Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası altın ithalatına kısıtlama getirerek alımlarını durdurdu. Karar, yerel maden sektörünü ve piyasa aktörlerini önemli ölçüde etkiledi; uluslararası piyasalardaki fiyatla iç piyasa arasındaki farkı daraltacağı değerlendiriliyor. Yetkililer ve sektör temsilcileri, kararın makasın kapanmasına yol açacağını belirtiyor.
Ekonomi gündeminde yer alan haber, Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz gibi isimlerin yorumlarıyla şekillendi. Yılmaz, kararın kısa vadede fiyat ayarlamalarıyla sonuçlanabileceğini belirtirken, iç üretimin piyasaya sürülmesiyle fiyat farkının kapanabileceğini vurguladı. Ayrıca Dünya Altın Konseyi verilerine göre Türkiye’nin rezervinin 643 ton civarında olduğu ve küresel sıralamada 9. olduğunun altını çizdi.
Yılmaz ayrıca, “İthalat için konulan kotanın etkisiyle finansal akışlar değişti; bazı alıcılar farklı kanallara yöneldi. Ancak uzun vadede fiyat makasının kapanması ve iç üretimin piyasaya verilmesiyle baskının azalması bekleniyor.” ifadelerini kullandı. Bir diğer uzman olarak TCMB Eski Kıdemli Ekonomisti Dr. Ali Çufadar, alımların durmasının ekonomideki likidite ve kur üzerinde etkili olacağını belirtti. Çufadar, rezervleri artırmaya yönelik adımların ise önemli olduğunu vurguladı.
Veriler, 2025’in üçüncü çeyreğinde altın alımlarında %13 artış kaydedildiğini, toplam rezervlerin 198,4 milyar dolar olduğu ve altın rezervinin 111,2 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu gösteriyor. 24 Ekim haftasında altın fiyatlarındaki düşüşün bu değeri yaklaşık 5 milyar dolar azaltabileceği öngörüldü.
