a
İsmail TAŞTAN

İsmail TAŞTAN

09 Eylül 2021 Perşembe

Millet İttifakı’nda Bize Sordun mu Çıkışı…

Millet İttifakı’nda Bize Sordun mu Çıkışı…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP ve İYİ Parti arasında, (aslında hep var olan) ‘polemik’ nihayet yüksek sesle dillendirildi.

CHP ve İyi Parti’de tartışmalar gün yüzüne çıkmaya başladı.

Muhalefet cephesinde ‘Millet İttifakı’nın ikinci ve üçüncü kademe kadroları arasında kökü derinlerde olan polemik aleniyet kazandı.

Ve… tartışmalar karşılıklı atışmalara sahne olmaya başladı.

Ortaklar arasındaki ‘İttifak’ ilişkisi bir anda ‘İhtilaf’a dönüşmüş gibi. 

İTTİFAKIN YUMUŞAK KARNI: HDP

Tartışmaların odağında ‘Adaylık’ ve ‘Dostlar’ manzumesi yatmakta.

Başta Kılıçtaroğlu’nun ‘Adayım’ havasında konuşmalar yapması.

Ve…bu yönde güçlü  bir algı oluşturma çabaları var.

Her iki durumda ittifak ortağı İYİ Parti’de ciddi rahatsızlık yaratmış görünüyor.

Diğer yanda ise ‘Dostlar’ manzumesinin baş aktörü olarak görülen HDP krizi.

Bizzat CHP tarafından HDP ile üstü örtülü ittifak manevraları İYİ Parti’de rahatsızlık yaratmanın çok ötesine sirayet ediyor.

Kriz çanları çaldırıyor.

HDP bu anlamda Millet İttifakı’nın yumuşak karnı…

SORU MU SORGULAMA MI?

Tartışmaların fitilini ateşleyen, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Cihan Paçacı oldu.

Tepkisi, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na yönelikti.

Paçacı, “Gençlere, esnafa, çiftçiye, KHK’lılara vaatlerde bulunuyor. Madem birlikte bir hükümet kuracağız, bunları bize sordunuz mu? sözleri adeta İttifakın can damarına basmaktı.

Bu aslında sorudan çok sorgulama…

Devamında ise ittfak olmanın yolunu gösterdi.

‘Bir taahhütü CHP veya İYİ Parti yapacaksa, ortaklar, karşılıklı görüş alındıktan sonra açıklanmalı…”

Eleştiri dozunu artıran İYİ Partili Cihan Paçacı, Kılıçdaroğlu’nu İttifak adına değil ‘Ben’ özneli ve ‘Tekil konuşuyor’ diye suçladı.

Bu suçlama ‘şok’ derecesinde yankılandı.

Paçacı’nın sözleri yenilir yutulur değil.

Yine, ‘Vaatleri ortaklaşa kararlaştırıp açıklamalıyız’ çıkışı ile de Paçacı, kısacası, Kılıçdaroğlu’nu ‘arkadan iş çevirmekle’ itham etmiş oluyor.

CHP’yi ise ortaklığa rağmen, ‘gizli tezgah açmakla’ kınıyor.

RESTLEŞME VE İTTİFAKIN ÖMRÜ

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu,‘Biz Millet İttifakı olarak, konuşuruz, tartışırız’ sözleriyle yine ‘Oturacağız, Cumhurbaşkanı adayını nasıl belirleyeceğiz?‘yanı sıra, bunu da ‘Demokrasinin gücü burada zaten’ taahhüt etmesini hatırlayınca, Paçacı’ya hak vermemek haksızlık olur zaten.

Kılıçdaroğlu’nun dedikleriyle, yaptıkları uyuşmuyor.

Aykırılıklar var, tezatlar oluşturuyor, siyasi ahlakla da örtüştürmek mümkün görünmüyor.

Hal böyle olunca da, Paçacı’nın bu siyasi refleksi de doğal olarak  siyasetle ilgilenen çevrelerde ‘Millet İttifakı’nın ömrü’ konusundabir mesaj içerdiği şeklinde yorumlandı.

Yorumlara bakılırsa Paçacı’nın çıkışı;

Kılıçdaroğlu ve yönetimindeki CHP’ye ortağından sert bir uyarı kabul edilebilir.

Ancak, ikinci cümle inkarı mümkün olmayan açıkça ‘rest çekmek’ olarak değerlendirmelere neden oldu.

Ağır ve tamiri çok zor bir durum.

Bu tarz polemikler çok daha derinleşeceğe benziyor.

Siz ister uyarı, isterseniz restleşme diye yorumlayın.

Paçacı’nın yüksek sesle dillendirdiği aslında şu iki cümlede saklı.

‘Aday’ gibi davranıyorsun, ‘bize sordun mu’

Yine, Vaatlerde bulunuyorsun, ‘ortak karar aldık mı’

Belli ki, bu uyarı ve rest çekme, İttifak’ın büyük ortağı CHP’de ‘erken uyarı etkisi’ yapmış.

AYRI TELDEN ÇALIYORLAR

CHP cephesinden alelacele karşılık gecikmiyor.

CHP kurmayları, art arda Paçacı’nın açıklamalarına, ‘Amacını aşan bir açıklama’ diye geçiştirmeye çalışıyor.

Sonra da, ‘İttifak ortağı olsak da, programımız ayrı, ayrı partileriz, elbette her lider partisinin vaatlerini kamuoyuna açıklar’ savunma ihtiyacı duyuyorlar.

Millet İttifakı ortakları arasında ilk kez bu kadar sert ve aleni karşı çıkışa tanıklık ediyoruz.

Bu gelişmeler ittifak ortakları arasında bir kırılmaya yol açar mı şimdilik yorum yapmak istemem.

Ancak, bir derinliği olduğu aşikar.

Kılıçdaroğlu ve Akşener ise şimdilik sessizliklerini koruyor.

Niyet okumuş olmayayım.

Ama, iktidara yönelik gündemde tutulmaya çalışılan ‘erken seçim’ çağrısı ve ‘adaylık’ süreciyle ilgili CHP ve İyi Parti’nin içerisindeki karşılıklı karşı çıkışların devam edeceğini söylemek, mümkün gibi görünüyor.

CHP ile İYİ Parti arasındaki adaylık tartışması Millet İttifakı’nda kırılma yaratır mı?

BENZEMEZLER İTTİFAKI

Daha anlaşılır şekliyle soralım.

Millet İttifakı dağılıyor mu?

Ya da, CHP ve İyi Parti’de yol ayrılıkları hazırlığı mı var!..

Malum, Millet İttifakı ezelinden hassas dengeler üzerine kurulu olduğu bilinmekte.

Cumhur İttifakı’nda AK Parti ile MHP arasında nispi fikir ve taban yakınlığı bilinen bir durum.

Ancak, Millet İttifakı liderleri ve üyeleri arasında fikir ve taban yakınlığı olduğu söylenemez.

Bu nedenle, Millet ittifakı, siyasi arenada “Benzemezler İttifakı” diye bilinmekte.

Belli ki maya tutmamış.

Dahası, ‘Zoraki’ bir  birliktelik bu.

Millet İttifakı bu nedenle aday ve hedef konusunda ‘büyük hataya’ düşebilir!

Çünkü, Erdoğan’la yarışın formülü ne? Bilmiyorlar.

Peki, ‘Erdoğan’ın kesin kazanacağı’ bilinmesine rağmen, hangi formülle ve hangi ismi karşısına aday çıkaracaklar. Ne yapacaklar?

Kılıçdaroğlu ve Akşener bu formülü ve ismi henüz bulmuş değiller.

Bulduklarını da sanmıyorum.

İTTİFAKTA HDP ÇATLAĞI

Öyle olsaydı, şimdi bizler de biliyor olurduk.

CHP ile İYİ Parti arasında HDP çatlağı da büyüyor.

CHP ile İYİ Parti arasında HDP çatlağı! Adaylık krizi derinleşiyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener arasında yaşanan cumhurbaşkanlığı adaylığı çatlağı giderek derinleşiyor.

Kılıçdaroğlu’nun adaylık için PKK’ile iltisaklı olduğu iddia edilen HDP ile iş birliği sinyali vermesi İYİ Parti kanadını rahatsız etti.

İYİ Parti, HDP’yi problemli görüyor.

Kılıçtaroğlu ise, ‘Dostlarımız’ diyerek üstü kapalı HDP’ye altan alta göz kırpıyor.

Akşener ve kurmayları, ‘HDP ittifak dışında kalsın’ konusunda kesin kararlı

Kılıçdaroğlu’nun ise HDP’ye yeşil ışık yakması İYİ Parti ile olan gerilimi daha da artıracağa benziyor.

Çanlar çalmaya başladı!..

İttifak krizi kapıda.

**********************************************

Devamını Oku

CHP’yi kazıyın, altında ‘aday’ çıkar!..

CHP’yi kazıyın, altında ‘aday’ çıkar!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Meral Akşener, CHP’li İmamoğlu’nu Fatih Sultan Mehmet’e benzetti.


Ama, CHP’de derin sarsıntı yarattığı bir gerçek.


Daha doğrusu Kılıçdaroğlu için ciddi bir deprem olmalı.


Partisi CHP yıllardır ‘iktidar yüzü’ görememiş.


Genel Başkan olarak 10 yılda 10 seçim kaybetti.


Kazandığı tekbir seçim dahi yok.

Muhalefette neler oluyor?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu Fatih Sultan Mehmet’e benzetti iyi mi.

Bu çıkış, siyasette, anlamlı bulundu.

Dolayısıyla, siyaseten önemli bir mecraya oturmuş durumda.

Bazı yorumcular, bu çıkışı ‘Millet İttifakı’nda ‘kırılma’ diye yorumlarken,

Farklı yorumlayanlarda oldu.

Onlara göre de, Akşener, büyük ortağı CHP’ye ‘Benim Cumhurbaşkanı adayım İmamoğlu’ mesajı verdi.

Yani Kılıçdaroğlu’na bir anlamda, ‘kenara çekil’ kazanamazsın uyarısı yapmış oldu.

 Geçmiş seçime tanıklık edenler hatırlayacaktır.

Akşener, ‘kimi seçtireceği’ konusunda başarılı olamazsa dahi,

En azından  ‘Kimi seçtirmeyeceğini’ çok iyi bilir.

Başarılıda olmuştur.

Bu yoruma katılır mısınız bilmem.

Ama, CHP’de derin sarsıntı yarattığı bir gerçek.

Daha doğrusu Kılıçdaroğlu için ciddi bir deprem olmalı.

Partisi CHP yıllardır ‘iktidar yüzü’ görememiş.

Genel Başkan olarak 10 yılda 10 seçim kaybetti.

Kazandığı tekbir seçim dahi yok.

Hep muhalefet, hep yenilgi, hep hüsran.

Oysa, iktidar olma ihtirası var.

İddiaları var, hedefleri var, söyleyecek sözleri var.

Millet İttifakı adıyla bilinen ‘ortakları’ var.

Hatta, ‘dostları’ var.

Bol miktarda da ‘adayları’ var,

Da…

Yine de ‘İktidar yüzü görecek’ halleri yok.

Cumhurbaşkanı adayı olmak isteyen isimlerin başında Kemal Kılıçdaroğlu geliyor.

Kılıçtaroğlu, her ne kadar Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda şahsını özne yapsa da, konuşmalarında ‘yapacağım’ türünden, bol miktarda cekli, caklı mesajlar verse de,

Durum hiçte öyle görünmüyor.

Vahim durum.

CHP’de Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığı da çok belli.

CHP’de ismi adaylık için geçenlerin sayısı artıyor.

Hemen hepimizin aklına gelen ilk iki isim var.

Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş.

Oysa liste uzun, aday çok.

İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Hatay Belediye Başkanı Lütfi Savaş’ın da hazırlık yaptığı konuşuluyor.

Mesela, Özgür Özel, hatta Murat Karayalçın.

Kısacası;

Adaylık için ‘ben de varım’ diyenlerin listesi yapılsa, neredeyse CHP’de yönetici kalmayacak.

Neredeyse, insanın aklına, ‘Kılıçdaroğlu hariç herkes aday’ diyesi geliyor.

Kılıçdaroğlu da, ‘Birden fazla adayımız olabilir’ demedi mi?

Şimdilerde CHP’de ‘aday toto’ oynanıyor.

Muhalefetin büyük partisinde ‘küçük Kavgalar’ yaşanıyor.

CHP’de ne olup bittiğini anlamak gerçekten zor.

Kriz üstüne kriz yaşanıyor.

Son zamanlarda medyada da hep CHP iç çekişme tartışılıyor.

Millet İttifakı cephesi de farklı değil.

Millet İttifakı’nın gündemi varsa yoksa cumhurbaşkanı adayı.

Her isim kendini ön plana çıkarmak için hamleler yapıyor. Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş. Meral Akşener ve diğer isimler arasında satranç oynanıyor,Karşılıklı ataklar yapılıyor.

İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’na karşı yeni bir hamle başlatmış görünüyor.

‘Ya önümü kesme Cumhurbaşkanı adayı olayım’

Ya da, ‘CHP Genel Başkanı olacağım’ resti dikkat çekiyor.

Akşener’in ‘Fatih-İmamoğlu’ çıkışı da söz konusu restin ‘teminatı’ gibi görünüyor.

Millet İttifakı’nı zor bir süreç bekliyor.

‘Kırılma, ayrışma, dağılma, parçalanma’ gibi bir süreç.

Kaldı ki, CHP başta olmak üzere Millet İttifakı partilerinin Ankara kulislerinde ve parti binalarında bu gelişmeler kapalı kapılar ardında konuşulmakta.

Şimdilik kısık sesle olsa da, yakın gelecekte, çok daha yüksek volümde konuşulacağına tanıklık edeceğiz.

Üstelik, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için Alevilerle, Kürtlerle ve ABD ile ittifaklar kurduğu da  gözden kaçmıyor.

Adeta Cumhurbaşkanlığı adaylığı Borsası kurulmuş!..

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in de aday olmak istediği aşikar.

Siyasi kulislerde sıkça konuşulması bu gerçeğe işaret ediyor.

Cumhurbaşkanı adaylığı savaşı kızışıyor!

Bu aleni bir durum.

Kılıçdaroğlu’nun, ‘Başkanlar bir dönem daha görevlerini yapmalı’ sözleriyle, İmamoğlu ve Yavaş ile olası diğer başkanlara ‘sınırlama’ hamlesi bunu kanıtlıyor.

Kılıçtaroğlu kendince, başkanlara ‘Akıllı ol’ diyor.

Bu ‘tehdit’ mi yoksa ‘uyarımı’ olduğu çok da anlaşılır değil.

Bütün burlara rağmen, Zillet İttifakı’nın iki kafadar lideri, Kılıçtaroğlu-Akşener ikilisisinin siyasi formülleri de dikkat çekiyor.

Her iki siyasetçi de siyasete yeni bir icat bulmuş gibi!..

“Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı adayı,

Meral Akşener başbakan adayı…”

Hayali güzel de, rüyadan uyanmasalar.

Kılıçdaroğlu ve Akşener’in birlikte bir geçiş dönemi ardından “güçlendirilmiş” ya da “iyileştirilmiş” parlamenter sisteme dönüş mucizesi olarak siyasi tarihe geçirilmeli.

Sohbet ettiğim çok sayıda CHP’linin bu beklenti içinde olduğunu gördüm.

CHP’de çok net görünen bir başka tablo daha var;

‘CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’ndan kurtulmak,

CHP’yi Kılıçtaroğlu’ndan kurtarmak…’

Yani, parti tabanı ve muhalifleri, Kılıçdaroğlu için tercihi çoktan belirlemiş.

Ya Cumhurbaşkanlığına aday olacak (kaybedecek),

Ki… Sonuçta kaybedecek,

Ya da, evine dönecek…

Bunların anlamı da şu;

Kılıçtaroğlu, her halükarda, CHP Genel başkanı olarak son seçimine hazırlanıyor.  Devamı yok, olmayacak.

Size de öyle gelmiyor mu?

Bundan kaçış yok…

***************************************************

Devamını Oku

Beşi Bir Yerde Ama 1 Etmiyor!..

Beşi Bir Yerde Ama 1 Etmiyor!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ülke siyasetinin de başkenti Ankara’da siyaset giderek ısınıyor.

Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri siyaset kazanını iyice kaynatıyor

Yaşanan tartışmaların odağında 2023 seçimleri var.

Seçim erken mi olacak, yoksa zamanında mı?

Muhalefet, ‘erken seçim’ için bastırıyor.

İktidar ise seçim barajı başta olmak üzere önemli çalışmalarla meşgul.

İktidara sorarsanız; Seçimler 2023’te ve zamanında yapılacak.

İktidara göre, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerine yaklaşık iki yıl var.

Bunun anlamı, muhalefet bekleyecek, sabırlı olacak demektir.

Muhalefeti dinlerseniz; Erken seçim, hemen seçim.

Muhalefete göre ise, sabır kalmamıştır.

ERKEN SEÇİM OLGUNLUĞU OLUŞMADI

Seçim zamanında mı, yoksa erken mi yapılır şimdilik kestirmek güç.

Çünkü mevcut gelişmelere bakılırsa, henüz karar verilebilecek bir olgunluk oluşmuş değil.

Bütün bunlara rağmen, siyasi partilerde ittifak ve cumhurbaşkanı adaylığına dair, senaryolar da gündemden düşmüyor.

Siyasi kulislere, Ankara’dan ülke geneline yayılan siyasete bakılırsa,

senaryoların hemen hepsi muhalefet cephesinde üretilmekte.

İşte bu nedenle gerek muhalefetin cumhurbaşkanı adayının kim olacağı, gerekse ittifakların nasıl şekilleneceği konusunda siyasi kulislerde birçok senaryo konuşuluyor.

CEPHEDE REKABET KIZIŞTI!…

Cumhur İttifakı’nın adayı belli, Recep Tayyip Erdoğan.

Hem Bahçeli hem Erdoğan deklare etti.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, 2023 seçimlerinde ittifak adayının mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu aylar öncesinden açıklamıştı.

Açıkçası Bahçeli, ‘Cumhur İttifakı’ açısından adaylık sorunu yok mesajı vermişti.

Mesaj hem çok net hem de olası yorum ve beklentilere kapıları bütünüyle kapatır türdendi.

Hal böyle olunca, tartışılması dahi imkan dışı.

Şimdi herkes soruyor. Peki Cumhurbaşkanlığı yarışında Erdoğan’ın rakibi kim olacak?

Merak edenler çok haklıdır.

Ancak, Muhalefetin adayı henüz belli değil.

Siyaset yorumcuları, analistler, Cumhurbaşkanı adaylığında asıl sancı muhalefet cephesinde yaşanacağını söylüyor.

Çünkü yerel seçimler kazanılınca, muhalefette umutlar da arttı. O nedenle Cumhurbaşkanı adaylığına soyunan çok.

 Ama şimdilik kamuoyuna açıklanmış bir isim yok.

Eee…cephede rekabet kızıştı!…

HDP VE KÜRT SEÇMEN ENDİŞESİ

Millet İttifakı cephesinde, CHP’nin başını çektiği muhalefet bloğunda 11’nci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ‘den, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e, Ankara ve İstanbul Büyükşehir belediye başkanları Mansur Yavaş ile Ekrem İmamoğlu’na kadar bir çok isim konuşuluyor.

Bazı anketler aracılığıyla, farklı isimlerin öne çıkartılmaya çalışıldığı kulislerde yorumlanıyor.

En çok tartışılan ve dikkat çekici olanı ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olup olmayacağı.

Ben, Kılıçdaroğlu’nun istekli ve hevesli olduğunu görüyorum.

Zira; Kılıçdaroğlu, hemen her yerde, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimi hedefini ‘Dostlarla iktidar’ olacağını açıklamayı ihmal etmiyor.

Kendisini hazırlıyor.Piar çalışmaları yapıyor.  Yaptırıyor. Sipariş anketlerle algı oluşturuyor.

KILIÇDAROĞLU ÇOK HEVESLİ

Kemal Kılıçtaroğlu konuşmalarında, “Dostlarım desteklerse adayım.” Ya da “Seçimi kazandığımda…” hatta bir adım daha ilerisi için “Ben başkan olduğumda…” gibi cümleler kuruyor.

Ancak unuttuğu bir gerçek var.  Bu seçim tek aday olup genel başkanlığı kazanmaya benzemiyor.

Cumhurbaşkanını halk doğrudan seçiyor.

Parti delegesi değil.

Dostlarında ise derin ve sancılı bir sessizlik gözleniyor.

Millet İttifakı ortak aday gösterecek mi, yoksa her parti kendi adayı ile mi yarışa katılacak belirsiz.

Daha da önemlisi ortak aday olursa kim olacak? 

Kılıçdaroğlu mu, Akşener mi, İmamoğlu mu, Yavaş mı olacak?

Hatta bunların dışında, siyasi veya siyaset dışından farklı bir isim mi açıklanacak.

Bunlar şimdilik belli değil.

HDP’nin tutumu, öte yandan kürt kökenli seçmenin tavrı, Millet İttifakı’nı aday konusunda açmaza sürüklüyor.

MUHALEFETTE  TÜRBÜLANS  KORKUSU

Hatırlarsınız, Kılıçdaroğlu, son Cumhurbaşkanlığı seçiminde, ‘Gel bakalım Muharrem’

dediği gibi bir başka ismi mi sahneye sürer şimdilik bu da bilinmezler arasında.

Hepimizin tanıklık ettiği, siyasi hafızalarımızda, ‘mizahi’ anı/anekdot olarak kalan böyle bir davet tekrarlanabilir mi bilemem.

Tekerrür ederse, şaşırmam!..

Yani Millet İttifakı ortakları arsında ve diğer muhalefet cephesinde belirsizlik, karışıklık devam ediyor.

Bu süreç devam ederse, Millet İttifakı cephesinde gözlenen karışıklık bir türbülansa dönüşebilir

Kaç adaylı bir seçim yaşayacağız bekleyip göreceğiz.

Ancak şunu şimdiden söylemek mümkün.

Geçmişte iki örneğini yaşadığımız gibi Cumhurbaşkanlığı seçimi için 1 ya da 2 kez sandık başına gideceğiz.

İlk turda yüzde 50’yi geçen seçilecek. İlk turda sonuç alınamazsa, en yüksek oy oranına sahip iki aday arasında 2. tur seçimi yapılacak.

Yani siyasette tam anlamıyla bir final seçimi yaşanacak.

BURSA ÖRNEĞİ

Bir önceki dönem, yani 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muhalefet, HDP dışında tüm siyasi partiler Ekmeleddin İhsanoğlu ismi ile ortak adayda birleşmişti.

Sonuç: Erdoğan karşısında başarılı olamamışlardı. Erdoğan; 848.694 oy ve

yüzde 54.88, ortak aday E. İhsanoğlu; 633.485 oy ve yüzde 38.44, Selahaddin Demirtaş’da 64.294 oy ile yüzde 4.16 alabilmişti.

Son olarak 2018 seçimlerinde muhalefet bu kez ayrı adaylarla yarışa katılmayı tercih etmişti.

Sonuç yine hüsran olmuştu.

Hatta daha ağır bir darbe yemişti muhalefet.

Erdoğan, hem oy sayısını 1.050 ye çıkartmış hem de oy oranını yüzde 55.5 seviyesi ile artırmış oldu.

Muhharrem İnce ise Bursalı seçmenden aldığı 595,074 oy ile yüzde 31.47’de kalmıştı.

Geçmişteki iki seçimde olduğu gibi tablonun pek değişeceğini sanmıyorum.

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını partiler değil, adaylar belirleyecek.

Seçmen oyunu güvendiği liderden yana kullanacak.

AK Parti teşkilatlarında, metal yorgunluklar, hatalar, ihmal ve yanlışlıklar yok değil.

Yine, her ne kadar, partisinin Bazı Milletvekilleri ve Bazı Belediye başkanlarının dikkat çekici hataları olsa da, sonuç değişmeyecek gibi görünüyor.

Erdoğan karizmatik kişiliği ve Lider duruşu sonuçları belirleyecek.

Bu seçim de öncekiler gibi Erdoğan’ın seçimi olacak.

**********************************************************

Devamını Oku

Bursa’da Kırsal Kalkınma Yatırımları

Bursa’da Kırsal Kalkınma Yatırımları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dikkatinizi çekti mi bilmem.

Son yılarda belediyelerde adeta bir ‘Kırsal Kalkınma’ yarışı yaşanıyor.

Özellikle de Büyükşehir statüsündeki belediyelerde.

Yarış, dediğime bakmayın, söz konusu yarış, daha çok bir ‘vizyon’ projeleri haline dönüşmüş durumda.

Yarışı bilmem ama, yapılan çalışmaları çok önemsiyorum.

Bütün dünya da önemsiyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin altyapı ve üstyapıda yoğun şekilde çalışırken, kırsal kalkınmayı da çok önemsediği de bir gerçek.

 

KIRSALDA TARIMA 250 MİLYON

Tarım ekonomisine yıllık 250 milyon liralık katkı

Bursa’da kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla bugüne kadar yüksek verimli hayvan ırklarının temini, kaliteli fide fidan dağıtımı, ekipman ve eğitim desteği gibi konularla sürekli çiftçinin yanında olan Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımda hedef büyüttü.

Bursa’da 2023 yılı sonuna kadar katma değeri yüksek 5 milyon meyve fidanını toprakla buluşturmayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, böylelikle tarım ekonomisine yıllık 250 milyon liralık katkı sağlamış olacak.

Her ne kadar ‘Büyükşehir  Yasası’ köyleri mahalle statüsü olarak tanımlasa da, köyler hala köy olarak yerlerinde duruyor.

Anakent olarak bütün şehri merkezinden kırsal bölgelerdeki en ücra noktasına kadar kucaklıyor. 

Siyasi ayrım yapmadan, bahane uydurmadan…

Büyükşehir Belediyesi, Tarım AŞ aracılığıyla sürdürdüğü projeler çerçevesinde, Bursa’da kırsal kalkınmayı ana hedefleri listesine almış durumda.

Toprağı tohumla, çiftçiyi ekipmanla, tarımı teknolojiyle buluşturuyor.

Her yıl devam edecek çalışmalar kapsamında kırsal kesimde 5.5 milyon fide-fidan üretici-çiftçi buluşması gerçekleştirilecek.

Başkanın dediği şu: 2023 yılı sonuna kadar her yıl en az 1,5 milyon adet fide ve fidan desteği sağlamayı hedefliyoruz.

Yani üç yılda en az 5 milyonu aşkın fide ve fidan üretime kazandırılacak.

Hayvancılığın geliştirilmesi destekleri ise ayrı bir önem taşımakta.

Daha ilk aşamada,  ‘Bin750 koyun üreticiyle buluşturuldu’

Projenin sürdürülebilirliği içinse gereği düşünülmüştü.

Bursa’da köyden kente göçün önlenmesi ve kırsal kalkınma kapsamında, şehrin hayvancılıkta da kalkınması amacıyla ‘Koyun Yetiştiriciliği Projesi’ni başlatmıştı.

Proje kapsamda ‘Damızlık küçükbaş hayvan çiftliği’ ve ‘Damızlık düve üretim merkezi’ doğru ve gerçekçi girişim olarak takdir almakta.

Bursa’da kırsal kalkınmanın sağlanması hedefiyle kaliteli fide, fidan dağıtımı ve ekipman destekleri başta olmak üzere her alanda çiftçilerin yanında olan Büyükşehir Belediyesi, Tarım AŞ aracılığıyla çiftçilerin hep yanında.

Her ilçede mutlaka bir veya birkaç projeyi uygulanmasını sağlıyor.

Onlarca (köy) mahallede yüzlerce üretici ve çiftçiyi projelere dahil ediyor.

Yerel yönetim tecrübeleri kazandığı, ‘ilk göz ağrısı’ İnegöl kırsalına destek verirken, muhalif cephe temsilcisi CHP’li belediyenin iş başında olduğu Gemlik’i ayırmıyor.

Örneğin, Gemlik’te incir, çilek ve örnek kivi bahçesi projeleri dikkat çekiyor.

İlçede, 180 üreticiye 1500 adet Bursa siyah inciri fidanı, 10 çiftçiye 80 bin adet albion cinsi çilek fidesi ayrıca demonstrasyon amaçlı kivi yetiştiriciliği projesi ise özel olarak hazırlanan 500 metrekarelik bahçede uygulanıyor..

Alinur Başkan, kırsal kalkınmayı desteklemek hedefiyle yapılan çalışmalar kapsamında, Osmangazi, Gürsu, Orhaneli, İnegöl, Büyükorhan, Kestel, İznik, Karacabey, ve Yenişehir’de bir çok ürün çeşidini çiftçilerle buluşturdu.

Bursa otomotiv, tekstil, mobilya, makine, sanayi şehridir.

Ama Bursa meyvecilik başta olmak üzere bir tarım kentidir.

Bursa, haklı olarak her sektörde markalaşmış bir çok ürünüyle dünya pazarlarında yerini almakta.

Bu kadim şehir, tarım sektöründe de inkar edilemez haklı bir şöhrete sahiptir.

Bursa’nın incisi olarak değer atfedilen Siyah incir bunlardan sadece bir.

Aromatik bitkiler açısından çok büyük potansiyeli bağrında besleyen Bursa, yeni nesil ürünlerle de adından söz ettireceğe benziyor.

Yeni nesil, Büyükşehir’in teşvik ve destekleriyle hayat buluyor.

Yüksek verimli hayvan ırklarını çiftçilerle buluşturmanın yanında yaban mersini, ahududu, siyez buğdayı, kuşkonmaz ve Trabzon hurması gibi alternatif ürünler de artık Bursa’da üretiliyor.

Aronya, Gojiberry, Çilek ve Lavanta gibi katma değeri yüksek ürünlerin Bursa’ya kazandırılması için Büyükşehir Belediyesi de ciddi mesai harcamakta.

Ve… Bu tür girişimlerin karşılığını birkaç sene içerisinde alacaktır.

Doğru projeleri, doğru adreslerinde ve tespitleri de doğru yapılmış bir hedef konularak bir bir hayata geçiriliyor.

Başkan Aktaş’ın işin ‘vizyon’ yönüne baktığını da sanmıyorum.

Malum bir de ‘Karşı Mahalleciler’ var.

Elbette, benzer çalışmalar ‘Karşı Mahallede’ de yapılmakta.

Yarış dememin nedeni de ana muhalefet cephesi siyasetçilerinin ısrarla ‘karşı mahalle’ diye toplumu ayrıştırıcı siyaset gütmeleri.

Ve… bunu bir siyasi jargon olarak kullanmasından dolayıdır.

Başka da bir niyet okunmamalı.

Başkan Alinur Aktaş, her biri ayrı önem arz eden projelerle, kırsal kalkınma hedefiyle, katma değeri yüksek ürün, verimlilik hedeflendiğini söylüyor.

Böylece, teşvik ve desteklerle, üretici-çiftçinin de refah seviyesinde olumlu gelişmeler söz konusudur.

Ayrıca, katma değeri yüksek üretim ve verimlilik, ihracat odaklı olması nedeniyle elbette üreticiye olduğu kadar kent ekonomisine de ciddi kazanımlar sağlayacaktır.

Buna itirazımız olamaz.

Ancak, halkın sebze-meyve ve beslenme ihtiyaçları da unutulmamalı.

Doğal ve doğrudan tarım, üretici, çiftçiye de destek unutulmamalı.

TARIMDA MAKİNELEŞMEYE DESTEK.

Büyükşehir, ihtiyaç duyulan bölgelerde kullanılmak üzere toprak analiz cihazı, salça makineleri, koyun yıkama ve dezenfeksiyon havuzu, taş toplama makinesi, taş kırma makinesi, arpacık soğan eleme ve boylama makinesi ile arpacık soğan sap kırma ve savurma makinesi, süt soğutma tankı, yem karma makinesi, kantar ve süt analiz cihazı dağıtıldı.

Kırsalda kalkınmayı sağlamayı, nitelikli tarım ve hayvancılığı destekleyerek çiftçinin daha yüksek kazanç elde etmesini amaçlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, fide ve fidan dağıtımından, ürün toplama merkezlerine ve ihracata kadar her alanda çiftçiye desteklerini sürdürüyor.

**************************************************************

Devamını Oku

Özen Grup, Bursa’ya yatırımlarına devam ediyor.

Özen Grup, Bursa’ya yatırımlarına devam ediyor.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ekonomik kriz dönemlerinde sektörde güven oluşturmaya ve risk alarak yatırımlarına devam eden Özen Grup, doğusundan, batısına, kuzeyinden güneyine kadar Bursa’yı kucaklamaya devam ediyor.

Perakende sektörünün güçlü oyuncusu Özen Grup, Bursa’ya yatırımlarına devam ediyor.

Bursa’nın en büyük en ucuz gross marketi ‘Her gün ucuz her ürün ucuz’ sloganıyla Bursalıların hizmetine açıldı.

Özen Grup, yeni konsepti Gross marketin ilkini 9 ekim 2020 tarihinde şehrin batı bölgesinde Özen Gros 1-Ataevler olarak hizmete açmıştı.

Grup, ikinci şube olarak da, Özen Gross-2 Erikli marketini ise şehrin doğu yakasında Bursalılarla buluşturdu. Haliyle açılışa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

Bursa protokolü siyasi parti temsilcileri sivil toplum örgütleri kamu ve özel firma yöneticileri de katılım sağlamışlardı.

özen gros 3

YANILMAMIŞIM

Geçtiğimiz yılın son aylarıydı,

‘Özen Grup Bursa’yı merkez üssü yaptı!..’

Günlük köşe yazımda böyle iddialı bir başlık atmış,

Köşe yazımı, yayına verdikten sonra da kendimi adamakıllı sorgulamıştım.

Bu kadar ‘iddialı’ bir başlık atılır mı diye.

Yanılmamışım.

Daha doğrusu, Özen Grup sözünü tutmuş ve beni de yanıltmamış oldu.

Zira Özen Grup, yeni yatırımlarıyla Bursa ve ülke ekonomisine, istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor.

Yatırımlarıyla Bursa, dolayısıyla Ülke ekonomisine desteği ve bölgesindeki istihdama sağladığı katkı ile Bursa halkı tarafından sevilen Özen Grup 

Kendimi sorguladığım, o günkü köşe yazımda ‘Özen Grup, faaliyet gösterdiği perakende sektöründe Bursa’yı adeta merkez üssü yaptı’.

Cümlesiyle de şehrimize yapılan yatırımlarına ve sağladığı istihdam fırsatlarına  vurgu yapmaktı.

BURSA’DA EN BÜYÜK

Özen Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen’in  ‘Alışverişte Onur Sözü’ sloganı ile gıda perakende sektöründe Bursa’ya merhaba lansman toplantısında açıkladığı hedeflerine ilişkin cümlesi yazımın başlığındaki kanaatimi güçlendirdi.

Zira, O hedefleri dile getirdiği cümlesi çok iddialı ve dikkat çekiciydi.

‘Bursa’da en büyük, Türkiye’de ilk 5 arasına gireceğiz’ 

Bazılarının ‘hayal’, bazılarının ise ‘cesaret’ diye yorumladığı o tarihi cümle bugün gerçeğin, realitenin somut resmi olarak hayatımıza girmiş durumda.

Kısacası, Özen Grup, Bursa’nın en büyük perakendecisi olarak liderliğini bir kez daha tescillemiş oldu.

Liderliğini Onur Market zinciriyle sürdüren grup, Türkiye’nin üçüncü büyük süpermarketi, sekizinci büyük gıda perakendecisi olarak yoluna devam ediyor.

Bünyesinde sekiz şirketi bulunan Onur Grup sebze meyve alanında perakendecilik, unlu mamul, gayrimenkul yatırım, inşaat yapı ve lojistik sektörlerinde de hizmet veriyor.

özen gros 2
özen gros 2

‘SOSYAL SORUMLULUK’

Bursa’ya yaptığı yatırımlar ve sağladığı istihdam ile Bursa ekonomisine  önemli katma değer kazandıran Özen Grup. ‘sosyal sorumluluk’ projeleriyle de Bursalıların gönlünü kazanmaya devam ediyor.

Sektör odaklı, nitelikli istihdam konusunda ise adeta bir eğitim kurumu kadar titiz ve yenilikçi personel anlayışı ile müşterilerine hizmet veriyor.

Başta Bursa spor olmak üzere, eğitim, kültür, sanat, sağlık gibi toplumun her kesimini ilgilendiren konularda ‘sosyal sorumluluk’ projelerine yaptığı katkıları ile mülki ve yerel yönetimler yanı sıra Bursalılar tarafından da takdirle karşılanıyor.

Özen Grup, Yaşamakta olduğumuz, Kovit-19 pandemi ve türevleri sürecindeki destekleri yanı sıra, diğer çalışmalarda da yer almakta ve önemli katkılarıyla gönülleri fethetmekte.

MARKETÇİLİKTE DEV YATIRIM

Önceki gün yine dev bir yatırımı Bursa’ya kazandırdı.

özen gros erkli açiliş
özen gros erkli açiliş

Bursa’nın en büyük gross marketine imza attı.

Ekonomik kriz dönemlerinde sektörde güven oluşturmaya ve risk alarak yatırımlarına devam eden Özen Grup, doğusundan, batısına, kuzeyinden güneyine kadar Bursa’yı kucaklamaya devam ediyor.

365 GÜN HEP UCUZ…

Özen Gross 2-Erikli marketçilik sektöründe farklı bir mimarı tarzı ile de dikkat çekici. İki katlı olarak projelendirilen yapı toplam 8 bin metrekarelik alanda hizmet veriyor.

özen gros erkli 5

Ürün gamı ise oldukça zengin ve çeşitlilikleriyle müşterileriyle buluşuyor.

Temel gıda ürünlerinden temizlik ürünlerine, şarküteri ürünlerinden taze sebze meyveye, kasap ürünlerinden fırın ürünlerine kadar binlerce ürün seçeneğini bulabilirsiniz.

30 yılı aşkın sektör ve mağazacılık tecrübesini, kalitesini ve müşteri memnuniyeti politikasını yeni konsepti Özen Gross’a da taşıyan Özen Grup, Bursa’nın en ucuz toptan fiyatına perakende marketi sloganıyla tüketicilerin ekonomik olarak da yüzünü güldürmeye devam ediyor.

Üstelik toptan fiyatına perakende satış fiyatlarıyla.

Öyle hafta sonu indirimi,

Son günü kaçırmayın,

Gibi, tüketiciyi yanıltıcı durum yok.

Özen Gross’da hep ucuzluk var.

Tam 12 bin çeşit ürün, yılın 365 günü, her ay, her hafta, her gün her saatte sizi bekliyor.

‘Her gün ucuz her ürün ucuz’

Daha ne olsun!..

‘Hep ucuz, en ucuz’

************************************************************

Devamını Oku