Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sudan’daki çatışmaların kurbanları artıyor: Altın, tahıl ve jeopolitik hesaplar savaş ekonomisini besliyor

Sudan’daki çatışmalar büyümeye devam ediyor: Altın, tahıl ve jeopolitik hesaplar savaş ekonomisini besliyor; kurbanlar artıyor, insani kriz derinleşiyor.

Sudan’daki çatışmalar büyümeye devam ediyor: Altın, tahıl ve jeopolitik hesaplar

Sudan iç savaşında çatışmalar 2019’dan bu yana sürerken, 2023 ve 2024 yıllarında yeni boyutlar kazandı. Hartum ve Darfur başta olmak üzere ülkede sivillerin güvenliği her geçen gün daha da tehlikeye giriyor; birçok kişi ülkeden kaçmak için sınırları zorlayarak komşu ülkelere yöneldi. BM verilerine göre 11 milyondan fazla kişinin evlerinden olması, ve 2.9 milyon insanın komşu ülkelerde sığınak araması, dünyanın en büyük insani krizlerinden biri olarak kayda geçti.

Yaşanan yıkım sadece kayıplar ve mültecilerle sınırlı kalmıyor; camilerden hastanelere kadar birçok kamu altyapısı zarar gördü. DSÖ ve ICRC gibi kuruluşlar, sağlık tesislerine yönelik saldırıların sayısının yıllar içinde arttığına dikkat çekti ve hastanelerin yüzde 70–80’inin hizmet veremediğini açıkladı.

Altın ve tahıl gibi temel kaynaklar için yürütülen jeopolitik mücadele, Sudan’ın iç savaşını küresel güçler açısından da savaş alanı haline getiriyor. Özellikle Kızıldeniz ve Port Sudan gibi stratejik noktalarda artan rekabet, savaş ekonomisini besleyen bir başka unsur olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, ülkedeki altın üretiminin büyük bölümünün Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere uluslararası aktörler tarafından dolaylı yollardan yönlendirilerek silahlanmayı finanse ettiğini savunuyor.

İç savaşın nedeniyle iki taraf da savaşı sürdürürken, HDK ile Sudan Silahlı Kuvvetleri arasındaki güç dengesi kırılgan durumda. Darfur’daki El-Faşir kenti ve çevresinde yaşananlar, toplu katsayılar ve insan hakları ihlalleriyle gündeme geliyor; Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, burada yaşananları olayların çok yönlü bir incelenmesini talep ediyor.

Gıda güvenliği de savaşın gölgesinde kritik bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. BM, Sudan’da 25 milyon insanın acil gıda yardımı ihtiyacı olduğunu bildirirken, kıtlık algısının bazı aktörler tarafından yapay olarak üretildiğini savunan görüşler de gündeme geliyor. Ayrıca Çin ve diğer ülkelerin Kızıldeniz’e yönelik artan ilgisi, bölgedeki istikrarı daha da kırılganlaştırıyor ve uluslararası toplumun hızlı müdahalesini gerektiriyor.