fbpx
a

Ali Koç’tan hakem açıklaması

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç düzenlediği basın toplantısında, "Bizi savcılara şikayet etmiş, göreve davet etmişler.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç düzenlediği basın toplantısında, “Bizi savcılara şikayet etmiş, göreve davet etmişler. Yüreğiniz yetiyorsa hakkımızda soruşturma açtırın.” dedi.

8 Mart’ta MHK’nin aldığı hakem kararları spor gündemine bomba gibi düştü. TFF’nin açıklamasına göre içlerinde Cüneyt Çakır ve Fırat Aydınus’un da bulunduğu bazı hakemler bu sezon maç yönetemeyecek.

Konuyla alakalı Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, açıklamalarda bulundu.

Koç açıklamalarında, “Fenerbahçe – Trabzonspor maçı öncesi atamalarla yaşanan bir gariplik oldu. Endişelerimizi açıkladıktan 1 gün sonra niye endişe duyduğumuzu, neden açıklama yapma ihtiyacı duyduğumuzu söylemiştik.

“KARMAN ÇORMAN BİR HALE GETİRDİLER”

8 Mart’ta TFF’nin aldığı karar, tüm ülke futbolunu karman çorman hale getiren bir adımdır. Bizler ne kadar endişeli olduğumuzu paylaşmakta haklı çıktık üzülerek.

“HAZIRLANIRKEN ZORLUK ÇEKTİM”

Hazırlanırken zorluk çektim. O kadar malzeme var ki, o kadar çok akıl tutulması olan Türk futbolunda yaşanan gariplikler var ki… Hangi birini paylaşacağıma halen karar verebilmiş değilim.

“YOĞUN LOBİ VE DEDİKODU”

Türk futbolunda nasıl bir ortam var? Karmaşa var mı, var. Kaos var, kayırma var, adaletsizlik var, belirsizlik var, güvensizlik var. Yoğun lobi ve yoğun dedikodu var. Kazanmak için her yol mübah sayılıyor. İnsan sermayesi her geçen gün erozyona uğramış, finansal anlamda çökmüş, yeni nesle hitap etmekte güçlük çeken, vasatlığın norm olduğu bir duruma hepimiz el birliğiyle getirdik.

“GERİYE SARAN BİR SİSTEM İÇİNDEYİZ”

İstikrarlı bir şekilde hep geriye saran bir sistem içerisindeyiz. Bu sistem biraz olsun, bir nebze olsun liyakatle, adamcılıktan uzak, lobilerden temizlenmiş, adil rekabetin norm olduğu bir şekilde yönetildiği takdirde topluma zararı değil faydası olan, silkelenip ayağa kalkma potansiyeli yüksek bir değerdir Türk futbolu. Birleştiricilikten uzak, toplumu ayrıştırmaya hizmet eden bir durumdadır.

“EN BÜYÜK MAĞDURLARDAN BİRİ FENERBAHÇE”

Fenerbahçe, bu sistemin en büyük mağdurlarından biridir. Fenerbahçe, yıllardır istikrarlı bir şekilde bu yaşanan sorunları da dile getirmektedir. Duruşumuzda, söylemlerimizde, mücadelemizde bir gram şaşma olmamıştır. Belki bizim yöntemlerimiz, bazılarına naif, bu sektörde meyve vermeyecek, hatta romantik gelse de göreceksiniz er ya da geç bizim gibi düşünenlerin düşünceleri galip gelecektir.

“KARAMSAR BİR TABLO”

Türk futbolunun paydaşlarının çoğunun bizlerle aynı noktaya gelmesi, sistemin aktörlerini sorguluyor olması gelecek için bir nebze de olsa umut vericidir. Bu sistem, kültür, futbolu yönetenlerin kalitesi, kısacası statüko devam ettiği sürece baş aşağı gitmekten başka alternatif yoktur. Bu karamsar bir tablodur ama bu sektörün paydaşları olarak sistemin içindeyiz. İçinde bulunduğumuz durumun vahametini kabullenmezsek bu sorunların içerisinde çıkamayız.

“GEÇEN SEZON 12-15 PUANIMIZ GASP EDİLDİ”

Kulübümüz, istisnasız bir şekilde istikrarlı ve sistematik olarak yıllardır birçok sezonda şampiyonluk yarışının bazen sonunda, bazen kritik dönemeçlerinde darbe alıyor, almaya devam ediyor. En yakın örneği geçen sezon. Geçen sezon yaşanan hakem faciaları nedeniyle taraflı, tarafsız herkesin kabul ettiği üzere 12-15 puanımız gasp edildi. 2 puan farkın olduğu bir ligden bahsediyoruz. Bu bize göre değil. Bu puan kayıpları gri pozisyonlardan değil, açık, net, sarih pozisyonlarda kaybettiğimiz puanlardan bahsediyorum. Gri pozisyonlara girersek 12-15 puan yükseliyor.

“BASİT BİR AÇIKLAMA DAHİ GELMEDİ”

Ulusal kanallardan birinde yorum yapan eski hakem yorumcusu, “Fenerbahçe’ye karşı tutum var. Hakem camiasından birileri Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak. Yemin ederek söylüyorum.” dedi. Bu hayal de olabilir, bu aynı zamanda gerçek bilgilere dayanan bir haber de olabilir. TFF’den, MHK’den bu konuya, bu iddialara dair, sorumlu oldukları Fenerbahçe’ye dair hiçbir şekilde konuyu soruşturmaya yönelik bir aksiyon, basit bir açıklama dahi gelmedi.

“DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN MİSALİ”

Bir hamle, bir reaksiyon, bir refleks gelmedi. Ta ki biz başvuru yapana kadar. Sonrasında dostlar alışverişte görsün diye bir açıklama yapıldı. Sorumlu, adil, herkese eşit olması gereken bir TFF yönetimi böyle bir iddiayı hızlı bir refleksle, ilgili kurumların harekete geçirmesi gerekirdi. Bu sadece Fenerbahçe için değil zan altında bırakılan hakemlik camiası için de yapılmalıydı.

“FENERBAHÇE NEFRETİ ÖYLE SİRAYET ETMİŞ Kİ…”

TFF’nin, Fenerbahçe Spor Kulübü’ne bakışını, zihniyetini, niyetini anlatabilmek için bazı örnekleri paylaşmak istiyorum. Bırakın soruşturmayı, 3 maymunu oynadılar. Fenerbahçe nefreti, TFF’nin damarlarına öyle sirayet etmiş ki Fenerbahçe bir açıklama yaptığında, daha mürekkep kurumadan apar topar tehdit etme cüreti gösterdiler. Başka kulüplerin çok çok daha ağır açıklamalarını, şöyle tabir edeyim federasyonun içinden geçen açıklamalarını görmezden geliyorlar ya da 3-5 gün sonra cevap veriyorlar.

“YÜREĞİNİZ YETİYORSA SORUŞTURMA AÇTIRIN”

Bizi savcılara şikayet etmiş, göreve davet etmişler. Yüreğiniz yetiyorsa hakkımızda soruşturma açtırın. Neye istinaden savcıları göreve çağırıyorsunuz? Bu kadar ciddiyetten uzaksınız. Bazı önemli konuları savcılığa ilettik dediler. Savcılığa gitmeden önce TFF kendi kurumlarıyla dibine inmeye çalışır, sonra yargıya gider. En basit şey, yayıncı kuruluş 4 senedir gelirlerimizi düşürünce kulüpleri suçlayıp işin içinden çıkmaya çalışıyorlar.

“TFF, DÜŞMANLIĞINI BİZE KARŞI ORTAYA KOYMAKTADIR”

Göreve geldikten sonra 10 açıklamamıza saatler içerisinde yanıt verdiler. Başka hiçbir kulüp yok böyle bir istatistiğe sahip olan. TFF, bize karşı bariz hatalar yapan hakemlerini ödüllendirir. Yeri gelir ışık hızında reaksiyonlarıyla, yeri gelir harcama limitlerini kullanarak kulübümüzü tecrit altına almaya çalışır, yeri gelir TFF Başkanı’nın duruş ve açıklamalarını kişiselleştirerek cevap verir. Açıkça TFF düşmanlığını bize karşı ortaya koymaktadır. Hal böyleyken bu köhnemiş yapıyla mücadele etmek. Türk futbolunu bu zihniyetten kurtarmak için var gücümüzle mücadele etmektir.

“ER YA DA GEÇ İYİLER KAZANACAK”

Trabzonspor maçımızın hakemi; Zorbay Küçük… Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birinin başkanı olarak, bugüne kadar 1 kez dahi bir hakem ataması, bunu atayın, bunu atamayın, neden bunu atadınız tarzında hiçbir şekilde ne TFF ile ne de ilgili kurullarıyla iletişime, münasebete, pazarlığa girmemiş, alnı açık bir insan olarak dinleyin. Kaç tane başkan var böyle Süper Lig’de. Bir kurul çıkıp Fenerbahçe’nin hakem atamalarıyla bir müdahalede olmadığını söyleyemez. Bazı taraftarlar, böyle olduğu için böylesiniz diyebilir. Bu sistem değişse de değişmese de tutumumuz devam edecek. Er ya da geç iyiler kazanacak.

“3 MART, 23.55’TE ZORBAY KÜÇÜK ATANDI”

Hakem atamaları hafta içi yapıldı. 6 maç öğlen saatlerinde, diğer 4 maç gece yarısı açıklandı. 4 büyükler arasındaki mücadeleler, puan tablosu ne olursa olsun son derece gergin ve yüksek zorluk derecesine sahip bir maçtır. Fenerbahçe – Trabzonspor maçının tarihi, 16 Şubat’ta açıklandı. 3 Mart 23.55’te Zorbay Küçük bu maçın hakemi olarak açıklandı. Aynı gece, Zorbay Küçük Alanya’da Alanyaspor – Gaziantep FK Türkiye Kupası maçını yönetti. Bu maç uzatmalara gitti. 23.00 sularında maç sonuçlandı. 23.22’de TFF, hafta sonu oynanacak maçlarla ilgili tebligatını Zorbay Küçük’e yaptı.

“BİR MÜDAHALE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ”

Rahatsızlığımızın nereden kaynaklandığını belirtelim. İşini doğru, becerikli yapan, geleneklerine, teamüllerine sadık kalan bir anlayışla bu atama yapılsaydı, konuların böyle gerçekleşmesi söz konusu değildi. Biz, bir müdahale olduğunu düşünüyoruz. İnşallah müdahale yapılmıştır. Aksi takdirde, olmadıysa son derece amatör, kifayetsiz, beceriksiz bir yaklaşım.

“BÖYLE BİR GÖRÜŞME OLMAMIŞTIR”

Bu iş kalıplara o kadar aykırı ki açıklama yapmak zorunda kaldık. Zorbay Küçük’ün apar topar gece yarısı maça atanmasının altında ne vardır. Perde arkasında müdahaleler var mıdır? Belki basına yansımadı ama bazı başkanlar diyormuş, ‘Zorbay Küçük’ü uygun olup olmadığına dair bana TFF sormuş. Ben de uygun demişim’ Yakından uzaktan söz konusu değil. TFF’den hiçbir kurul böyle bir muhabbete girmeye yüreği yetmez. Bizim duruşumuzu bilirler. Böyle bir görüşme olmamıştır.

“BU MAÇIN İLK HAKEMİ ZORBAY KÜÇÜK DEĞİLDİ”

Bu açıklama son dakika yapılan bir değişiklik sebebiyle gerçekleşmiştir. Bu maçın ilk hakemi bambaşka bir isimdi, Zorbay Küçük değildi. Son dakika müdahalesiyle hakem değişti. Böyle bir maça atanacak hakem, bir evvelki hafta maç almaz veya zorluk haftası düşük bir maç alır. Yönetecek hakem üçlüsüyle maçı alır. Zorluk derecesi yüksek maça gidecek hakemin fiziken ve mental hazırlıkları o düşük maçla alır. Bu hakem için bu teamüllerin daha da yüksek uygulanması daha da önemlidir. Bu hakemin gerek fiziken gerek öfke kontrolü açısından ciddi zaafları olduğu bilinir. Zorbay Küçük, hakemler arasında en çok sakatlanan hakemlerden biridir. Kendisi 1 kez 1 yıl, 1 kez de 6 ay olmak üzere sahalardan uzak kalmıştır. Bununla beraber alt liglerde yönettiği birçok maç sonrası kulüpler MHK’ye üslup ve davranışları konusunda şikayetlerde bulunmuştur. Birkaç Süper Lig maçında da hatırlayacağınız üzere polemiğe girmiştir. Dinlenmeye en çok ihtiyaç duyan hakemdir. Perşembe gecesi Alanya, maç bitiyor gece yarısı. Araştırmalarımıza göre o gece Alanya’da yatıyor. Sabah İstanbul’dan aktarmalı Adana’ya geçiyor. 1 gün kalıp ertesi gün İstanbul’a maç yönetmek için geçiyor. Dinlenmesi için 72 saatten az bir süre var.

“SAĞLIKLI BİR DÜŞÜNCE YAPISI DEĞİLDİR”

Hakemin yerine koyun kendinizi. 23.22’de tebligatı alıyorsunuz. Tercih ben değildim, sonradan bu maç bana atandı. Bu sağlıklı bir düşünce yapısı değildir. Bütün bu fizik, mental hazırlıkları açısından önemlidir. Zorbay Küçük, hayatında ilk defa 4 büyükler arasındaki bir maçı yönetecektir. Bu hakem üçlüsü, ilk defa birbirleriyle maç yönettiler. Orijinal planlamanın böyle olmadığı belli. Orijinal buysa daha acemi ve daha kötü.

“KEŞKE RAPOR YAZMASALARDI”

Keşke Alanyaspor – Gaziantep maçının gözlemcileri rapor yazmasaydı. Maç bittikten 20 dakika sonra atama yapılıyorsa o maçın hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.

“HAKEMLERİN PSİKOLOJİSİ BÜYÜK RİSK”

Asıl paylaşmak istediğim konu; Türk futbolunun en önemli kurumlarından biri olan MHK’nın ne kadar acemice, ne kadar kör göze parmak hatalarla yönetildiğini anlatmak. Bu gerçekten liyakatsizlikten mi, güç zehirlenmesinin verdiği özgüvenin eseri midir? Türk hakemlik müessesesi, son 4 ayda yaşadığını yaşamamıştır. Hakemlerden en müzdarip kulüp olarak yeri geldiği zaman hakemlere sahip çıkmasını biliriz. Bu ligin sağlıklı tamamlanması için, hakemlerin içinde bulunduğu psikoloji büyük risk oluşturmaktadır.

“BENZER BİR SENARYOYA MARUZ KALDIK”

Geçen maç, ilk maçın özetiydi. İlk maçta öndeydik, maçın hakimiydik, son derece garip bir kırmızı kartla maçtan koptuk. Bu kez benzer bir senaryoya maruz kaldık. Berabereyken ve açık ara maçın hakimiyken uzatmalarla 82 dakikayı 10 kişi oynadık. Çocuklara helal olsun. Fenerbahçe tribünlerinin görmek istediği seviyede mücadele verdiler. İnsan ister istemez bu zamana kadar neredeydiniz diye sorma ihtiyacı hissediyor.

“KORKTUĞUMUZ BAŞIMIZA GELDİ”

VAR hakemi Mete Kalkavan, hakemi çağırıyor. Hakemin VAR’a giderken vücut dilini hatırlayın. Aynı Mete Kalkavan, benzer pozisyona kart vermedi bir önceki hafta Kasımpaşa  maçında. Konyaspor – Beşiktaş maçında Konyalı oyuncuyu sarı kartla cezalandırdı. 180, uzatmalarla 195 dakika içerisinde Trabzonspor’a karşı 11 kişi olarak sadece 41 dakika mücadele edebildik. Fenerbahçe’nin bazı rakiplerine karşı nasıl bir adaletsiz bir yarışın içinde olduğunun örneklerinden bir tanesidir. Korktuğumuz başımıza geldi.

“BAŞKA BİR GARİPLİK DE GÖZLEMCİ”

Başka bir gariplik de gözlemci. Bu maçın gözlemcisi Denizli Gençlik ve İl Spor Müdürü olan Sayın Ahmet İbanoğlu. Kendisi 2 gün sonra 8 Mart’ta gerçekleşen operasyonda liste dışı kalan isimlerden biridir. MHK Başkanına göre bu operasyon aylarca yürütülen bir operasyonun sonra. 2 gün sonra kariyerine son vereceğiniz bir gözlemciyi bu maça nasıl atadınız. Maçtan önce bilmiyorduysanız, bu kişinin liste dışı kalacağını, 2 gün içinde ne oldu da hakem camiasında güvenilirliğiyle bilinen bu kişi dışarıda kaldı. İşin en kara mizah tarafı ise gözlemci tarafından zayıf not alan Zorbay Küçük, Başakşehir – Antalyaspor maçına atandı. Zorbay Küçük’e zayıf not veren gözlemci liste dışı kaldı.

“MALUM KİŞİ HARİÇ HERKES YANLIŞ DEDİ”

İrfan Can’a kırmızı kart verildi. Malum kişi dışındaki tüm otoriteler yanlış dedi. Kırmızı kart, minimum 2 maç. Ancak, PFDK 1 maç vererek hakem kararının ne kadar yanlış olduğunu gösterdi. Buna rağmen Zorbay Küçük bu hafta maç alıyor. Bunlar Türk hakem camiasının geleneklerine, teamüllerine aykırıdır. Tek tük istisna değil, artık norm haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK ENSONHABER

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

UEFA, 28 Mayıs’taki Şampiyonlar Ligi finalini Rusya’nın Saint Petersburg kentinden aldı