aralar hep Diyanet, hep Diyanet…

Uzun lafın kısası;

Aman…

Ben de uzattıkça uzatıyorum…

Yalnızlık böyle bir şey işte.

İlla konuşacağım…

Ama en çok da kalemimle…

Haber can sıkıcı olduğu için…

Birazcık da olsa ortamı yumuşatmak istiyorum.

Daha doğrusu satırlarımı germek istemiyorum. Gerile gerile…

Neyse, nerede kalmıştık?

Yahuuu!

Daha hazmedemedik Diyanet’teki 270 binlik rüşvetin şokunu.

Aman siz de almayın,

Beyaz atlı, sırma saçlı, badem bıyıklı şövalyenin günahını…

Ne fesatsınız yaaa!

Neden yaptığını biliyor musunuz?

Bilip bilmeden iftira atıyorsunuz.

Şey diyor:

“Bakın, bu bir kirli kumpas!

Düzmece video!

Ben o paraları Mekke’de fakirlere dağıtacaktım.”

Deyince inandık “mı” bizler?

Allah çarpar!

Din adamı, üstelik Diyanet’te görevli…

Her ne kadar inanmak istesek de…

Aklın yolu bir…

Bırak kralın görevini, sen niye üstleniyorsun kardeşim?

Burada gariban mı yok?

Tebrik ederim ama…

Çok acayip sayıyor paracıkları,

Sanırsınız ki darphanede çalışıyor.

16 bin emekli maaşımı 1 saatte okşaya okşaya sayıyorum…

Ama beni en çok hayal kırıklığına uğratan,

Atalarımızın sözü:

“Bal tutan parmağını yalıyor.”

Bal ne ki?

2 kavanoz alana, 5 kavanoz bedava…

Görevli nasıl yalamasın o parmağı?

Bir sürü para okşuyor o parmakları.

Yolsuzluk hadi neyse, alıştık…

Yoksuzluk değil de; aslında “yolluk” olmalıydı adı.

Meclis acil toplantı yapıp bu konuda gündem oluşturmalı ki;

Araya kaynasın…

Meclis tatildeydi, değil mi?

Aman bu çok önemliydi…

Neyse, minarenin kılıfı çoktan hazırlanmıştır zaten.

Peki buna ne kılıf uyduracaklar?

Hadi buyurun, burada oynaşın…

Eskort!

Hem de Diyanet’te.

Her şey beklerdim ama bunu asla…

Bu da bana büyük sürpriz oldu.


Diyanet’teki Eskort Skandalı:

Merkezi Viyana’da bulunan Avusturya Türk Birliği (ATİB) üzerinden yüzbinlerce Euronun kayıt dışı eğlence ve eskort hizmetlerine harcandığı ortaya çıktığı gündeme bomba gibi düştü.

Skandala adı karışan…

B… E… harfi var,

O’nun suçu nedir, henüz anlamadım.

Eeeeeee, aman boş verin…

Asıl biz büyük isimlere odaklanalım, hak ettiler.

Her ne kadar Din Hizmetleri demeye utansam da…

Din Hizmetleri Müşaviri: F.M.K

Ateşe: V.H.E.

M.Ş, A.T ve personel: M.D.

M.D görünce, kalbim pıt diye attı.

Şu isimleri niye açıklamazlar ki?

Bak işte, baş harf benzerliği var.

Harflerden oluşan şifre gibi mübarek…

Neden suçluların yüzlerini gizlerler?

Onu da anlamış değiliz.

Anlamadığımız çok şey var,

Zamanla gün yüzüne çıkarılan…

“Üst düzey” bilirkişiler!

Dosyayı kapatmış diye söylentiler var.

Diyanet İşleri Başkanlığı konuyla ilgili 500 kişinin ilişkisini kestiği, görevden alındığını, hatta görevden alınan kişilerden birisinin eski bir bakanın akrabası olduğu öne sürüldü.

Alt düzeydeki kişilerin hiçbir ilgisi yok bu konuyla.

Hem nasıl olabilir ki?

İnsanlar düşmüş kuru boğaz derdine…

Bayramdan bayrama, o da ikramiye alırsa düşecek çü… derdine.

Evet, onlar ermiş muradına…

Biz çıkalım kerevetine.

Kerevit…

Ay dur şimdi, bir de kerevite takılıp konuyu dağıtmayalım.

Sanki sümen altı yapıyormuş gibi…


Ben bu haberin doğru olmamasını

O kadar çok canı gönülden istiyorum ki…

Yalan olsun.

İftira olsun.

Komplo olsun.

Âlim’ler,

Hocalar…

En çok da Diyanet’e güvenmezsek,

Peki kime güveneceğiz?

Bu paralarla uçak alınırdı…

Ormanlarımızı kurtarırdık.

Tabii niyet önemli.


“Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?”

Zümer 39 / 9

Din işlerindeki görevlilerin bunu bile bile yapmasının üzerinde,

Daha fazla konuşmanın anlamı yok diye düşünüyorum…

ALLAH ayetinde bildirmiş zaten.

Hangi yüzle Huzur-u Divan’a çıkacaksın?

ALLAH’ın karşısında nasıl hesap vereceksin?

Maddi zararı da geçtim…

Peki ya manevi zarar?

Her gün inancını yitiren insanlar,

Deist, Ateist olan gençlerin vebalinin altından kalkacak mısınız?

Ben ve benim gibiler,

Bunun ağırlığı altında kaldık bile…


Sevgili okurlarım,

Lütfen…

Kişileri örnek almayalım.

ALLAH’ı sevmek, çok başka bir şeydir.

ALLAH bize yeter…

Ve lütfen Kur’an-ı Kerim’i Türkçe okuyun.

Sevgiyle kalın.

M&DEV.