Sumud Filosu gemilerine yönelik müdahale, Gazze’ye yardım ulaştırmayı amaçlayan sivil insani yardım misyonunun doğrudan hedefi oldu. Tunuslu aktivist Haifa Mansouri, gemilerin barışçıl bir sivil misyon olduğuna vurgu yaparak, olayın uluslararası hukukun ihlali ve savaş suçu nitelikleri taşıdığını ifade etti.
Olay akşam saatlerine doğru başladı ve yaklaşık 15 saat sürdü. Aktivistler, teknelerle manevra yaparak müdahaleye karşı koymaya çalıştı; bu, İsrail savaş gemilerinin müdahale sürecini uzattı. Filoda toplam 46 gemi ve iki gözlem gemisi bulunuyordu; 23 geminin İsrail tarafından ele geçirildiği bilgisi geldi. Kırmızı bölgeye giren bir gemiyle iletişim sürerken, bu geminin herhangi bir saldırıya açık olduğu belirtildi. Geri kalan gemilerle ise 24 saat boyunca iletişim kesildi ve bu gemilerin ele geçirildiğine dair net kanıt bulunmadı.
Gözaltına alınan aktivistlerin serbest bırakılmasına yönelik çalışmalar, baştan itibaren Filistinli avukatlarla koordinasyon halinde yürütüldü. Bu sabah avukatlar tutuklularla buluşmak için Aşdod bölgesine gitti; başlangıçta erişim izni verilmedi, ancak akşam saatlerinde izin çıktı.
İşgal makamlarının, suç işlediklerine dair protokolleri imzalayanları hızlıca sınır dışı etmeyi hedeflediğini düşünen Mansouri, söz konusu belgelerin İsrail devletinin yasadışı tanınması ve gemilerin sözde ‘İsrail sularına yasa dışı giriş’ iddialarını içerdiğini belirtti. Bu durum, uluslararası normlara aykırı bir şekilde sivil gemilerin serbestçe seyrettiği bölgelerdeki hareketliliği zorluyor.
Yaşananlar, ablukayı kırmayı, insani koridor açmayı ve Gazze’deki Filistin halkına yönelik soykırımı sona erdirmek amacıyla yürütülen eylemlerin devam edeceğini gösterdi. Mansouri, barışçıl misyonu olarak gördüğü Sumud Filosu’nun, 20 yıldır ulaşılmayan bir bölgeye ulaşmayı hedeflediğini vurguluyor.
