Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mine Dev
Mine Dev

Bir makaleye takıldı duygularım dün sabah.

İbrahim Tatlıses

MEGRİ MEGRİ

İBO’dan BARIŞ SÜRECİNE ÖZEL TÜRKÜ

BARIŞ İÇİN HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI

Söz ve bestesi anonim olan, İbrahim Tatlıses’in Türkçe sözlerle yeniden düzenlediği “Megri Megri”

“BARIŞ İÇİN HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”

TÜRK Milleti

TÜRK Anası

TÜRK Babası

TÜRK Abisi

TÜRK Ablası

TÜRK Kardeşi

Velhasıl hepimiz birer parçamızı koyduk o taşın altına.

El ne ki?

Kimi gözyaşlarını

Kimi evladını

Kimi kardeşini

Kimi öğretmenini

Kimi polisini

Kimi askerini

Kimi doktorunu

Kimi eşini

Kimi canını

Kimi kanını

Kimi kundaktaki bebesini

Bir de 2 yaşında, ağzında emzikli olanını

Suçsuz.

Günahsız.

Ne olduğunu anlamadan o taşın altına konuldu elleri, ayakları.

Yarınlar için umutla atan yürekleri.

Kiminin “ah”ı…

Hayalleri vardı.

“Ah bir ateş ver, ciğaramı yakayım” dercesine

Gecenin ayazında donmuş el ve ayaklarını ısıtan aşk nöbetleri.

Kimi nişan yüzüğünü

Kimi evlilik alyansını

Kimi kavuştuğu aşkını

Kimi koklayamadığı yavrusunu

Kimisi oğlunun sünnet hayalini koydu o taşın altına.

Say say bitmiyor.

Cahilliğime verin lütfen…

Bir şehit anasının kalbine inmeyi beceremiyorum işte.

Ne zaman denesem,

O taş çıkıyor karşıma:

Doğum ve ölüm tarihli şehidimin taşı.

Velhasıl,

Her gün bir parçamızı koyduk bizler, TÜRK MİLLETİ olarak o kar beyazı taşın altına.

Üzerini de TÜRK BAYRAĞI ile örttük.

Ciğeri yanan analar

Ağıtlarıyla dağladı ciğerlerimizi.

Hele bir annemizin sözleri, tarihin taşına kazıldı:

“Ben size evladımı böyle emanet ettim.”

Benim bir can dostum vardı ve birkaç gün önce, şehitler için yazdığı şiirin videosunu yolladı bana.

Öyle içten okudu ki…

Tanımasam, evladını, torununu ya da yakınlarından birini şehit vermiş sanacaktım.

O derece içten ve yakın okumuş.

O da tutmuş barış güvercinin bir kanadında, hariçten gazel okuyunca kırıldı kalbim.

Muhteşem şiirler yazar ve okur.

Ve inanıyorum ki, barış elçisi için de yazacaktır bir gün.

Belli mi olur?

Tatlıses besteler verir, türkü, uzun hava olarak yanık yanık okur.

Artık kimin kalbine dokunursa…

Zatıâlileri, kadın bedenini gayet iyi anlar.

Kadını döven,

Kadına hakaret eden,

Kadına söven,

Kadına silah çeken,

Kadına şiddet uygulayan…

Şehit annelerinin yüreğine hitap eder diyecekken…

Haydi İNŞALLAH!

Halayı da, Horonu da, Zeybeği de aynı ateşin etrafında oynayacağımız günler yakın olsun.

Bir durakladım.

Şehit annelerinin yüreğindeki ateş düştü aklıma.

Evet, bir duraklamak lazım aslında.

Nerede ve ne zaman duracağımızı bilmek, adetlerimizdendir.

Terbiyemizdendir.

Ahlakımızdandır.

Örflerimiz vardır bizim.

Ananelerimiz bir de.

Sananelerimiz olmadı hiç bir zaman.

Olamaz da!

İster horon tep,

İster halay çek,

İster zeybek…

Bilir misiniz, büyüklerimizin bir sözü vardır:

“Kendin çal, kendin oyna…”

Zeybek öyle herkese yakışmaz.

Her topukluyu EFE zannetmeyin.

BAĞDAT yolcuları kalmasın…

Sofranda bal varsa Bağdat’tan atlı gelir.

Tezgâhın sağlam ise ipekler katlı gelir.

Ateş düştüğü yeri yakar demişler.

Ölü senin değilse, helvası tatlı gelir…

ŞEHİTLERİMİZİ rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.

Kalben dualımızı yolluyoruz her daim.

Tam anlamıyla kalbimi, gönlümü dökemediğim, beceremediğim için

ŞEHİTLERİMDEN ve yakınlarından özürler diliyorum.

Sizler benim CENNETTEKİ BARIŞ GÜVERCİNLERİMSİNİZ.

Sevgili okurlarım,

Eğer bu akşam başlarımızı yastığa rahatça koyabiliyorsak,

Evvel Allah, sonra da

ASKER VE POLİSLERİMİZE borçluyuz.

M& DEV