fbpx
a

29 yıl o koltukta oturmuşsun, yaşın kemale ermiş…

29 yıl o koltukta oturmuşsun, yaşın kemale ermiş…
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Haftasonu yapılan BESOB Kongresi’nde 29 yıllık saltanat sona ererken, hem kongrede hem de öncesindeki yanlışlar önemli mesajlar veriyor.

Görevde bulunduğu sürece esnafın haklarını korumak bir yana esnafın sürekli erimesinin baş aktörü olan Arif  Tak, her şeye rağmen onursal başkan olarak onurlu bir şekilde bırakmak yerine, al aşağı edilmeyi tercih etti. Allah işte herkese günü geldiğinde hak ettiği muameleyi nasip ediyor. Tak’ın da nasibinde bu varmış.

Hele kongre girişinde nakit 400 TL delegelere para ve bir de valiz dağıtılması inanılmaz bir skandal. Ya bu resmen rüşvet. Bu parayı Tak cebinden veriyorsa rüşvet, esnaf odalarının kasasından veriliyorsa hem görevi kötüye kullanma hem de rüşvet hem de yolsuzluk demek.

Odalarla ilgili yeniden bir düzenleme gerektiğinin en önemli göstergesi. Odalar üyelerinden zorla topladıkları paraları nasıl kullanıyor?  Bir kişi koltuğu kaptı mı ömürlük orada kalıyor.

Bu da odaların kaynaklarıyla mümkün oluyor. Bu düzen kötü düzen ve mutlaka değiştirilmesi gereken düzen. Cumhurbaşkanı bile iki defa seçilebiliyorken oda başkanı ömür boyu seçilmemeli. Artık siyaset kendi karşısında takla atarak koltuk koruyan adamların bu rezilliklerine son vermeli. Katı kurallarla bu odalar görevlerini yerine getirmeli.

Arif Tak örneği oldukça önemli. Pandemi süarecinde tek satır bir açıklama bile yapmadı. Tek bir esnafın kapısını çalmadı.

Bu paraları o zaman zora düşen esnaf için kullanmadı. Seçim için saklamış. Keşke yeni yönetim bu paraların hesabını çatır çatır sorsa ve o paraları Tak’a ödetse.

Tam 29 yıl o koltukta oturmuşsun, yaşın kemale ermiş. Bıraksan onursal başkan olarak fotoğrafında ve saygınla orada kalacaksın. Verdiği rüşvete rağmen al aşağı edilmiş biri olarak şimdi tarihin tozlu sayfalarına gömülüyorsun. Ne hazin.

Ancak asıl uyarımızı siyaset için yapacağız.

Malum BESOB seçimleri Arif Tak ısrarı nedeniyle adeta Cumhur İttifakı Millet ittifakı çekişmesine sahne oldu. Tak’ın listesine AK Parti ve MHP’liler girdi. Sanki hiç adam yokmuş gibi tutup esnafı da milleti de bezdiren 80’lik Tak’ı yeniden başkan yapmak için.

Fahrettin Bilgit, CHP geleneğinden gelen ancak oldukça ılımlı bir isim. CHP, İP ve Arif Tak karşıtları onun arkasında saf tuttu.

Zaten Tak’ın yenileceği bu görüntüden bile belliydi. Oysa Tak yerine çok daha etkili isimler orada aday olabilirdi! Siyaseten partiler taraf almadı ama isimler taraf olunca siyaset oluştu.

Dün İMO’daki gereksiz hamleler ve gücün verdiği akıl tutulması 27 yıllık Çalışma Grubu’nu sandıkta yenilgiyle hüsrana uğratırken, bugün de BESOB seçimleri aynı sürecin devamı oldu.

 Bunlar siyasi seçimler için çok gösterge olamaz ama fikir verir. Yanlışta ısrar edilmemeli. Doğru isimlerle doğru yöntemlerle yola çıkılmalı.

Gerek MHP gerekse AK Parti, oturup bu iki seçim sonucunu ve güncel tartışmaları ve toplumsal hareketleri iyi analiz etmeli. Erken alınan sinyal yarınlar için önlem alınması noktasında bir fırsat sayılmalı. 

Fahrettin Bligit beye buradan başarılar dileyelim. Ilımlı ve güler yüzlü bir isim. Doğru adımlar atarsa efsane olur.  Ama siyasete yönelirse sonu Arif Tak gibi olur. Çataltepe konusunu öncelikle ele alarak çözüm yolunda emek vermeli. Esnafın halini sormalı, hakını hukukunu da savunmalı bu süreçte.

Bilgit ve ekibi, 29 yıllık saltanatın yıkılışının ardından artık doğru adımları atan bir yönetim modelini uygulamalı ve örnek olmalı. 

Tak’nı yanında yer alan isimler de muhasebe yapmalı. O listeden en az 3 başkan adayı çıkardı kalıbımı basarım. Yönetimi değil Tak’ın ismi hezimeti getirdi. Bir de utanç veren rüşvet skandalı haneye yazılmış oldu. 

Devamını Oku

Özgün lezzetler Gastro İnegöl ile hayat buluyor

Özgün lezzetler Gastro İnegöl ile hayat buluyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İnegöl Belediyesi, kendine özgü örnek çalışmalarıyla zaman zaman Türkiye gündemine de gelen bir kurum. Başkan Alper Taban, oldukça önemli işlere imza atarken, kamuoyunda duyarlılık oluşması noktasında da etkili işlere imza atıyor. 

Her ne kadar ilçe olsa da önemli bir üretim merkezi olan, kendine özgün değerleri olan İnegöl’ü gerek Türkiye gerekse dünya ölçeğinde bir yere taşımanın gayretini daha göreve geldiği ilk günden itibaren gösteriyor. 

İşte onlardan biri de İnegöl’ün yerel lezzetlerinin hem tanıtımı hem de İnegöl’de sunumuyla ilgili çalışma. “Gastro İnegöl” projesi, önceki akşam lansman toplantısı ile tanıtıldı. İnegöl Belediyesi tam 2 yıl tüm köylerde yaptığı inceleme ve araştırmalarla 150 civarındaki yöresel lezzeti yeniden gün ışığına çıkarmayı başarmış. 

Kim demiş İnegöl’de sadece İnegöl Köftesi var diye. 150 özgün lezzetten bahsediyoruz. Konuya başlamadan önce İnegöl Belediyesi’nin yoğurt yemesiyle ilgili bir cümle etmeden geçmeyelim. Alper Taban’ın ekibi, konuyu oldukça iyi çalışmış. İnegöl’den kalkıp ofislerimize kadar gelerk davetiyeleri takdim edip, toplantıya daveti kendileri yaptı. Bunlar oldukça kıymetli. Konuya insani ilişkileri ve nezaketi katarak kuru bir lansmandan öteye gönüllere giren bir projeye dönüştürme çabasını simgeliyor aynı zamanda. 

Gelelim lansman toplantısına. 

Çok samimi bir ortam hazırlanmış,  Başkan Taban tüm misafirleri  ağırlama şekli çok naif ve güzeldi. Herkesle oldukça yakından ilgilendi. Güler yüzüyle pozitif enerjisini tüm misafirlerine aktardı.  Lansman İnegöl müziklerin eşliğinde yapıldı. Oldukça kalabalık bir davetli kitlesi özenle hazırlanan öngün yemeklerin tadına bakarken, İnegöl’ün gastro kültürünü tanıdı. Umuyoruz ki bu güzellik yerelde kalmaz ulusal ve uluslar arası alana yansıtılabilir.

Ve…  “Gastro İnegöl”

Sanayisi ve tarımıyla adından söz ettiren İnegöl, asırlık lezzetleri ile gastronomide de bir başarı hikayesi yazmak için kolları sıvamış. Tam  95 kırsal mahallede 2 yıl sürmüş 150 civarındaki özgün lezzet ortaya çıkarılmış. Ve bu özelliğinde “Gastro İnegöl” projesi ile ilçeye katkı sağlaması için bu proje hazırlanmış. 

Tüm detayları ayrıntısıyla düşünülmüş ve belkide gelecekte  gastronomi alanında yapılacak yeni atılımlarla Gaziantep, Hatay ve Afyon mutfağına rakip olmayı bile hedefliyor ilerleyen süreçte. 

Görsel şovlar, tanıtım videoları, İnegöl türküleri ve farklı lezzetlerle süslenen gece, tam da oluşturulan projeye yakışır bir ambians sağladı. İnegöl’e özgü yemekler ikram edildi. Geleneksel kıyafetlerle yapılan ikramlar, davetliler tarafından büyük ilgi gördü. 

Hadi biraz da yemeklerden bahsedelim… 

İnegöl Çiftetellisi, Kestaneli Kelem Sarma, İnegöl Balkabağı Humusu, Çıbrıkalı Peynir ve Ispanaklı Ulevak, İnegöl Simidi eşliğinde İnegöl Çorbası, ara sıcak olarak Kıymalı Patatesli Boşnak Böreği ile Kıymalı Pırasalı Arnavut Böreği, salata olarak yumurtalı İnegöl Piyazı, ana yemek olarak; İnegöl Köfte, İnegöl Büryan (İnegöl Mişoriz), Kuru Erikli Yahni ve İnegöl Tepsi Mantısı, tatlı olarak ise İnegöl Sütlü Kadayıf Tatlısı ve İnegöl Kabak Tatlısı sayabileceklerimizden sadece bir kaçı. İsimleri bile insanın iştahını açıyor açıkçası. Lezzğetleri ise tam puanı hak ediyor. 

Misafirler eşsiz lezzetlerin tadına  bakarken, 

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, gastronomide koydukları hedefleri sıraladı.  Taban, “Bizler de şehrimizi tüm bu alanlarda geliştirmek adına çaba ve gayret sarf ediyoruz. Bugün de buradaki amacımız turizmde ve turizmin önemli bir ayağı olan gastronomide şehrimizi ön plana çıkatarak bu ağın içerisine dahil olmak, bu pazardan daha güçlü pay alabilmek, aynı zamanda şehrimizi daha güçlü şekilde tanıtabilmek istiyoruz” dedi.

Alper Taban, Gastro İnegöl yolculuğunu da anlattı.Taban, “Kültür Merkezimiz içerisinde butik bir merkez oluşturup adına da Gastro İnegöl diyerek yola çıktık. Elde edilen bu zenginlikler, bizim için bir deneyimleme merkezi haline dönüştü. Lezzetlerimizi tekrar gün yüzüne çıkarmak adına bugün bu lansmanı gerçekleştiriyoruz. Akademisyenlerimizin katkılarıyla, ekip arkadaşlarımızın yoğun gayretleriyle, mevcut zenginliğimizin yanında bugün sizlere bazı lezzetlerimizi sunmak istiyoruz. İnegöl Çorbası, İnegöl Çiftetellisi, İnegöl Çilek Lokumu, Yaban Mersini Lokumu, gençlerimiz için oluşturduğumuz Hızlı Menü gibi lezzetlerimizi sizlere deneyimletmek istiyoruz.” İfadeleri ile verilen emeği de aktardı. 

Ve projede yer alan en beğendiğim ayaklardan biri de hiç kuşkusuz gençlere yönelik geliştirilen menüler oldu. İnegöl Köftesi’nin modern yorumuyla Z Kuşağı Menüsü ile Hızlı Menü isimlerinin verildiği fastfood menüleri çok iş görür. 

Tebrikler Alper Taban ve ekibi yine çok iyi iş çıkarmış

Devamını Oku

Bursa’yı geri alıyoruz beyler…

Bursa’yı geri alıyoruz beyler…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir hayali vardı Bursa’nın yıllardır özlemle beklediği. O hayalin önünde de yapılamaz edilemez tabuları. 

Bahsettiğimiz bir devrim adeta. Olmazı oldurmak aynı zamanda. Hikaye ilk kez maddi olarak rahmetli Hikmet Şahin başkanın döneminde gündeme geldi. 

Vizyonu ve ufku ile bir çok şey katmıştı Bursa’ya Hikmet Şahin ve bir hayali gerçekleştirmek için de projeleri hazırlatmıştı. Nasip olmadı Hikmet Şahin’e ama onun başlattığı rüyanın gerçeğe dönüştürmek öğrencisi Alinur Aktaş’a nasip oluyor. 

Zafer Plaza yapılırken de İtfaiye binasının oraya dahil edilmesi çok tartışılmıştı. Zira Bursa’nın serveti olan Hanlar Bölgesi ve Tarihi Çarşı’nın ortaya çıkarılması yerine önünün daha da kapatılması, olmayacak hayali daha da olmaz hale getiriyordu. 

Ancak kamuoyunun tüm tepkisine rağmen o dönem o kazulet bina inşa edildi. Ticari hesap tarihi ve kültürel değerlerin üzerinde değerlenmişti o gün için. Ve bugün büyük fatura daha da yüksek olmasına rağmen devlet belediye işbirliği ile Bursa’nın yıllardır hayalini kurduğu proje gerçek oluyor. 

Önceki gün bir tabu yerle yeksan oldu Bursa’da. Büyükşehir Belediyesi’nin “Büyük İndirim” lansmanı ile kamuoyuna lanse ettiği çalışma ile 25 yıl önce Pirinçhan’ın önüne dikilen kazulet Boyner binası yıkılmaya başlandı. Belediye her türlü fedakarlığı yaptı. Zafer Plaza’daki  hissesinin neredeyse yarısını Aziz Torun’a devretti. 

Ama yapılamaz denen projeyi gerçekleştirdi. Aziz Torun bir şekilde ikna edilerek binanın yıkımı için anlaşma sağlandı ve yıkım başladı. Bu binanın yıkılmasıyla birlikte Hanlar bölgesinin önü hayal edilen hale gelecek. 

Bu tarihi bir ana şahitlik etmek aynı zamanda. Bursa’da 14. yüzyılda oluşmaya başlayan, 16. yüzyılda han, bedesten ve çarşıların oluşumuyla gelişimini tamamlayan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, ne yazık ki son yüzyılda hunharca acımasızca çevrelenen çirkin binaların arasında kaderine terk edilmişti.

 Ve bu durum herkesin vicdanını yaralıyordu. Ancak bölge çok kıymetli ve bir kısmı kamu kurumu olan bina sahipleri bölgeyi terk etmeye yanaşmıyordu. Bunun için bir irade lazımdı. Devlet iradesi ve devlet kararlılığı. İşte o kararlılık bugün yaşadığımız mutluluğu getirdi beraberinde. 

Tekrar Hanlar Bölgesi ve Çarşı eski ihtişamlı günlerine kavuşacak. Bu servetle elde edemeyeceğiniz kadar değerli bir şey. 

Koca bir imparatorluğun, koca bir milletin 700 yıllık birikiminin bugüne bakiyesi. Bu öylesine heyecan verici bir şey ki, yeniden payitaht şehrin canlanışı aynı zamanda. Bu bir milletin tarihine yeniden sarılışı aynı zamanda. Binlerce AVM yapabilirsiniz ancak Hanlar Bölgesi ve Tarihi Çarşı’nın tek tuğlası etmez. 

Bursa bu adımla başka bir aşamaya geçiyor. Tarihi şehir adım adım yeniden ayağa kalkıyor. Ve ardından gelecek projelerle inanılmaz bir lokasyon ortaya çıkacak. 

Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından da desteklenen proje geçtiğimiz yıl ağustos ayında Kızılay binasının yıkılmasıyla başlamıştı. O da bir devrimdi aslında. İstemezük tayfasının mimari eser diye uzun zaman defans yaptığı bina bir şekilde yıkılarak büyük engellerden biri kaldırıldı.  

Çalışmalar çerçevesinde ilk etapta normal kamulaştırmalarla 15 parseldeki binalarda yıkım yapıldı. Ancak işlerin hızla ilerlemisi adına geçen yıl nisan ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bölge için ‘acele kamulaştırma kararı’ alındı. Bu kararın ardından da hem kamulaştırma hem de yıkım çalışmaları hız kazandı. 

Proje çerçevesinde 15’i normal, 33’ü acele kamulaştırma kararıyla toplam 48 parselde 37 binanın yıkımı tamamlandı. Ve muhteşem final Boyner binasının yıkımının başlamasıyla start almış oldu. Bu kervan artık yolunu bulacak ve hedefe varacak. Bir gün gerçekten bir de kervan gelir bakarsınız tarihi bölgeye.Ve sadece binalar değil bir kültür şöleni düzenleyerek kervan hikayesi de yaşatılır ne dersiniz?

Teknik detaylara girmiyorum ama manevi detaylarda içimizi bir coşku kaplıyor.  

Bursa’yı geri alıyoruz beyler. 

Ne mutlu bize.

Teşekkürler Alinur Aktaş. 

Devamını Oku

Mustafakemalpaşa’da müthiş kabuk değişimi!

Mustafakemalpaşa’da müthiş kabuk değişimi!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mustafakemalpaşa, tarihinde olmadığı kadar hareketli, olmadığı kadar renkli ve enerji dolu bir dönem geçiriyor. Burada Belediye Başkanı Mehmet Kanar’ın enerjisi, iletişimi, çabası çok önemli tabi. Şehirler belediye başkanlarının vizyon ve ufuklarıyla gelişir ona göre şekillenir.

Bursa’nın genç başkanlarından biri olan Mehmet Kanar’a ilk dikkatimizi yönlendiren hadise 2019 yılı sonlarına doğru Ankara’ya yaptığı bir haftalık çıkarma ve belediyede törenle karşılanışı oldu.

Daha önce pek örneğine rastlanmayan bu hareketi arkadaşlarımızda değerlendirirken, Kanar’ın ve yönettiği ilçe Mustafakemalpaşa’nın bu dönem oldukça popüler ve gündemde kalacağı üzerinde ittifak etmiştik.

Öyle de oldu doğrusu. Mehmet Kanar, ilçesini hiç olmadığı kadar gündemde tutarken, yatırımları Mustafakemalpaşa’ya çekme noktasında da oldukça etkili oldu.

Gerek merkezi yatırımlar gerekse Büyükşehir Belediyesi’nde ilçesi için mücadele veren Kanar, bunun meyvelerini de topluyor. Aslında bir ilçe belediyesinin bir dönemde yapılacak işlerinin kat be kat fazlasını daha şimdiden yapmış durumda.

Mesela Büyükşehir Belediyesi ile ilçenin tüm altyapısını yeniliyor. Bu bile 50 yıllık hizmet demek. Gençlik merkezinden, geri dönüşüm tesisine kadar onlarca hizmet bir yandan devam ederken, tarımdan turizme kadar bir çok alanda da örnek işlere imza atılıyor ilçede.

Mehmet Kanar gerçekten farklı ve renkli bir kişilik. Bu özellikleri ile de Mustafakemalpaşa’ya başka bir sempati kazandırıyor. Misal, Belediyenin önüne makam masasını taşıyıp, gelip giden vatandaşla sohbet etmesi, onların dertlerini dinlemesi o kadar güzel görüntüler ortaya çıkarıyor ki!

Ziraat mühendisleri var mesela Mustafakemalpaşa Belediyesi’nin. Hepsini görevlendirmiş Kanar başkan. Köy köy gezip tarım ve hayvancılık konusunda köylüyü bilgilendiriyor, ücretsiz danışmanlık hizmeti sağlıyor. Toprak analizleri yaptırarak, köylülere alternatif ürünler dikimi noktasında teşvik ediyor ve kazanç sağlamalarına vesile oluyor.

Kendi sosyal medya hesabından ilçenin tanıtımını yapıyor aynı zamanda. Dahası turizm potansiyeli olan bölgelerde atılan adımlarla ilçenin bu alanda da iddialı olmasının yolunu açıyor. Yakında Tümbüldek kaplıcalarının ismini çok daha fazla duyacağız.

Buraya bulunan yatırımcıyla tesis ulusal ve uluslararası alanda bir merkez haline gelebilir. Suuçtu Şelalesi’ne ilgi sürekli artıyor örneğin. Bunlarda belediyenin sağladığı yatırım ve imkanlarla oluyor.

Kanar hiçbir alanı eksik bırakmıyor. Kültürel etkinlikler, her kuşağa göre organizasyonlar. O nedenle de sokağa çıktığında 7’den 70’e halkın ilgi gösterdiği, gönlüne aldığı bir isim oldu henüz 3 yıllık başkanlığı döneminde.

Mustafakemalpaşa’nın her zaman potansiyeli vardı ve olacak. Ancak yiğidin yoğur yiyişi o potansiyelin harekete geçmesini de beraberinde getiriyor. İşte Kanar, bu dönem yıldızını parlatıyor Mustafakemalpaşa’nın. Önümüzdeki süreçte çok daha etkin ve çok daha fazla adını duyacağımız bir ilçe Mustafakemalpaşa.

Bitirmeden eklememiz gereken çok önemli bir konuda Kanar’ın iletişim gücü. Gerek Ankara gerek Bursa’da tuttuğunu koparmasının en önemli nedeni etkili iletişim kurması. Gidiyor ve bir şekilde o yatırımı, hizmeti alıp geri dönüyor.

Bunu Mustafakemalpaşa’da da çok güzel yapıyor. Her kesimle kurduğu sıcak ilişkiler, aynı partiden olsun olmasın herkesin saygısını kazanıyor. Yaptıkları takdir topluyor. Tartışılan değil hizmetleriyle takdir gören bir belediye başkanı olarak yazdırıyor adını ilçe tarihine.

Yolunuzu düşürün Mustafakemalpaşa’ya ve değişimi birde gözlerinizle görün derim. Gitmişken Suuçtu’ya ve Tümbüldek’e de uğrayın bakın hizmet etmek isteyince nasıl değişiyor bir anda yerleşim yerleri…

Devamını Oku

Başkanlardan çok güzel hareketler!

Başkanlardan çok güzel hareketler!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa bu bayram oldukça güzel bir adıma şahitlik etti. Allah’ı var hizmet götürme noktasında ilçeler arasında ayrım yapmadığını görüyoruz Büyükşehir Belediyesinin ve Başkan Alinur Aktaş’ın. Hatta muhalefetin olduğu ilçelerde bu duruma daha da hassasiyet gösterildiğini görüyoruz. 

Ancak Ramazan ayının son günlerinde Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Alinur Aktaş’ın verdiği bir iftar iktidar ve muhalefet açısından oldukça güzel ve örnek bir görüntünün ortaya çıkmasına da vesile oldu.

 İftar programına ayrım yapılmadan tüm ilçe belediye başkanları da davet edildi. Ve o davete CHP’li Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem de katıldı. 

AK Partili Büyükşehir Bleediyesi’nin şık hareketine Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem aynı şıklıkla cevap verdi. Keşke diğerleri de katılsaydı o iftara. Sonuç olarak hem Büyükşehir Belediye Başkanı hem de ilçe belediye başkanları milletin oyuyla o makamlarda oturuyorlar ve milleti hizmet etmekle mükellefler. 

Bu hizmetler devam ederken de senkronize hareket edilmesi hem devletin hem milletin yararına. Millet için Bursa için birlikte çalışmaları kadar doğal bir durum olamaz. Belki zaman zaman görüş ayrılıkları oluyor ancak bunu da demokrasinin bir gereği olarak görmek gerekiyor.

Alinur Aktaş, CHP’li belediye başkanlarını iftara davet ederek el uzatıyor, uzanan eli Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem geri çevirmiyor. Her iki davranış da uzun zamandır gerilen siyasi arenada o kadar güzel o kadar sevimli geldi ki kamuoyuna. 

Üstelik her iki belediye başkanı da kendi mahallelerinde eleştiri olacağını bilmelerine rağmen bu medeni davranışı sergilemekten geri durmadı. Her iki belediye başkanını da kutlamak lazım. Bu adımın devamının gelmesini de temenni edelim. 

Turgay Erdem, Nilüferliler için olması gerekeni yaparak Büyükşehir Belediyesi ile olabildiğince sıcak ilişkiler kuruyor.

Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alarak bir yere gidemeyeceğini biliyor. Siyaseten yapılacak şovların ne kendisine ne de Nilüfer’e bir faydası olmayacağının farkında. 

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da tüm Bursa’nın başkanı olduğunun bilincinde ve her kesimi kucaklamanın çabasında. Böyle olunca ortaya da güzel görüntüler çıkıyor tabi. Keşke Mudanya ve Gemlik belediye başkanları da aynı dirayeti gösterebilseydi. 

Şimdi bir an şunu düşünün. Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz da muhalefet belediye başkanı. 

Kendi başarısızlıklarını Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alarak kapatmanın derdinde. Her defasında kendisine yönelen bu hasmane tavra rağmen Büyükşehir Belediyesi, Mudahya’ya hizmet etmeye devam ediyor ve vatandaşla ilçe belediye yönetimini ayırıyor.

 Zaten Mudanya Büyükşehir Belediyesi’nin yatırım ve hizmetleriyle ayakta duruyor adeta. Bugün Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerini çıkarın Mudanya 30 yıl öncesine döner. 

Alinur Aktaş ve Turgay Erdem’i kutlarken,diğer belediye başkanlarına da doğru örneğin bu olduğunu göstermelerinin öneminin altını bir kez daha çizelim. 

Halkın verdiği oyları belediye başkanları kendi egoları ve ideolojik saplantıları için değil hizmet için kullanmalılar. Bunun yolu da her kurumun birbiriyle uyumlu çalışmasından geçiyor. 

Son dönemde yaşanan kavga ve gürültü siyasetini çöpe gönderen bu iftar daveti ve icabeti bu açıdan Bursa için oldukça önemli. Ne Aktaş’ın ne Erdem’in pulları da dökülmedi, siyasi duruşlarından da bir şey eksilmedi. 

Devamını Oku