Bakırköy’de faaliyet gösteren bir güzellik merkezinde müşterilerin mahrem görüntülerinin gizli kameralar kullanılarak kaydedilmesi ve bu görüntülerin Telegram platformu üzerinden satılmasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, arşivdeki videoların beklenenden çok daha geniş bir alana yayıldığı ortaya çıktı. Bugüne dek incelenen yaklaşık 15 bin görüntü, sadece güzellik merkeziyle sınırlı kalmayıp, mağazaların deneme kabinleri, otel odaları ve Airbnb kiralık evleri gibi farklı mekanlara da uzanıyor.
Sabah gazetesinden Batuhan Altınbaş ve Yunus Emre Kavak tarafından haberleştirilen detaylara göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma, “Fatma Özçalışkan Özel Metfa Polikliniği” isimli güzellik merkezinde müşterilerin mahrem anlarının gizlice kaydıyla başladı. Güvenlik kamerası ve teknisyenleri tarafından gerçekleştirilen sızmalar sonucu, olayda yakın zamanda tutuklanan ve işletmenin güvenlik altyapısını sağlayan Emrah Selim Cansever, güzellik uzmanı Fatma Özçalışkan ve Telegram kanal yöneticisi Abdullah Çatalbaş sorumlu tutuldu.
İşletmenin güvenlik sistemlerini kuran Cansever’in, aylık yaklaşık 1 milyon lira gelir getiren bu faaliyetler karşılığında, mağaza içlerindeki kameraları, alarm ve hareket sensörlerini gizlice yerleştirdiği açıklandı. Cansever, suçlamalara karşılık olarak suçlamaları reddedip, işletmeye hizmet vermediği ve dış mağazalardan dışarı sızmanın olasılığı üzerinde durdu. Telefon incelemesi sırasında, gizli kameraların yerleştirilmesine dair WhatsApp üzerinden iletişim kayıtları ve PIR hareket sensörlerinin montajına ilişkin yazışmalar tespit edildi.
Büyük bir disiplinli şekilde yapılan araştırmalar, arşivdeki görüntülerin yalnızca güzellik merkezinin odalarına değil, aynı zamanda mağazaların deneme kabinlerine, otel odalarına ve Airbnb evlerine ait görüntüleri de kapsadığını gösteriyor. Ayrıca, olayda suç ortakları arasında deneyimli bir iletişim ve koordinasyon olduğu ve şüphelilerin birbirlerine suçlamalarda bulunduğu öğrenildi.
Tutuklanan kişiler, olayda herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını iddia ederek kendilerini aklamaya çalışırken, Fatma Özçalışkan ise, mağduriyetini dile getirerek ve mahrem görüntülerinin kendisinin ve çocuklarının da arşivde yer aldığını belirtti. Özçalışkan, olay sırasında işletme müdürü olarak görev yaptığını ve gizli kameralar olduğunu bilmediği için gerekli adımları bizzat kendisinin attığını vurguladı.
İnceleme altına alınan telefonlarda, gizli kameraların montajında kullanılan PIR hareket sensörleriyle ilgili detaylar ve detaylı WhatsApp yazışmaları, olayın planlı ve organize bir şekilde gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, olayın tüm boyutlarının aydınlatılması ve suçluların adalete teslim edilmesi bekleniyor.
