Yalova’da Naim Arslan’ın hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin ailesi, yeni ulaştıkları kamera kayıtları ve bağımsız bilirkişi raporuyla kusur değerlendirmesine itiraz etti. Arslan’ın oğlu Vural Arslan, babasına yüzde 60, diğer sürücüye yüzde 40 kusur verildiğini belirterek savcılığa şikâyet dilekçesi sunduklarını açıkladı.
Kaza, 29 Eylül 2026’da Yalova-Bursa kara yolunda, bir akaryakıt istasyonunun çıkışındaki kavşakta meydana geldi. A.V. yönetimindeki 34 PAY 515 plakalı minibüs ile Naim Arslan’ın kullandığı 77 AAT 776 plakalı otomobil çarpıştı; ağır yaralanan 75 yaşındaki Arslan, yaşamını yitirdi.
Vural Arslan, kazadan yaklaşık bir ay önce ağabeyi İbrahim Arslan’ı da kaybettiklerini ve ailenin kısa sürede iki cenaze kaldırdığını söyledi. Babasının kaza günü otomobilini sanayiden aldıktan sonra eve dönmek üzere yola çıktığını belirten Arslan, “Babam aracını sanayiden alıp eve gelmek üzereydi. Akaryakıt istasyonundan gaz alıp karşı şeride geçecekti ama maalesef geçemedi. Talihsiz bir kaza yaşadık ve babamı kaybettik” dedi.
Kaza sonrasında yapılan bazı yorumlarda babasının suçlandığını dile getiren Arslan, ilk izledikleri görüntülerin kendilerinde de benzer bir kanaat oluşturduğunu aktardı. “İlk görüntüleri izlediğimizde biz bile babamın günahını almıştık. Babamı haksız gördük. Tansiyonu düştü mü, kalp krizi mi geçirdi diye düşündük. Ancak sonradan ulaştığımız görüntülerle durumun farklı olabileceğini gördük” diye konuştu.
Arslan, emniyet ve jandarmada bulunmadığını öne sürdüğü başka bir kamera kaydına ulaştıklarını belirtti. Bu görüntülerde kazaya karışan aracın önündeki beyaz otomobilin yan yola girecekmiş gibi hareket ettiğini, siyah aracın da onu takip ederek yan yola yöneldiğini savunan Arslan, babasının bu nedenle karşıya geçmek için harekete geçtiğini düşündüklerini söyledi.
“Diğer görüntülerde babamın aracın önüne doğrudan çıktığı izlenimi oluşuyordu. Ancak ulaştığımız görüntüler olayın farklı değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor” ifadelerini kullanan Arslan, babasının akaryakıt istasyonunda yaklaşık dört dakika beklediğini de kaydetti. Bu bekleyişin, karşıya geçmeden önce yolun boşalmasını beklediğine işaret ettiğini ileri sürdü.
Ailenin bağımsız bir bilirkişi heyetine hazırlattığı raporda Naim Arslan’a yüzde 60, diğer sürücüye ise yüzde 40 kusur atfedildi. Vural Arslan, “Raporda değerlendirmeler çizimlerle ve açıklamalarla anlatılıyor. Bize ulaşan kamera görüntülerinde çarpan aracın hızlı olduğu, fren yapmasına rağmen duramayarak babama çarptığı görülüyor. Yağışlı havanın da etkili olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Arslan, rapor ve görüntüler hakkında avukatlarına bilgi verdiklerini, hukuki işlemlerin başlatıldığını ve savcılığa şikâyet dilekçesi sunduklarını bildirdi. Aile, kazadaki kusur durumunun yeniden değerlendirilmesini ve babasının sorumluluğunun açıklığa kavuşturulmasını istiyor.
“En kötü ihtimalle bile babamın bir nebze olsun haklı olduğunun ortaya çıkması bizi rahatlatacak. Özellikle annemin biraz daha rahatlamasını istiyoruz. Bir ay içinde iki cenaze kaldırdık. Çok zor günler yaşadık” diyen Arslan, karşı tarafın kendilerine telefonla ya da başka bir kişi aracılığıyla geçmiş olsun veya başsağlığı dileğinde bulunmadığını da öne sürdü.
Bu tutumun aileyi ayrıca üzdüğünü belirten Vural Arslan, hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini söyledi. Arslan, “Bu kadar duyarsız kalınması bizi daha da yıprattı. Elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bu işin sonuna kadar peşinde olacağız, bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
