Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in TRT World Forum 2025 konuşması dikkat çekti
Mehmet Şimşek, İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum 2025 programında Ekonominin Ön Safları: Ticaret Çatışmaları ve Yeni Küresel Rekabetler başlıklı konuşmasında küresel belirsizliğin etkilerine değindi. Küresel ekonomi dirençli kaldığı için piyasa algısı olumlu olduğunu belirtirken, küresel zorluklar olarak küresel ticaretteki korumacılık, yüksek küresel borçluluk, yaşlanan nüfus, yapay zekanın potansiyel etkileri, iklim değişikliği ve jeopolitik gerilimler üzerinde durdu.
Konuşmasında korumacılığın yeni normal haline geldiğini vurgulayan Şimşek, Çin ile ABD arasındaki dengelerin zaman zaman yumuşasa da uzun vadeli eğilimin değişmediğini söyledi. Çin’in küresel imalattaki payı 20 yıl önce yüzde 9’unun altında iken bugün yaklaşık yüzde 30’un üzerinde olduğunu aktaran Şimşek, Aynı eğilim devam ederse bu payın yüzde 45’e çıkabileceğini ifade etti. Kim pay kaybetti? sorusuna, ABD’nin payının 22’den 11’e gerilediğini, AB’nin yaklaşık 10 puan kaybettiğini ve Japonya’nın da etkilendiğini söyledi.
Türkiye görece daha az kırılgan tespitiyle sözlerini sürdüren Şimşek, ihracatının %62’sinin serbest ticaret anlaşması olan ülkelere gittiğini ve yakın coğrafya ile Orta Doğu, Orta Asya, Kuzey Afrika bölgelerini kapsadığını belirtti. Hizmet ihracatının payının uluslararası ortalamalara göre güçlü olduğunu söyleyen Bakan, hizmet ticaretinde fazlasın yüksek olması ve turizm, sağlık, eğitim gibi alanlarda potansiyeli işaret etti. Ayrıca Körfez ülkeleriyle yeni serbest ticaret anlaşmaları yaparken, Birleşik Krallık ve AB ile mevcut anlaşmaların güncellenmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Şimşek, FAV Limanı’ndan Londra’ya kadar uzanan Kalkınma Yolu Projesi ile Avrupa’ya ulaşımın kesintisiz sağlanabileceğini vurgulayarak Türkiye üzerinden Avrupa ve Çin’e uzanan koridorlar konusunda örnekler verdi. Düşük borçluluğumuz avantaj başlığıyla konuşmasına devam eden Bakan, hizmetler ihracatında güçlü konum ve 65 milyar dolar civarında hizmet ticareti fazlası hedeflerinden bahsetti. Son 25 yılda küresel borcun GSYH’ye oranının yükseldiğini ifade eden Şimşek, Türkiye’de bu oranın %89 olduğunun altını çizdi ve altyapı, eğitim ve sağlık harcamalarına daha fazla alan açılacağını söyledi. Yaşlanan nüfus konusundaki avantajını demografik fırsat penceresi ile ilişkilendirerek Türkiye’nin sağlık ve yaşlı bakım hizmetlerinde uluslararası bir merkez haline gelme potansiyelini dile getirdi.
Son olarak dezenflasyon programı kapsamında fiyat istikrarı, mali disiplin ve cari açığın azaltılmasına vurgu yapan Şimşek, enflasyonu tek hane hedefleyerek yoluna devam edeceklerini belirtti. İhracatta yüksek ve orta teknoloji ürünlerinin payının artacağını söyleyen Şimşek, doğrudan yatırımlar için bölgesel merkez olma hedefi doğrultusunda son 20–25 yılda yatırımların yaklaşık 20 kat arttığı bilgisini paylaştı. Son 20 yılda ortalama reel büyümenin %5.4 olduğunu söyleyen Bakan, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında performansının açık farkla önde olduğunu vurguladı.
