a

Toplumu ikna etmek gerek!

Dünya ciddi bir ekonomik bunalımdan geçiyor şüphesiz ve sert etkilerini ne yazık ki bizim ülkemiz ve insanlarımız da

Dünya ciddi bir ekonomik bunalımdan geçiyor şüphesiz ve sert etkilerini ne yazık ki bizim ülkemiz ve insanlarımız da yaşıyor. Enflasyon altında eziliyor ne dersek diyelim. 

Ve.. 

Aslında enflasyonla olan sıkıntıdan daha önce ciddi bir psikolojik sıkıntıya evriliyor ki, bence hayat pahalılığından daha önemli ve önlem alınması gereken alanların başında geliyor bu durum. 

Bu benim ülkem ama benim ülkemin nimetlerinden paralı yabancılar yararlanırken, askerlik yaptığım ömür tükettiğim, atamın dedemin ninemin anamın babamın ömürlerini tükettiği bu topraklarda ben ikinci üçüncü duruma itiliyorum. Bu duyguyu yaşayan insanların devletiyle ve yöneticileriyle bağını sıkı tutması çok zor. 

Düşünün bu ülkede sahilerimizde tatil yapabilen vatandaşlarımızın oranı nedir? Bugün ev alma hayali kurabilen vatandaşlarımızın oranı nedir? Yarın çocuğuna harçlık vermenin kaygısında olanların oranı nedir?

Kriz dönemlerinde insanların kahır ekseriyeti aslında bu sıkıntıları göğüsler. Allah devlete millete zeval vermesin der bu ülkenin insanı. Samimiyetle ve inançla kursağından eksik tutar ama devletine ve milletine yönelik bir itirazı olmaz. 

Ancak vaziyet şu an biraz farklı. Bir ülkenin ekonomik döngüsünü sağlaması için dış ticareti çok önemli. Var olan kaynaklarını en verimli şekilde kullanması da önemli. Ancak bu insanlara kendi ülkesinde ikinci ya da üçüncü sınıf hissiyatı yaşatmamalı. 

Mesela, ülkemizde insanların yarıdan fazlası asgari ücret ve o seviyelerde yaşıyor. Bugün  ülke nüfusunu oluşturan halkın yüzde 80’ni ekonomik kaygıları en üst düzeyde. Hal böyleyken üç kuruş döviz gelecek diye inşaat sektörü konutları yabancı öncelikli satarsa.

Turizm alanları yabancı öncelikli pazarlanırsa ve daha da önemlisi bu ülkenin doğal vatandaşlarının imkanlarını onlar kullanıyor görüntüsü verilirse, bunun oluşturduğu psikolojik yıkım ağır olabilir. 

Yabancıya mülk satışlarının durdurulması, vatandaşlık işlemlerinin bir konutla bile olabilecek seviyeye çekilmesi, turizm sektöründe yerli ile yabancıyı ayıracak fiyatlandırmaların oluşturulması oldukça önemli.  Evet ekonomik olarak devletimiz zorda ama milleti psikolojik olarak yıpratılmaması da gerekiyor. 

Türkiye bugün tarihinin en güçlü devleti durumunda hiç şüphe yok. Petrol ve enerji krizi çıkması birkaç yıl içinde çok daha güçlü bir yere gelip, hayallerine bir adım daha yaklaşacak durumdaydı. Bu durum devam ediyor ama ekonomik krizler ve özellikle enerji maliyetleri ülke ekonomisini oldukça yaralıyor. 

Türk halkının tartışmasız en güvendiği lider Recep Tayyip Erdoğan.  Bu günlerden kurtulmanın yolu olarak da pek tabiki Reis adını verdikleri Recep Tayyip Erdoğan‘ı görüyorlar. Sabırlarını son limitine kadar kullanma gayretinin nedeni de bu. 

Ancak milleti için bu kadar gayret gösterip mücadele veren lidere, ülkenin tüm kesimlerinin de aynı oranda destek vermesi şart. Gerek kamu yöneticileri, gerek iş insanları, siyasetçiler, tüccarlar vs her kesin bu mücadeleye kol vermek durumunda. Bu ülkede herkesin aynı gemide olduğunu görmek için sahada da aynı sıkıntıları paylaştığını göstermek gerek. 

Özellikle yerel siyasetçilerin düğün, nişan, davet gezmek dışında sabahtan akşama kadar kamu,yerel yönetim. STK ve ekonomide rol alan yapıların imkanlarını da seferber ederek sokakda vatandaşın yanında durması, onlarla çorbaya kuru ekmek doğraması oldukça önemli. 

Sonuç olarak biz bu eşiği de geçeriz ancak birlik ve beraberliği göstermemizin tam da günüdür. Zenginle fakiri aynı sofraya oturtmanın da vaktidir. Madem ülke hepimizin bugün zenginiyle fakiriyle hep beraber bu yükü taşımak durumundayız. 

Sadece toplumun geniş kesimleri değil mevki makam, şan şöhret ve para sahipleri de biraz rahatlarından ve tatlı karlarından feragat etmeliler.  Gerisi zaten gelir. 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Kestel’de başak veren iyilik!