Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İsmail Tastan
İsmail Tastan

Duaçınarı’nda Devletin Gülen Yüzü

Son zamanlarda etrafımda sıkça aynı yerin adı geçiyordu.

Kiminle konuşsam,

bir şekilde söz dönüp dolaşıp Bursa Yıldırım’daki Duaçınarı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ne geliyordu.

Hastalar,

başta Başhekim Dt. Figen Yüksel olmak üzere,

hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ilgisinden memnuniyetle bahsediyordu.

Ben de bu kadar konuşulan bir yeri merak ettim.

Kulak kesildim.

Sonra da gidip,

orada hizmet alan vatandaşların ne düşündüğünü bizzat görüp dinledim.

Ağız ve Diş tedavi için gelen hastalarla konuştum.

Hem de öyle bir kişiyle, iki kişiyle değil.

Farklı günlerde gittim.

Bazen hasta gibi oturdum.

Sıramı bekler gibi bekledim.

Sağımda oturanla konuştum.

Solumda oturanla konuştum.

Yaşlısıyla konuştum.

Genciyle konuştum.

Çocuğunu getiren anneyle konuştum.

Uzak ilçelerden gelenlerle konuştum.

İçimden de şunu geçirdim:

“Bir kişi de çıksın, ‘Ben buradan memnun değilim’ desin.”

Ama olmadı.

Gerçekten olmadı.

Kiminle konuştuysam aynı cümleleri duydum:

“Doktorlarımız ilgili.”

“Tedaviler kaliteli.”

“Personel güler yüzlü.”

“Devlet hastanesi ama özel hastane titizliği var.”

“Üstelik bu hizmeti ücretsiz alıyoruz.” Devletimiz var olsun

Bu sözler sıradan sözler değil.

Çünkü diş tedavisi, vatandaşın cebini en çok zorlayan alanlardan biri.

Özel hastanelerde, özel kliniklerde yüksek ücretlerle yapılan işlemlerin, burada devlet eliyle, özenle, düzenle, kaliteyle yapılması vatandaş için büyük nimet.

İşte Duaçınarı’nı kıymetli yapan da bu.

Sadece Yıldırım’dan gelen yok.

Karacabey’den gelen var.

Mustafakemalpaşa’dan gelen var.

Bursa’nın farklı noktalarından kalkıp bu merkeze gelen insanlar var.

Neden?

Çünkü vatandaş memnun.

Çünkü güven oluşmuş.

Çünkü insan, dişini emanet ettiği yerde önce ilgi arıyor.

Sonra temizlik arıyor.

Sonra düzen arıyor.

Sonra da ehil bir el arıyor.

Duaçınarı’nda bunların hepsinin bir araya geldiğini söyleyen çok sayıda hasta var.

Elbette eksik yok mu?

Var.

En çok dile getirilen konu şu:

Randevu bulmak zaman zaman zorlaşıyor.

Özellikle randevusuz gelen hastalar sıkıntı yaşayabildiklerini söylüyor.

Ama dikkat edin.

Bu şikayet, hizmetin kötü olmasından değil.

Tam tersine…

Hizmete olan yoğun talepten kaynaklanıyor.

Bir yer çok talep görüyorsa, orada bir memnuniyet vardır.

Bir sağlık kurumuna uzak ilçelerden insan geliyorsa, orada bir güven vardır.

Bir hasta, tedavisinden sonra “Allah razı olsun” diyerek çıkıyorsa, orada sadece işlem yapılmıyordur.

Orada gönle de dokunuluyordur.

Duaçınarı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir kamu kurumu olarak Yıldırım’ın mahalle dokusunun içinde hizmet veriyor.

Öyle devasa, soğuk, insanı ürküten bir yapı değil.

Daha çok sıcak bir yuva gibi.

Hastaların ifadesiyle:

“Burada insan kendini yabancı hissetmiyor.”

Bu cümle çok önemli.

Çünkü sağlık hizmetinde mesele sadece tıbbi başarı değildir.

Mesele aynı zamanda vatandaşa nasıl davranıldığıdır.

Kapıdan giren insanın yüzüne nasıl bakıldığıdır.

Hasta derdini anlatırken dinlenip dinlenmediğidir.

Sırası geldiğinde ona nasıl hitap edildiğidir.

İşte burada hastaların özellikle altını çizdiği bir başka konu daha var:

Hastanenin en alt kademesinden en üst yönetimine kadar hissedilen bir düzen var.

Bu düzen kendiliğinden olmaz.

Bu disiplin kendiliğinden oluşmaz.

Bu memnuniyet tesadüfen ortaya çıkmaz.

Burada yönetim anlayışı önemlidir.

Burada ekip ruhu önemlidir.

Burada başhekimin kurduğu sistem önemlidir.

Hastaların ve çalışanların anlattıklarına bakınca, Başhekim Dt. Figen Yüksel ismi öne çıkıyor.

Kibar.

Naif.

Düzenli.

Hasta memnuniyetini önceleyen.

Kurum kültürünü ayakta tutmaya çalışan bir yönetici profili çiziliyor.

Bu yüzden sadece doktorları değil, sadece hemşireleri değil, sadece personeli değil…

Bu düzeni kuran ve sürdüren yönetimi de kutlamak gerekir.

Biz genelde kötüyü anlatmayı severiz.

Aksayanı yazarız.

Eksik olanı söyleriz.

Memnuniyetsizliği büyütürüz.

Bunları yapmak da gereklidir.

Ama iyi olanı da söylemek gerekir.

Çalışanı takdir etmek gerekir.

Devletin iyi işleyen kurumlarını görünür kılmak gerekir.

Çünkü bu ülkede sağlık alanında büyük bir emek var.

Bazen bir doktorun sabrında.

Bazen bir personelin güler yüzünde.

Bazen bir yöneticinin kurduğu düzende.

Bazen de bir vatandaşın duasında kendini gösteren büyük bir emek.

Duaçınarı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi işte böyle bir yer.

Şirin.

Sakin.

Düzenli.

Huzurlu.

Vatandaşın güven duyduğu bir kamu hizmeti noktası.

Ama tam da bu nedenle artık daha fazla desteği hak ediyor.

Buradan Sağlık Bakanlığı’na…

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne…

Bursa milletvekillerine…

Ve ilgili tüm yetkililere açık bir çağrı yapmak gerekir:

Duaçınarı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin imkanları genişletilmeli.

Ek alanlar oluşturulmalı.

Hekimlerin eli rahatlatılmalı.

Hastaların randevuya erişimi kolaylaştırılmalı.

Çünkü ortada çalışan bir sistem var.

Ortada memnuniyet üreten bir kurum var.

Ortada devletine, milletine, görevine bağlı bir ekip var.

Böyle kurumların önü açılmalı.

Böyle yöneticilerin eli güçlendirilmeli.

Böyle sağlık merkezlerinin kapasitesi artırılmalı.

Duaçınarı’nda konuştuğum hastaların ortak kanaati şu:

“Burada sadece diş tedavisi yapılmıyor; burada insana değer veriliyor.”

Bence bir kamu kurumu için bundan daha büyük övgü yoktur.

Bir vatandaşın ağzından çıkan şu cümle ise her şeyi özetliyor:

“Allah devletimize zeval vermesin. Böyle hizmetin kıymetini bilmek lazım.”

Evet.

Kıymetini bilmek lazım.

İyi olanı görmek lazım.

Emek vereni alkışlamak lazım.

Ve en önemlisi…

Duaçınarı gibi çalışan kurumların daha fazla vatandaşa ulaşması için gereken desteği vermek lazım.

Buradan, başta Başhekim Dt. Figen Yüksel olmak üzere,

Duaçınarı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde görev yapan tüm hekimleri, sağlık çalışanlarını ve emeği geçen bütün ekibi gönülden kutluyorum.

Vatandaşlara gösterdikleri ilgi, özveri ve kaliteli hizmet anlayışından dolayı,

kendilerine bir vatandaş olarak teşekkür ediyor;

çalışmalarında başarılarının devamını diliyor,

saygılarımı sunuyorum.