Şu anki süreçte yargının tek bir merkezden yönlendirildiğini savunan açıklamalarda, AK Parti olarak susturmaya yönelik davranışların kabul edilmediğini belirttim. Ardından, bu ara kararın ardından mahkemenin yeniden nasıl bir karar çıkaracağını görmek için bekleyeceğiz. Biz bu davanın hiçbir aşamasında AK Parti olarak yer almayız, bunu netçe vurguladık.
CHP’nin kurultay davası sürecinde yaşanan tartışmaların parti içi çatışmalara işaret ettiği gibi, bu gerilimin geniş kitleleri nasıl etkilediğini gözlemliyoruz. Rüşvet, haraç, yolsuzluk gibi konuların gündemde kalması, iç hesaplaşmaların dışarıya yansımalarını da beraberinde getiriyor. Öncelikle kendi içindeki olumsuzlukları temizlemek gerekir, çünkü bunlar savunulacak bir taraf değildir.
Aramızdaki farklar netleşiyor: İçlerinde konuşabilmek için gerekli emniyet ve izinler olmadan hareket eden bir CHP yönetimi bulunduğuna dair eleştiriler dile getiriliyor. AK Parti ise artık mikrofonların herkese açık tutulmasını savunuyor; kamuoyu önünde konuşması gerekenlere söz verilmesi ya da susturulmaya çalışılması gibi durumların olmaması gerektiğini vurguluyor.
Bunların hepsi bir yana, ara karardan sonra yargının vereceği kararın ne yönde şekilleneceğini yakından takip edeceğiz. Bu süreç, mutlak bir karar mı yoksa farklı bir sonuç mu doğurur, hepsi bu kararla netleşecek.
