Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Suat Şahin
Suat Şahin

Elinizi Müslüman Kadınların Başörtüsünden Çekin!

Dün Türkiye’de, bugün Avrupa’da, şimdi de Azerbaycan’da aynı tartışma: Müslüman kadının başörtüsü!

Dünyada savaşlar, açlık, yoksulluk, adaletsizlik ve insanlık dramları yaşanırken bazı çevrelerin dönüp dolaşıp Müslüman kadınların başörtüsüyle uğraşması düşündürücüdür.

İnsan sormadan edemiyor:

Dünyanın bütün sorunları çözüldü de geriye Müslüman kadınların başörtüsü mü kaldı?

Yıllar önce Türkiye’de üniversite kapılarında yaşanan mağduriyetleri unutmadık. Bugün Avrupa’nın bazı ülkelerinde, özellikle İsviçre’de gündeme gelen yasak girişimlerini görüyoruz. Şimdi de kardeş ülke Azerbaycan’daki başörtüsü tartışmalarını endişeyle takip ediyoruz.

Coğrafyalar değişiyor, tartışmalar değişmiyor!

Bazen laiklik, bazen çağdaşlık, bazen de kadın hakları gerekçe gösteriliyor. Oysa kadın haklarını savunmanın yolu, kadının inancına ve kıyafetine müdahale etmek değildir.

Başörtüsünü zorla taktırmak ne kadar yanlışsa, zorla çıkarttırmak da o kadar yanlıştır!

Hani insan hakları? Hani inanç özgürlüğü? Hani demokrasi?

Ne hakkınız var genç kızlarımızın hayallerini yıkmaya, gözlerinden yaş akıtmaya? Ne hakkınız var onları inançlarıyla eğitimleri, vicdanlarıyla gelecekleri arasında tercih yapmaya zorlamaya?

Bir genç kızın başörtüsü yüzünden döktüğü tek damla gözyaşının vebalini kim ödeyecek?

Unutmayalım ki başörtüsü yalnızca bir kumaş parçası değildir. Milyonlarca Müslüman kadın için inancının, kimliğinin ve Allah’a olan bağlılığının bir ifadesidir.

Kadının özgürlüğünü savunduğunu söyleyenlerin, onun kendi iradesiyle yaptığı tercihe saygı göstermesi gerekmez mi?

Siyasetçiler de bu hassas meseleyi siyasi hesapların ve toplumsal kutuplaşmanın aracı hâline getirmemelidir. İnanç özgürlüğü, siyasi tartışmaların değil, temel insan haklarının konusudur.

Buradan bütün dünyaya sesleniyorum:

ELİNİZİ MÜSLÜMAN KADINLARIN VE KIZLARIMIZIN BAŞÖRTÜSÜNDEN ÇEKİN!

İsteyen örter, isteyen açar! Kime ne?

Hiç kimsenin bir başkasının inancını, kıyafetini ve vicdanını sorgulama hakkı yoktur. Her insan kendi iradesiyle yaşamalı, inancının hesabını da yalnızca Allah’a vermelidir.

Unutmayın! Bir kadının başörtüsüne uzanan yasakçı el, aslında onun özgürlüğüne, onuruna ve geleceğine uzanmıştır.

Özgürlük, yalnızca kendimiz gibi yaşayanlara tanıdığımız bir ayrıcalık değil, herkes için savunmamız gereken evrensel bir haktır.

Çünkü gerçek özgürlük, başkasının özgürlüğüne saygı gösterebildiğimiz yerde başlar.

Suat Şahin
İsviçre Türk Toplumu Genel Başkanı