fbpx
a
reklam

Önce yüzleş Ki; Helalleşebilesin

Kılıçdaroğlu önce CHP’nin geçmişiyle, CHP’lilerle helalleşmeli. Mesela, siyasette ilk kez ‘imzaları geri çağırma’ marifetini (diktasını) Kılıçdaroğlu keşfetmişti. Kendisine rakip aday İlhan Cihaner’e destek veren delegelerin ‘imzalarını’ baskı yaparak geri çektirmişti. Helalleşme isteyen demokrasi havarisi, rakibe tahammül dahi edememişti. Yine her seferinde tek aday olarak oturduğu CHP Başkanlık koltuğunda CHP’lilerle helalleşmeyi düşünüyor mu?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ‘siyasi gafları’serisine belki de siyasi hayatının en önemli halkasını eklemiş olmalı.

‘Helalleşeceğim’ dedi ya.

Hayırdır; 

Neyin helalleşmesidir bu?

“… Bir sıkıntı mı var?

Mesela menzili olmayan hayali bir yolculuğun beyhude bir çabası mı demeliyiz,

Ya da, ihtiraslarına yenik düşen birinin siyaseten yeni bir oyun manevraları olarak mı görmeliyiz bu çıkışı. 

Yoksa, durup dururken, 

üstelik de hiç olmadık bir zamanda,

Nerden çıktı; Helalleşme… 

LİSTE VAR İÇİ BOŞ!..

Tamam, helalleşmeyi biliyoruz elhamdülillah da.

Kemal Kılçdaroğlu’nun ‘Helalleşeceğim’ çıkışını vesözlerini tam anlamış değiliz.

Biraz, biraz da ne kelime, oldukça sıkıntılı.

Bir de ‘helalleşme listesi’ açıklamıştı.

Kılıçdaroğlu ‘helalleşeceğim’ diyor demesine de, ne yazık ki, ‘Helallik’ hanesinin içi boş.

Her ne kadar ‘helalleşme listesi’ verse de, 

Bize göre hayli kaçamak ve göstermelik bir liste.

Dürüstçe davranılmamış.

Liste beklentilerin çok haricinde ve içini doldurmaktan ‘imtina’ edilmiş.

‘28 Şubatçıların açtığı yaralar ve mağdurlarıyla helalleşecek, İkna odalarına sokulan başörtülü kızlarımızla da helalleşecek. Roboski ile Sivas, Kahramanmaraş mağdurları da unutulmamış.

Asıllar ise nedense akla gelmemiş.

Niyet, zihniyet meselesi ancak bu kadar beklenirdi.

Öyle oldu.

UNUTMAK DEĞİL ‘İNKARCILIK’

İyi güzel de, unuttuğu daha önemli gerçekler de var.

Bu unutmaktan ziyade ‘inkarcı’ bir yaklaşımla açıklanabilir.

En başta olması gereken, merhum Adnan Menderes ve arkadaşları neden yok. Olsaydı merhumların ruhlarından nasıl bir helallik alabileceksiniz?

27 Mayıs, Yassıada Divanı onlarda yok.

Hatta ve nedense kendi memleketi Dersim katliamı yok mesela. Çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç demeden kitleler halinde ölüme gönderilenlerle helalleşme yok.

Bizzat kendisinin ‘kontrollü darbe dediği 15 Temmuz bile yok. 

Ne yazık ki; Diyarbakır anneleri de liseye girememiş.

TEK TARAFLI OLMAZ KILIÇDAROĞLU

Kılıçdaroğlu belli ki bilmiyor. 

Hatırlatalım. 

Helalleşmek, öyle tek taraflı istekle olabilecek bir şey değildir.

Kılıçdaroğlu ille de ‘helalleşecekmiş’ miş!

İyi hoş da…

Kiminle, 

Neden, ne zaman,

Nasıl helalleşeceksin.

Millet diyor ki;

Onu söyleyen dil sen de, ama ona inanan kalp bende.

Bu da samimiyet sorgusu olarak dursun burada.

Millet soruyor zaten; Hangi hakla ve hangi yetkiyle!..

Hepsinden daha önemli olan da bu soru olmalı.

Hangi, hakla ve hangi yetkiyle!..

Sorular art arda sıralanmakta;

‘Hangi yüzle, kimlerle nasıl helalleşeceksiniz?

Siz helallik isteyeceksiniz de, Peki, mağdur ettikleriniz ne diyecek, 

Bunu da hiç düşündünüz mü?

ÖNCE PARTİSİYLE HELALLEŞSİN

Milletin dediği çok net;

Kılıçdaroğlu önce CHP’nin geçmişiyle, CHP’lilerle helalleşmeli.

Mesela, siyasette ilk kez ‘imzaları geri çağırma’ marifetini (diktasını) Kılıçdaroğlu keşfetmişti.

Kendisine rakip aday İlhan Cihaner’e destek veren delegelerin ‘imzalarını’ baskı yaparak geri çektirmişti.

Helalleşme isteyen demokrasi havarisi, rakibe tahammül dahi edememişti.

Yine her seferinde tek aday olarak oturduğu CHP Başkanlık koltuğunda CHP’lilerle helalleşmeyi düşünüyor mu?

Ya, CHP’ye oy verenlerle de helalleşmek gibi bir niyeti var mı acaba?

Kılıçdaroğlu CHP tarihinde yaşanmamış taht oyunlarını iyi yönetiyor besbelli..

Kendisine muhalif olanları ya vekil seçtirmedi, ya da parti dışı bıraktı.

Yine, Kılıçdaroğlu türlü entrikalarla Deniz Baykal’la helalleşmiş mi?

Partiden gitmelerine neden olduğu Muharrem İnce’den, Mustafa Sarıgül’den, Mehmet Sevigen’den, Öztürk Yılmaz’dan da helallik isteyecek mi?

Haluk Peşken; Karşı çıktığım için tasfiye edildim.

Muharrem İnce; Cumhurbaşkanı adayı oldum, yine de sözüm geçmiyor

Karşısına kim çıkarsa tasfiye etti.

HELALLEŞME CHP’Yİ KARIŞTIRDI

Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşme’ çıkışı, CHP’yi fena karıştırdı.

Zira: CHP’nin, geçmişte açtığı yaralar için de helallik peşindeymiş.

Tepkiler çok sert ve yenilir yutulur değil.

Ulusalcı kanadın çıkışı ise kafaları iyice karıştıran türden; 

Kılıçdaroğlu’nun arkasındaki güçler kimlerdir ki Atatürk’ü, partiyi ve bu devleti sanık sandalyesine oturtuyor.  Bu yetkiyi kurultaydan almadığına, alamayacağına göre, bu yetkiyi kimden aldı?

Oldukça manidar bir durum.

Şimdi herkes, ima edilen o güçleri merak etmekte. 

Öyle ya; helalleşmek için ‘yetkin’ ve ‘yeterli’argümanları taşımalı öncelikle.

Ayrıca, taşıdığı sıfatla ‘helalleşmeyi de hak etmek’gerekmez mi?

Sağduyu ve feraset sahibi toplum kültürümüzde‘helalleşmenin çok önemli ve vazgeçilmez bir yeri vardır.

İnsan-ı Kamil olan için ise ‘erdemliliktir’

Takdir edilir bir davranıştır.

Bilenler için elbette;

NE KADAR SAMİMİ

Helalleşme; Maddi hayatımızda önemlidir. 

Manevi hayatımızda ise çok daha yüksek değer taşımaktadır.

Toplumsal yaşantımızda ve manevi dünyamızda son derece önemli ve güçlü bir yeri vardır.

Helalleşme nedir derseniz;

Kul ile kul arasındaki ‘yüzleşme ve hesaplaşmadiye özetlemek mümkün, 

Bunu aklı selim, inançlı iman sahibi her insan böyle bilir.

Nedeni açıktır; Yüce Rabbimiz kullarının en büyük günahlarını dahi affedicidir.

Ancak; birini ‘affedici olmayacağını’ emretmiştir.

‘Kul hakkı’

Kılıçdaroğlu, ‘helalleşeceğim’ diyor ya; 

‘Helalleşmek’ öyle kolay değil. 

Helalleşmek için;

Önce ‘Yüzleşmek’ gerekli.

Bu ise ancak erdemli insanların yapabildiği bir durumdur.

Ardından, ‘Hak’ ve ‘hakkaniyet’ dairesinde‘Hesaplaşmak’.

Bunu ancak, dürüst, adil ve cesur olanlar başarır.

Hepsinden önemli olanıysa; 

Helalleşmek için her şeyden önce ‘samimi olmak’ gerekiyor.

Şimdi sormak lazımdır.

Kılıçdaroğlu ‘Helalleşme’ konusunda ne kadar samimi?

MAHŞERE KALDI

Bütün bunlara rağmen, bir de ‘helalleşme turuyapacakmış!.

Oh! Ne âlâ memleket!

Millet bu ‘helalleşme’ oyununu bozuyor ve  önemli bir şey söylüyor;

‘Senin ki; beyhude bir çaba. Biz hakkımızı helal etmiyoruz’

Sonuç beli; 

Anlaşılan o ki; asıl helalleşme ‘hak terazisinin’kurulacağı Mahkeme-i Kübra’ya (Ahiret) kaldı.

*********************************************

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

İşinde kararlı mesleğinde başarılı…

HIZLI YORUM YAP