fbpx
a
Haberyum

Haberyum

17 Ocak 2022 Pazartesi

‘O Ses Hollanda’ cinsel istismar tartışmaları nedeniyle durduruldu

‘O Ses Hollanda’ cinsel istismar tartışmaları nedeniyle durduruldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

‘O Ses Türkiye’nin Hollanda versiyonu ‘The Voice of Holland’, yarışmacılara yönelik cinsel istismar suçlamalarının ardından geçici olarak durduruldu.

Türkiye’de “O Ses Türkiye” adıyla yayınlanan yetenek yarışmasının Hollanda versiyonu olan “The Voice of Holland”, kadın yarışmacılara yönelik cinsel istismar ve yetkiyi kötüye kullanma iddiaları üzerine, geçici olarak durduruldu. Yarışmanın orkestra şefi Jeroen Rietbergen, hakkındaki iddiaları kabul ederek, programdan ayrıldığını açıkladı, yarışmada “şarkıcı koçu” olan Fas kökenli rapçi Ali B. hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

BBC Türkçe’nin Lahey muhabiri Yusuf Özkan’ın haberine göre, Hollandalı ünlü yapım şirketi De Mol tarafından geliştirilen The Voice of Holland, 2010 yılından itibaren RTL kanalında yayınlanmaya başladı. Hollanda’da başarılı olan yarışma, The Voice adıyla ABD ve İngiltere başta olmak üzere yüzden fazla ülkede yayınlandı. The Voice, Türkiye’de de “O Ses Türkiye” adıyla ekranlara geliyor.

Yarışmayla ilgili iddialar geçen yaz Hollanda Televizyonu’ndaki bir programda gündeme geldi. Program sunucusu Tim Hofman, “yetenek yarışmasına katılan ve orada kabul edilemez şeyler yaşayan, gören ya da duyan kişilere” sosyal medya üzerinden çağrı yaptı. Bunun üzerine, şarkı yarışmasında “gücün kötüye kullanılmasına ve cinsel açıdan aşırı davranışlara maruz kalan ya da bunlara tanık olan” çok sayıda kişiden tepki geldi.

ORKESTRA ŞEFİ KABUL ETTİ

Kamu yayıncısı NOS’ta yayınlanan “Boos” adlı programın, bu iddialara ilişkin haberi, önümüzdeki hafta yayınlayacağını duyurması üzerine, orkestra şefi Jeroen Rietbergen, avukatı aracılığıyla açıklama yaptı. Rietbergen, görevini kötüye kullandığının belirterek, derhal istifa edeceğini açıkladı. Rietbergen, yarışmaya katılan kadın şarkıcılarla, “cinsel nitelikte temas kurduğunu” itiraf ederek, “Asla yapmamam gereken şeyler yaptığım için bütün kadınlardan özür diliyorum” dedi.

Yarışmacı kadınlarla ilişkisinin “güç kullanımından çok, karşılıklı ve eşit olduğunu” savunan orkestra şefi, kadınların bu teması çok farklı deneyimlemiş olabileceğini çok geç fark ettiğini öne sürdü. Programın yaratıcısı John de Mol’un kızkardeşi Linda Mol ile birlikte olan Rietbergen, yarışmacılarla yaşadığı ilişki konusunda kız arkadaşını da bilgilendirdiğini ve bu nedenle bir süre ayrıldıklarını belirterek, davranışlarını değiştirmek için terapi gördüğünü anlattı.

Rietbergen’in açıklamalarının ardından, yarışmanın jüri üyelerinden rap şarkıcısı Ali B. de, sınır aşan cinsel davranışla suçlandı. Avukatı, Ali B. hakkında, cinsel istismar suçlamasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu doğruladı. Ali B., iddiaları yalanladı ve asla konumunu kötüye kullanmadığını ve sınırı aşan cinsel davranışta bulunmadığını savundu.

Bu arada Hollanda’daki yarışmanın 2015 yılına kadar jüri üyeliğini yapan şarkıcı Marco Borstato hakkında da, eski bir çalışanın kızına yönelik cinsel istismar suçlamasıyla savcılık tarafından soruşturma başlatılmıştı. Savcılığa göre, bu iddiaların yarışma ile ilgisi yok.

Yarışmanın yayınlandığı RTL kanalı, sınırı cinsel istismar ve görevi kötüye kullanma iddiaları konusunda, bilgilerinin bulunmadığını bildirdi. İddiaları “çok ciddi ve şok edici” olarak değerlendiren RTL kanalı, The Voice Of Holland adlı yarışmanın yeni sezon yayınının durdurulduğunu açıkladı. Kanal, iddialara ilişikin bağımsız bir soruşturma başlatılması için yapımcı şirket ile anlaştı.

Kaynak gazete duvar

Devamını Oku

Sobadan zehirlenen üniversiteli Neslihan, son yolculuğuna uğurlandı

Sobadan zehirlenen üniversiteli Neslihan, son yolculuğuna uğurlandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Niğde’de sobadan sızan karbonmonoksit gazıyla zehirlenerek hayatını kaybeden Neslihan Üzümcü (21), gözyaşları arasında toprağa verildi.

Olay, dün Çamardı ilçesine bağlı Celaller köyünde meydana geldi. Çamardı Belediyesi’nin MHP’li Meclis Üyesi Abidin Üzümcü, sabah saatlerinde aynı odada uyuyan kızı Neslihan ile oğlu Ömer’in hareketsiz yattığını fark edince, sağlık ve jandarma ekiplerine haber verdi. Eve gelen sağlık ekipleri, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencisi Neslihan’ın kömür sobasından sızan karbonmonoksit gazıyla zehirlenerek hayatını kaybettiğini, Ömer’in ise durumunun kritik olduğunu belirledi. Neslihan’ın cansız bedeni morga kaldırılırken, Ömer ise Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü.

Devamını Oku

15 yıl sonra babası ile aynı kaderi yaşadı

15 yıl sonra babası ile aynı kaderi yaşadı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde 15 yıl önce trafik kazasında babasını kaybeden 27 yaşındaki genç, takla atan otomobilde hayatını kaybetti

Kaza, Elbistan-Darende karayolunun Küçükyapalak Mahallesi kesiminde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Elbistan’dan Evcihüyük Mahallesi istikametine doğru seyir halinde olan 46 VC 637 plakalı otomobil, buzlanma nedeniyle kontrolden çıktı. Savrulan otomobil, tarlaya girdikten sonra devrildi.

Takla atan otomobildeki Haydar Kale (27), ağır yaralandı. Kazayı gören vatandaşların ihbarı ile olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

15 yıl sonra babası ile aynı kaderi yaşadı

Yaralı genç, 112 Acil Servis ekiplerince ilk müdahalesi yapıldıktan sonra Elbistan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Sağlık durumu ciddiyetini koruyan Kale, buradaki ilk müdahalenin ardından Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesine sevk edildi.

Yoğun bakımda tedavi altına alınan Kale, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kale’nin cansız bedeni, otopsi için Adli Tıp Kurumuna gönderildi. İlçeye bağlı Hacıhasanlı Mahallesi nüfusuna kayıtlı olan Kale’nin cenazesinin, baba ocağında defnedileceği bildirildi.

Öte yandan, kazada hayatını kaybeden Haydar Kale’nin, babası Ayhan Kale ile aynı kaderi paylaştığı ortaya çıktı.

2007 Haziran’ında yaşanan kazada baba Ayhan Kale’nin kullandığı otomobil, traktöre çarpmıştı. Otomobilin sürücüsü Ayhan Kale hayatını kaybetmiş, 1 kişi de yaralanmıştı.

KAYNAK İHA
 

Devamını Oku

Rezidansta ölen Sedanur Şen’in annesi: ‘Kızınız bana emanet’ dedi bir daha kızımı görmedim

Rezidansta ölen Sedanur Şen’in annesi: ‘Kızınız bana emanet’ dedi bir daha kızımı görmedim
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Maltepe’de geçtiğimiz eylül ayında bir rezidansın altıncı katında Sedanur Şen’in (24) uyuşturucu kullanarak hayatını kaybetmesine ilişkin uyuşturucuyu temin ettiği iddia edilen tutuklu sanık Serdar Yazıcı (32) maktulün uyuşturucu tedavisi gördüğünü bilmediğini iddia etti. Sedanur Şen’in annesi Sevinç Şen ise “Şahıs kızınız bana emanet dedi. Bir daha da kızımı görmedim” diyerek sanıktan şikayetçi oldu.

Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Serdar Yazıcı getirildi. Duruşmada maktul Sedanur Şen’in annesi Sevinç Şen ve babası İbrahim Şen ile taraf avukatları da hazır bulundu.

Tutuklu sanık Serdar Yazıcı, maktulle yaklaşık bir haftadır tanıştığını, maktulün kendisine uyuşturucu tedavisi gördüğünden bahsetmediğini öne sürdü. Bir arkadaşı aracılığıyla Sedanur Şen’le tanıştığını belirten Yazıcı, “1 hafta mesajlaştık, sonra buluştuğumuzda başımıza bu geldi” dedi.

Buluştukları gün Sedanur Şen’i önce hastaneye götürdüğünü, anne Sevinç Şen’in de hastanede olduğunu kaydeden Yazıcı, şöyle devam etti:

“Annesi de arabaya bindi, onu eve bıraktım. Sedanur’la birlikte Avrupa Yakası’na geçtik, onun benimle geleceğini sanıyordum. Bir arkadaşını görmesi gerektiğini söyledi. Benim yanımdan ayrıldı. Ben onu arkadaşının evine bıraktım. Başka arkadaşlarımın yanına gittim. Saat gece 03.00 sıralarında Anadolu Yakası’na dönecektim. Maktul bana mesaj atarak onu almamı istedi. Ben de bıraktığım yere gidip aldım”

Maktulün Taksim civarından kendisine uyuşturucu almayı teklif ettiğini, maktule uyuşturucu alması için 550 lira verdiğini kaydeden Yazıcı, “Kimden aldığını görmemiştim. Kahveye uyuşturucu koyduk ve kahveyle beraber içtik. Kalktığımda maktulün ölü olduğunu gördüm. Otel görevlilerine haber verdim. Ben çantamda metanfetamin olduğunu dahi bilmiyordum. Uyuşturucu kullanma düzeneklerinden bir tanesinin bana ait olduğunu diğerinin maktule ait olduğunu söylemiştim” ifadelerini kullandı.


“ŞAHIS KIZINIZ BANA EMANET DEDİ BİR DAHA DA KIZIMI GÖRMEDİM”

Anne Sevinç Şen ise kızının uyuşturucu kullanması nedeniyle ayağından enfeksiyon kaptığını, bu nedenle günde 3 kez iğne tedavisi gördüğünü söyledi. Kızının antidepresan ilaçları kullandığını da kaydeden anne Şen, kızına uyuşturucu tedavisi nedeniyle çip takıldığını ve doktorun 15 gün boyunca kızından dışarı çıkmasını istemediğini belirtti.

Olay günü sanığın kızıyla hastanede buluştuğunu belirten anne Şen, “Arkadaşının kendisini alacağını söyledi. Ben de ‘İğneni kaçırma’ dedim. Akşam hastanede buluşmak üzere sözleştik. Biz akşam kızımla buluştuk, iğnesi yapıldı. ‘Anne bana izin ver karşıda bir arkadaşımla görüşeceğim son kez’ dedi. Ben izin vermedim. ‘Anne söz hiçbir şey yapmayacağım. Bir ayağımda terlik bir ayağımda spor ayakkabı ne yapacağım’ dedi. O şahısla arabaya bindi. Beni de evimin önüne bıraktılar. Ben çok endişelendim. Şahıs da bana ‘kızınız bana emanet’ dedi. Bir daha da kızımı görmedim” şeklinde konuştu.

İlaçlarını hatırlatmak için kızını sabah saatlerinde aradığında kızına ulaşamadığını kaydeden anne Şen, telefonu kimsenin açmadığını ve kızının ölüm haberini aldığını belirtti. Anne Şen, sanıktan şikayetçi oldu.

Baba İbrahim Şen olayları sonradan öğrendiğini, kızının uyuşturucu kullandığını bildiğini fakat olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olmadığını söyleyerek sanıktan şikayetçi oldu.

Olayın yaşandığı otelde çalışan T.G. de tanık sıfatıyla ifade verdi. T.G. çıkış saati gelmesine rağmen Serdar Yazıcı ve Sedanur Şen’in odasından çıkmadığını, kontrol için odaya gittiğinde sanık Yazıcı’nın “Abla arkadaşım uyanmıyor” dediğini ve içeri girdiğinde Sedanur Şen’in ölü olduğunu anladığını söyledi. Sanığın elindeki çantayı kendisine vermek için ısrar ettiğini iddia eden tanık T.G. çantayı kabul etmediğini ve sanığın da çantayı yere bırakarak tuvalete girdiğini söyledi. T.G. polis ekipleri çantayı açtığında çantanın içinin para dolu olduğunu ve bir de silah gördüğünü söyledi.


TUTUKLULUK HALİ DEVAM ETTİ

Taraf avukatlarının beyanının alınmasının ardından söz verilen sanık Yazıcı, “Ben ne için tutuklu kalacağım anlamış değilim. Tahliyemi isterim” dedi. Mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.


İDDİANAMEDEN

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede  9 Eylül 2021 günü saat 11.30 sıralarında Sedanur Şen’in bir rezidansın altıncı katındaki 40 numaralı odada öldüğünün ihbar edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı anlatılıyor. İddianamede sanık Serdar Yazıcı’nın uyuşturucu tedavisi gören Sedanur Şen’e uyuşturucu temin ederek ölümüne neden olduğu öne sürülüyor.

İddianamede Serdar Yazıcı’nın “Bilinçli taksirle ölüme neden olma” ve “Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama” suçundan toplamda 12 yıl 8 aydan 19 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor.

KAYNAK DHA

Devamını Oku

Deprem konutları teslim edilmeye başlandı

Deprem konutları teslim edilmeye başlandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremin ardından yıkılan binaların yerine inşa edilen konutlar, depremzede hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı.

İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremin ardından yıkılan binaların yerine inşa edilen konutlar, hak sahiplerine teslim edilmeye başladı. Yıkılması ile birlikte 32 kişinin hayatını kaybettiği Emrah Apartmanı (4. proje alanı) için noter kura çekimleri yapılan depremzedelerin konut/iş yeri teslimi, 13.00-17.00 saatleri arasında gerçekleşecek. Hak sahipleri gerekli işlemlerin yapılmasının ardından anahtarlarını teslim alarak yeni konutlarını gezdi.

Deprem konutları teslim edilmeye başlandı

28 daire teslim ediliyor

Konuyla ilgili açıklama yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürü Ömer Albayrak, “Bugün itibariyle inşallah konutlarımızın teslimine başlıyoruz. Bugün 4. bölgedeyiz. Burada daha önce noter çekilişlerini yapmış olduğumuz evleri vatandaşlarımıza AFAD Başkanlığında AFAD İzmir İl Müdürlüğümüz, Toplu Konut İdare Başkanlığımız ile teslim yapıyoruz. Bugün toplam 28 dairenin teslimi olacak.

Yarın ve diğer günler de başka bölgelerde kura çekimleri yapılan alanlarda peyderpey teslimler devam edecek. Teslimatlar yapılırken bazı yanlış anlaşılmalar da söz konusu olabiliyor. Hepsinin bürokratik işlemleri de olduğu için inşaatlar bitse de o işlemleri tamamladık. Bugün itibariyle de teslimlere başladık. Vatandaşlarımız inşallah güle güle oturur” dedi.

Anahtarlarını aldılar

Depremde annesi Fatma Nihal Nayman ve Özkan Nayman’ı kaybeden hak sahibi Özge Nayman Bayır, “Burada annem ve babam oturuyordu. Onları depremde kaybettik. Bugün hak sahibi olarak anahtarları teslim aldık. Evi gördük, bazı eksiklikler vardı. Onları ilettik, yapacaklarını söylediler. Hepimiz için hayırlısı olsun” diye konuştu.

Deprem konutları teslim edilmeye başlandı

Bir başka hak sahibi Gültekin Özgür ise “Depremde canımızı kurtardık. Yıkılan binamızın yerine burası yapıldı. Bugün de gelip anahtarımızı aldık. Birazdan evi göreceğiz. Hayırlısı olsun” ifadelerini kullandı.

Deprem konutları teslim edilmeye başlandı

Hasan Varışlı isimli hak sahibi de şunları söyledi: “Bizim evimiz Ali Çolakoğlu Sitesi’nde. Sanırım birkaç güne de biz anahtarları teslim alacağız. Dün müjdeli haberi aldık. Çok sevindik. Bir an önce eve yerleşmek istiyoruz. Sağlıkla ve sıhhatle oturmak istiyoruz. Haberi alınca inanamadık. ‘Bugün, yarın’ diyorduk. Komşusunda, akrabasında kalan, kirada oturanlar var. Biz de eşimle eş dostta kalıyorduk. Haberi alınca çok mutlu olduk. Devletimiz sağ olsun.”

KAYNAK İHA

Devamını Oku