a

Nilüfer neden dokunulmaz!

Herşey ama her şey insanların gözünün önünde yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Bursa’nın en yeni yerleşiminin olduğu Nilüfer’de göz göre göre kurulan rant ortaklıkları ile ilçe Türkiye’nin en rezil yerleşim merkezlerinden biri olmaya doğru hızla ilerliyor.

Herşey ama her şey insanların gözünün önünde yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Bursa’nın en yeni yerleşiminin olduğu Nilüfer’de göz göre göre kurulan rant ortaklıkları ile ilçe Türkiye’nin en rezil yerleşim merkezlerinden biri olmaya doğru hızla ilerliyor.

Siz bakmayın binaların süsüne, doğru düzgün yaşam alanları olmayan, yeşil alanları bile ranta kurban edilen, tüyü bitmemiş yetimin hakkının hiç edildiği bir yerden bahsediyoruz.

Ne diyordu Ahmet Kaya o şarkısında…

Cinayeti kör bir kayıkçı gördü,Ben gördüm, kulaklarım gördü

Evet kör olsa görür ama Bursa’da etkin ve yetkin kim varsa ayrım yapmadan belirtelim görmediler ve de görmüyorlar.

Sadece biz değil bir çok gazeteci arkadaşımız onlarca yazı yazdı belgeler ortaya koydu. Ne savcılık, ne kamu idaresi ne de siyaset adeta anlaşmışçasına Nilüfer’de olanlara kör, sağır, duyarsız.

İşte bunlardan sonuncusunu gazeteci arkadaşım Semra Teke köşe yazısında kaleme aldı. Öyle bir iki kat kaçağı değil bildiğiniz bloklar yapmışlar kaçak. Tek imzayla işlenen imar cinayetlerine ekleyivermişler bunları da. 83 daire fazladan çıkmış. 160 milyon lira en az oluşan rant fazlası.

Şaka değil ya. Şikayet etmiş vatandaş burada milleti soyuyorlar diye ilgilenen olmamış iyi mi? Onlarca belge ortaya saçılırken, daha ne gerekiyor acaba yu yolsuzlukları hukuksuzlukları durdurmak için.

Nilüfer haraç mezat talan edilirken,bugün etkisi ve yetkisi olanların yarın milletin ve adaletin önünde bir şekilde hesap vereceklerini unutmamaları gerekir. Hele ki ilahi mahkemede hesap çok çetin olur.

Herkesin gözü önünde yaşandı hepsi. Kimse durun ne yapıyorsunuz demedi bile. Belli ki derin bir uzlaşı var ya da birilerinin susması için bir neden var! Milletin hakkı gasp edilip, millet fakirleşirken haram göbekleri yağlananlara nasıl susarsınız?

Hikayeye dönelim biz bir daha. Meslektaşımız Smera Teke’nin yazdıklarına göre, yapı denetim firmaları rezilliği görüp bırakıyor işi.

Şikayetle Nilüfer Belediyesi yalandan gidip mühürlüyor, müteahhitte tutuyor mührü söküp devam ediyor. E be arkadaş madem sökülecek o mühür neden iş olsun diye yapıyorsun. Yapıyorsan mührünün arkasında dur. Çivi çaktırma.

Çaktırıyorlar çünkü CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem de işin içinde. Şu son olay bile savcılar harekete geçtiğinde her ikisinin de sonu olur. Geçerler mi? Bekleyip göreceğiz.

Özel bir bölüm açalım buraya. Kimse kusura bakmasın. Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in yakınları ve iş tuttuğu adamlar dahil mal varlıkları ciddi anlamda tartışmaya açık.

Kamu vicdanı açısından bu isimlerin teker teker mal varlıklarının belirlenerek kamuoyunun tatmin edici bir izahat ile bilgilendirilmesi lazım. Vicdanların asla susmaması, vicdanların kanatılmaması lazım.

Gerek iktidar partisi gerekse muhalefetin Nilüfer üzerindeki bu algının değişmesi, Nilüfer’de göz göre göre yaşananların ortaya çıkarılması için el ele verip Bursa’yı bu abuk görüntüden kurtarması lazım.

Nilüfer, artık kirli servetlerin edinildiği, haram yaşamların kurulduğu bir merkez algısından çıkarılmalı. Kimin Günahı varsa gitsin versin hesabını. Koca Bursa bu rezilliğin yükünü daha fazla çekmemeli.

Bu siyaset için de sosyal hayat için de bürokrasi için de geçerli. Nilüfer’de edilen sözlerin ciddiye alınması için gereken tek şey temiz Nilüfer için gereken adımların atılması. Gerisi laf olur, söz olur sadece vicdanlarda mahkumiyet olur.

Vicdanların kanadığı bir yerde kimsenin huzuru olmaz…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Yine karara varılamadı