Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Pais’e yazdı: İnsani yardım siyaset üstü bir vicdan meselesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, El País’e yazdı: İnsani yardım, siyaset üstü bir vicdan meselesi. Vicdanlı yaklaşım ve küresel dayanışma mesajı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, El País’e yazdı: İnsani yardım, siyaset üstü bir

Dünya İnsani Yardım Günü vesilesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sınırları aşan merhametin ve insani diplomasininulusal politika olarak hayata geçmesini vurguladığı bir makale kaleme aldı. Türkiye’nin mazlumun kimliği ve inancına bakmaksızın yardıma uzanan tutumu, küresel ölçekte vicdanı temsil eden bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

İSPANYA İLE YAKALADIĞIMIZ İVME STRATEJİK ÖNEM TAŞIMAKTADIR başlığını taşıyan El País’te İspanyolca yayımlanan yazıda, Barış, güvenlik ve ortak refahın ancak karşılıklı saygı ve adalet ekseninde mümkün olduğuna işaret ediliyor. Türkiye ile İspanya, Akdeniz’in iki ucunda yer alan köklü dostlar olarak ortak hedefleri paylaşmakta; ikili ilişkilerin ötesinde ekonomi, ticaret, enerji ve savunma sanayisi alanlarında yakaladıkları ivmenin bölgesel istikrar için stratejik önem taşıdığı ifade ediliyor. İspanya’nın AB üyelik sürecine verdiği destek, ortak vizyonun derinleştiğini gösteriyor. Medeniyetler İttifakı’nın 20. yılı, farklılıkları çatışma yerine zenginlik olarak gören yaklaşımın, küresel krizler karşısında mazlumlara umut ve dayanışma mesajı verdiğini hatırlatıyor.

Yaşanan savaşlar, açlık, düzensiz göç ve iklim felaketleri, insanlık tarihinin en ağır sınavları arasında yer alıyor. Dünya İnsani Yardım Günü’nde, 300 milyondan fazla insanın temel ihtiyaçlardan yoksun olması gerçeği, vicdanları derinden sarsıyor. Türkiye, tarihsel insani yardım geleneğiyle mazlumun kimliği ve inancına bakmaksızın yardım eli uzatan bir konumu sürdürüyor; bu tutum, evrensel insanlık onurunu savunan güçlü bir iradenin ifadesi olarak öne çıkıyor. İspanya da bu vicdani duruşun güçlü bir ortağı konumunda bulunuyor. 6 Şubat depremlerinin ardından İspanya’dan gelen arama-kurtarma ekipleri ile Hatay’da kurulan sahra hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları için bir kez daha şükranlarımı icra ediyorum.

İNSANİ YARDIMDA DÜNYANIN EN CÖMERT ÜLKELERDEN BİRİYİZ ifadesiyle Türkiye, “Birimizin yaşadığı acı, hepimizin vicdanında yankılanan ortak bir çığlıktır” prensibiyle hareket ediyor. 2016’da İstanbul’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Dünya İnsani Zirvesi, insani yardımlar alanındaki konumumuzun küresel olarak teyidi açısından dönüm noktası oluşturdu. AFAD, TİKA, Türk Kızılayı, Türkiye Diyanet Vakfı ve sivil toplum kuruluşlarımızla, kriz anlarının ötesinde uzun vadeli kalkınma ve dayanışma projeleriyle milyonlarca insanın hayatına dokunuyoruz. Türkiye’nin insani yardımları coğrafyadan coğrafyaya uzanıyor; Gazze, Suriye ve Lübnan’ın yanı sıra Asya, Afrika, Orta Doğu, Balkanlar ve Latin Amerika’da uluslararası işbirlikleriyle koordineli şekilde yürütülüyor. Somali’deki kuraklık ve diğer krizlere karşı dayanışma sürüyor; 2011 Mogadişu ziyareti, sürdürülebilir çözümler üretme arzusunu pekiştirdi ve sulama projeleriyle uzun vadeli etkiler yarattı.

KORONA SALGININDA 160’TAN FAZLA ÜLKEYE AŞI VE İLAÇ DESTEĞİ VARDI başlığıyla özetlenen çalışmalar ise, küresel dayanışmayı somut bir biçimde ortaya koyuyor. Sudan’da 30 milyonu aşkın insana yönelik yardımlar, Nyala’daki Türk–Sudan Eğitim ve Araştırma Hastanesiyle sağlık alanında somut çıktı elde edilmesini sağladı. Myanmar’da Rohingya mültecilere yönelik insani yardım faaliyetleri, Cox’s Bazar’daki Türk Sahra Hastanesi ile sürdürülüyor; Afganistan’da ise İyilik Trenleriyle gıda, barınma ve tıbbi malzeme sevkiyatları yapılıyor. Coğrafi mesafeler farketmeksizin Latin Amerika ve Karayipler’deki doğal afetlere yönelik yardım çabaları da sürüyor; COVID-19 döneminde 160’tan fazla ülkeye aşı ve ilaç desteği verildi. Böylece, insani yardımı kalkınma ve sürdürülebilirlik odaklı programlarla bir araya getiren kapsamlı bir yaklaşım benimseniyor. Ve bu çerçevede, birçok öğrencinin Türkiye’de burs imkânlarından faydalanması, kültürel miras alanlarının restorasyonu ve eğitimleriyle insanlığın ortak hafızasının korunması da sürdürülüyor.

FİLİSTİN HALKININ ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN SAHADA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ ifadesiyle vurgulanan sorumluluk, İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü kuşatma ve insanlık dışı uygulamaların eleştirisiyle pekişiyor. 7 Ekim’den bu yana ya da 61 binden fazla insanın hayatını kaybettiği ve milyonlarca kişinin temel ihtiyaçlarının karşılanamadığı bir tabloya işaret ediliyor. Türkiye, Gazze’ye bugüne kadar 101 bin tonu aşkın insani yardım ulaştırmış; UNRWA’ya verdiği destekle 40 milyon doları aşan bir insani seferberlik yürütmüştür. Filistin halkının özgür ve onurlu bir geleceğe kavuşması için sahada kalınması kararlılığı yineleniyor. Dünya genelindeki krizi, jeopolitik gerilimleri ve çatışmaları göğüslerken insani yardım çalışmalarından vazgeçilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Bu yaklaşım, insani yardımın siyaset üstü, vicdan meselesi olduğunun altını çiziyor. Türkiye ve İspanya, Akdeniz’in iki yakasında köklü değerlere bağlı iki dost olarak dayanışma ruhunu güçlendirmek üzere iş birliğini sürdürüyor; afet tatbikatları ve düzensiz göçmenlere yönelik yardımlar bu dayanışmanın somut göstergeleridir. Bu ortak idealler doğrultusunda el ele vererek, insanı ve insani değerleri merkeze alan daha adil bir dünyanın inşa edileceğine dair inançla hareket edilmektedir.