Bursa’da, deprem ve kentsel dönüşüm finansmanını birleştiren yeni sistem detaylarıyla tanıtıldı. Şeref Demir, bu modelin Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve DASK‘ın entegre edilmesiyle ortaya çıktığını açıkladı. DASK ödemelerinin uzun vadeli bir finans kaynağı haline getirilebileceğine işaret eden Demir, vatandaşların ödemeleriyle güvence ve dönüşüm finansmanı sağlayabileceğini belirtti.
Modelin en önemli özelliği, birikimin doğrudan konuta bağlı olmasıdır. Bu sayede, yapıların zamana bağlı finansman oluşturması sağlanacak ve riskli hale geldiğinde veya yıkılma sürecine girdiğinde birikimlerin yapı yeniden inşasında kullanılacağı ifade edildi. Ayrıca, satış halinde birikimin eski sahip yerine yeni hak sahibine devredilmesi planlanıyor. Bu yaklaşım, dönüşüm maliyetlerinin yapı riskleri ortaya çıktıktan sonra değil, uzun vadeli planlamayla karşılanmasını amaçlıyor.
İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, düzenli ve küçük katkıların, doğru fon yönetimiyle büyük bir sermayeye dönüşebileceğini söyleyerek, kentsel dönüşüm için kısa vadeli çözümler yerine 30-50 yıl gibi uzun vadeli perspektiflerin benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Demir, küçük ve düzenli ödemelerin önemli bir finansman kaynağı oluşturacağını ve dönüşümün bu şekilde finanse edilebileceğini açıkladı.
Kentsel dönüşümün sadece vatandaşlar veya belediyelerin değil, merkezi ve yerel yönetimlerin, finans, sigorta ve inşaat sektörlerinin ortak geliştireceği bir model olduğunu belirten Demir, deprem öncesi kaynak oluşturmanın önemine değindi. Olası depremler sonrası yerine, önceden sürdürülebilir finansman sistemi kurmayı hedeflediklerini belirterek, vatandaşların üzerindeki yükü hafifletme, kamu bütçesini koruma ve kentlerin dönüşümünü hızlandırma gibi olumlu sonuçlar elde edilebileceğini ifade etti.
