Yemen’in başkenti Sana Uluslararası Havalimanı, dün İran’ın merhum dini lideri Ali Hamaney’in cenazesinden dönen bir Husiler heyetini taşıyan İran uçağına saldırıya uğradı. Uçağın, Kızıldeniz liman kenti El Hudeyde’ye yönlendirilmek zorunda kaldığı bildirildi. Bu olay, bölgedeki tansiyonu yükseltti ve uluslararası arenada dikkat çekti.
ABD kaynaklarına göre, Riyad, bu saldırıdan birkaç gün önce Washington’dan destek istedi. Suudi büyükelçisi, geçen hafta perşembe günü ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmede, ABD’nin üst düzey yetkilileri de Suudi dışişleri bakanıyla iletişime geçti. Bir ABD yetkilisi, Trump’ın veliaht prens Muhammed bin Salman ile telefonda görüştüğünü ve operasyon için destek talebinde bulunduğunu aktardı. Bu gelişmeler sonrası, Suudi Arabistan, olayın sorumluluğunu üstlenmedi ancak askeri ve siyasi hamleler devam ediyor.
Sana şehrinde yaşanan anlaşmazlık, 2014 yılında İran bağlantılı Husiler tarafından ele geçirilmiş ve ardından Suudi liderliğindeki koalisyon güçlerinin saldırılarına maruz kalmıştı. Nisan 2022’de ara verilen BM arabuluculuğuyle getirilen ateşkes, altı ay sonra sona ermiş olsa da, sınır ötesi çatışmalar büyük ölçüde durduruldu. Ancak, yeni tırmanış, bölgedeki istikrarı yeniden tehdit ediyor.
Suudi Arabistan ve İran, Çin arabuluculuğuyla yeniden diplomatik ilişkileri başlatmıştı ve Riyad, ABD-İran çatışması sırasında tarafsız tutumunu koruyarak, ABD’nin topraklarını İran’a karşı askeri operasyonlar için kullanma talebini reddetti. Mart ayında Husiler’in İran destekli İsrail’e yönelik füze saldırıları bölgesel gerilimi artırdı.
Husiler, dün yaptıkları açıklamayla saldırıyı Riyad’ın başlattığını iddia ederek, Suudi Arabistan ile olan ateşkeslerinin sona erdiğini duyurdu. Grup, sonrasında Abha Uluslararası Havalimanı’na balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla misilleme saldırıları düzenledi ve havayollarını Suudi hava sahasını kullanmamaları konusunda uyardı.
