PSA testinin erken aşamadaki prostat kanserini, belirtisizken bile tespit edebildiğini öğrenmek çoğu kişinin aklını karıştırabilir. Ancak bazı erkekler kanseri, yalnızca belirti gösterdiğinde teşhis edilir. Ünlü uzman Dr. Marc B. Garnick ile yaptığımız söyleşide, prostat hastalıklarını kanserden ayırt etmenin nasıl mümkün olduğuna dair ipuçlarını paylaşıyoruz.
Pek çok erkek, prostat kanseri teşhisi konulduğunda bile belirti göstermeyebilir. Belirtiler ortaya çıktığında ise genelde idrar işlevlerini etkileyen sorunlar söz konusudur. İdrar sıkışması, sık idrara çıkma, idrara başlama veya bitirme güçlüğü, gece sık sık uyanıp idrar yapma ve mesaneyi tam olarak boşaltamama hissi gibi yakınmalar, LUTS olarak adlandırılır. Bu belirtiler, tümüyle tümörü doğrudan baskı yaparak idrar yolunu tıkadığı için oluşabilir; ayrıca prostatın mesaneye baskı yapması kapasitenin azalmasına yol açabilir.

Ancak çoğu zaman bu şikayetler, prostatla ilişkili diğer sorunlardan kaynaklanır. Doğal olarak prostatın büyümesiyle ortaya çıkan Benign Prostatik Hiperplazi (BPH) ve iltihaplanma nedeniyle oluşan prostatit gibi durumlar yaygındır. Ağrı hissediyorsanız veya yanma ile idrara çıkma sorununuz varsa, bu durum mesanenizle ilgili bir problem olabilir.
Bir kişinin herhangi bir LUTS belirtisi gösterdiğini fark eden bir hekim, önce prostat kanseri ve BPH arasındaki farkı bulmaya çalışır. BPH olanlarda genelde iki ana tür idrar semptomu görülür. Ancak prostat kanseri şüphesini güçlendiren kırmızı bayrak, yalnızca depolama semptomları veya çok hızlı başlayan belirtilerdir; bu durum BPH’nin tipik LUTS’leriyle çelişir. Semptomlar, Amerikan Ürolojik Dernek LUTS Skoru adlı anketle taranabilir.
Muayene sırasında doktor dijital rektal muayene (DRE) yapabilir. Prostat simetrik olarak büyümüşse, BPH ihtimali kuvvetli olabilir; ancak asimetri ya da sert nodül fark edilirse, ileri inceleme için bir üroloğa yönlendirme gerekir. Günümüzde DRE, eskisi kadar sık yapılmıyor olsa da, uygun olanlar için önemli bir fizik muayene bileşenidir.
DRE’nin ötesinde, BPH’nin ilerleyen dönemlerde böbrek yetmezliğine veya akut idrar retansiyonu gibi acil durumlara yol açabileceğini unutmamak gerekir. Bu nedenle BPH tedavi edilmelidir.
PSA seviyeleri, BPH’da da prostatın büyüklüğü ve irritasyonu nedeniyle yükselebilir; bu nedenle PSA yükselmesi her zaman kanser anlamına gelmez. Genelde BPH tedavisine başlandığında, idrarı kolaylaştırıcı ilaçlar verilir ve PSA düşürülebilir. Yaklaşık altı hafta sonra PSA yeniden ölçülür; PSA hala yüksekse, prostat MR görüntülemesiyle kanser yönünden inceleme yapılır. MR normal ve PSA değeri prostat boyutuna göre uygun görünürse, biyopsi öncesi süreç ertelenebilir ve PSA izlenmeye devam edilebilir.
İleri prostat kanseri olan hastaların bile çoğu belirti vermez. Gelişmiş teknolojiler sayesinde artık kanseri daha küçük metastazlarda tespit etmek ve bunları hedeflemek mümkün olduğundan tedavide iyileşmeler kaydediliyor. Belirti çıktıysa ve özellikle kemiklere yayıldıysa, çoğunlukla sırt veya omuz bölgelerinde ağrı gözlenir. Tedaviye yanıt veren ağrılar, radyolojik görüntüleme ve kemik metastazlarının yerini belirleyen tetkikler ile yönlendirilir.
Prostat veya BPH ile ilişkili idrar semptomlarının nedenlerini ayırt etmek, hastalar ve hekimler için zor olabilir. Bu nedenle, bilgili ve dikkatli bir yaklaşım ile belirtilerin kaynağını belirlemek hayati öneme sahiptir. Umarız bu paylaşım faydalı olmuştur.
