DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın su krizine ilişkin sert eleştirilerini sürdürüyor. Çınarcık İçme Suyu Projesi etrafında süren tartışmaları “Karagöz-Hacivat atışması” olarak nitelendiren Öztürk, «Bursa’yı susuz bırakan bereketsizlik değil, beceriksizliktir. Sorun doğada değil, yönetimdedir» sözleriyle konunun esas kaynağına dikkat çekti.
Öztürk, projenin geçmişini hatırlatırken, Çınarcık projesinin planlama süreci, Erden Saker döneminde başlayan aşamalar, Erdemli altyapı çalışmaları ve Alinur Aktaş döneminde devreye alınması gibi kronolojik detaylara vurgu yaptı. Suyun hiç kimsenin tekelinde olmadığını belirten Öztürk, Mustafa Bozbey’in bu proje üzerinden tasarruf iddiası bulunmadığını ifade etti. Bursa’nın ihtiyacının hamasete değil, dürüst veriye ve sağlam yönetime dayandığını söyledi.
Krizin başlıca sebepleri olarak şu noktalara işaret etti: barajlardaki kritik seviye, altyapı yetersizliği ve yüksek kayıp-kaçak oranı. Nilüfer ve Doğancı barajlarındaki alarm veren su seviyesi ile şebeke modernizasyonunun yetersizliği, BUSKİ verilerine göre %25-30 arasındaki kayıplar gibi durumlar, suyun vatandaşlara ulaşmadan önce yok olma riskiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Öztürk, “Dört bardaktan biri vatandaşa ulaşmadan yok oluyor” dedi.
“150 MİLYON EURO’NUN HESABI NEREDE?” başlığıyla başlayan tartışmada, 2023 yılında ihale edilen Çınarcık projesi için 150 milyon Euro tutarın, 127 milyon Euro’luk sözleşme ve ‘tasarruf ettik’ iddialarının açık bir şekilde sorgulanması gerektiğini belirtti. Projenin 9 ay erken tamamlandığını, 1 Eylül 2025’ten itibaren günlük 110 bin m³ su sağlayacağını ve 2026’da 300 bin metreküp hedeflendiğini hatırlattı. “Bu paranın hesabı nerede? Yatırım faturalara nasıl yansıdı? Maliyet ve borçlanma kalem kalem açıklansın” dedi.
Çözüm önerileri arasında su tarafında şeffaflık ve kullanıcıya adil dağıtım talepleri öne çıktı. Öztürk, “Bursa’nın suyu rant değil, halkın hakkıdır” diyerek suyun siyasete alet edilmemesini istedi. 150 milyon Euro’nun tüm kalemlerinin kamuoyuna açıkça paylaşılmasını talep etti ve kayıp-kaçak oranını tek hanelere düşürme hedefine yönelik çaba gerektiğini belirtti. Ayrıca, baraj bağımlılığından çıkılarak yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımı için yasal-teknik paketlerin hazırlanmasının önemini vurguladı. “Bursa’nın suyu afişlerde değil, musluklarda akmalı. Susuzluk bir tiyatro değil, yönetim testidir.”
